T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2218
Karar No:2023/2699
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rekabet Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacı şirkete 91.942.343,31-TL idarî para cezası verilmesi üzerine düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin karar düzeltme aşamasında verdiği 31/10/2019 tarih ve E:2019/2550, K:2019/3361 (Kararda sehven K:2019/3381 olarak yazılmıştır.) sayılı bozma kararına uyularak verilen kararında; davacı şirkete Rekabet Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla 91.942.343,31-TL idarî para cezası verildiği ve bu kararın ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurumu işlemiyle davacıya bildirildiği, anılan işlemde, idari para cezasının 1 ay içerisinde gelir ve kurumlar vergisi yönünden bağlı bulunulan vergi dairesine yatırılması gerektiğinin belirtildiği, idarî para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararı ile 07/10/2011 tarihli işlemin 10/10/2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, para cezasının ödenmemesi üzerine dava konusu tahakkuk fişinin anılan idarî para cezasının tahsili amacıyla düzenlenecek ödeme emrinin bilgisayar sisteminde oluşturulabilmesi için, öncesinde yapılması zorunlu olan bir iç işlem olarak 07/03/2012 tarihinde düzenlendiği, bunun üzerine de bakılan davanın açıldığı; ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurumu işleminin ilgiliye bildirilmesiyle idarî para cezasının, cezanın ödeneceği yer ve ödeme zamanı belirlenerek tahakkuk aşaması gerçekleşmiş olduğundan ve ödeme emrinin düzenlenebilmesi için otomasyon sistemindeki gereklilikten dolayı tahakkuk fişi oluşturma zorunluluğu bulunduğundan, bir iç işlem olarak düzenlenen tahakkuk fişinin, davacının hukukî durumuna etki edebilecek nitelikte kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, tahakkuk fişinin idarenin tek yanlı irade beyanıyla ve kamu gücü kullanılarak tesis edilen ve dava konusu idari para cezasının tahsil edilebilir aşamaya geldiğini gösteren bir belge olduğu, bu hâliyle tahakkuk fişi yalnızca davalı idareyi bilgilendirme amacına yönelik bir iç işlem olmayıp, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olduğu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında tesis edilen idari para cezalarının vadesinin belli olmadığı, davalı vergi dairesinin dava konusu tahakkuk fişini tanzim ve tebliğ etmeden önce, borcun dayandığı mevzuat hükümleri ile borcun dönemi ve vadesinin belirtildiği bir ihbarname (ödemeye çağrı mektubu) göndermesi gerektiği, davalı vergi dairesi tarafından önce 09/03/2012 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, ödeme emrinin tebliğinden 5 gün sonra, yani 14/03/2012 tarihinde ise dava konusu tahakkuk fişinin tebliğ edildiği, davalı vergi dairesinin yasal düzenlemelere hiçbir şekilde uymayan şekilde, sadece ödeme emrini hukuki bir zemine oturtmak için hukuka aykırı olarak dava konusu tahakkuk fişini tanzim ettiği, ödemeye çağrı (tebliğname) ve tahakkuk fişi niteliğindeki işlemlerin mutlaka tahsil dairesi konumunda bulunan vergi dairesi tarafından gönderilmesi gerektiği, bu durumda Rekabet Kurumu’nun 07/10/2011 tarih ve 5804 sayılı işleminin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin 4. fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilen idari para cezalarının kesinleşmeden tahsilinin mümkün olmadığı, 5326 sayılı Kanun’un tüm kabahatler için istisnasız uygulanmasının öngörüldüğü, dava konusu uyuşmazlıkta 4054 sayılı Kanun’un 55. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, Mahkeme kararında kararın esasına etkili olan hukuka aykırılık iddialarının karşılanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.