T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/2353
Karar No : 2023/1229
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 05/11/2020 tarih ve E:2017/4806, K:2020/4915 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve ...sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ...tarih ve ...sayılı kararının iptaline, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine ve 6749 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 05/11/2020 tarih ve E:2017/4806, K:2020/4915 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan beraat kararının (Daire kararında sehven mahkumiyet kararı yazıldığı anlaşılmıştır.) kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, çocuklarını örgüte müzahir okullara gönderdiğine ve diğer hususlara yönelik ifade ile davacının bu ifadeye karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bireysel başvurusu sonucu Anayasa Mahkemesi tarafından lehine verilen hak ihlali kararının gerekçeli kararda yer almadığı, zabıt katibi olan Ş.Ö'nün etkin pişmanlıktan faydalanmak için verdiği ifadesinde, rutin bir tevzi işlemini gizemli bir işlem gibi anlattığı veya anlatımın yanlış değerlendirilerek kaleme alındığı, ifadede bahsi geçen dosyanın FETÖ/PDY ile bir ilgisinin bulunmadığı, anılan tanığın ifadesinin gerçeği yansıtmadığı,aynı tanıkça daha sonra lehine verilen dilekçelerin dikkate alınmadığı, haksız olarak hiç kimsenin iddia etmediği toplantılara katıldığına yönelik tespitin yapılmasının Anayasal güvence olan adil yargılanma ilkesini ihlal ettiği, çocuklarının okullarının cemaatler ile ilgisini araştırmadığı, okul kaydında bu hususun hiçbir öneminin olmadığı, bunun tek başına delil olamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Daire kararında da belirtildiği üzere, davacının, ceza yargılaması sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ...Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile esastan reddedildiği ve söz konusu kararın temyiz edildiği ancak Yargıtayca henüz bir karar verilmediği görülmüştür.
667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlemler de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilmiş ise de, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçu yönünden delil olarak değerlendirilemeyecek bir kısım fiil ve davranışlar ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecektir.
Bu çerçevede, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin işbu dava dosyasında yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu sonucuna varıldığından bahisle verilen Danıştay Beşinci Dairesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 05/11/2020 tarih ve E:2017/4806, K:2020/4915 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 01/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-Dava dosyasının incelenmesinden, dosyada mevcut bilgi ve belgelerin, dava konusu işlemin sebebini oluşturan, davacının terör örgütü ile iltisakının veya irtibatının bulunduğuna ya da bulunmadığına yönelik bir karar verilebilmesi için yeterli olmadığı değerlendirildiğinden;
Davalı Hâkimler ve Savcılar Kurulundan;
1) Davalı idarece savunma dilekçesinde dava konusu işleme dayanak olarak davacı hakkındaki sosyal çevre bilgilerinin gösterildiği anlaşıldığından, davacı hakkında sosyal çevre araştırmaları sonucunda elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğunun sorularak, buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi,
2) Davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak noktasında var ise tüm bilgi ve belgelerin (ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı vb.) gönderilmesinin istenilmesi,
3) Davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak noktasında var ise periyodik, ardışık ya da tekil ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı, operasyonel hatlardan aranma kaydı gibi bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi, anılan belgelerin periyodik, ardışık ya da tekil ankesörlü görüşme kayıtlarına ilişkin raporlar olması halinde, bu raporlarda yer verilen periyodik, ardışık ve tekil ibarelerinin hukuki mahiyetlerinin açıklanmasının ve kayıtlarda ismi geçen kişilerin hâkim-savcı olup olmadığı, meslekleri, haklarında FETÖ/PDY nedeniyle soruşturma olup olmadığı, soruşturma ya da açılmış bir dava bulunması halinde Mahkeme adı ve esas numarası hakkında bilgilere yer verilerek anılan raporların analiz edilmek suretiyle bildirilmesinin istenilmesi,
4) Davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması kapsamında ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından sorulup, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) ve FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının onaylı bir örneğinin temin edilerek gönderilmesinin istenilmesi,
5) Davacının, müflis Asya Katılım Bankası A.Ş.’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan sorulup, var ise ilgili belge ve raporların bir örneğinin (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) temin edilerek gönderilmesinin istenilmesi,
6) Davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden sorulup var ise tespitine ilişkin belge ve raporların bir örneğinin temin edilerek gönderilmesinin istenilmesi,
7) Davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb.) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb.) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK) sorulup, var ise ilgili belge ve raporların bir örneğinin (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) temin edilerek gönderilmesinin istenilmesi,
8) Davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden sorulup, var ise ilgili belge ve raporların bir örneğinin (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) temin edilerek gönderilmesinin istenilmesi,
9) Davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının Vakıflar Genel Müdürlüğünden sorulup, var ise ilgili belge ve raporların bir örneğinin (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) temin edilerek gönderilmesinin istenilmesi,
10) Davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığının, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden sorulup, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin bir örneğinin temin edilerek gönderilmesinin istenilmesi,
Yolunda ara kararı verilip, ara kararı uyarınca alınacak cevaplarla birlikte temyiz talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.