T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/244
Karar No : 2023/3967
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Merkez ilçesi sınırları dahilindeki ER:… sayılı V.grup (diyaspor) sahasına dair 05/09/2018 tarihinde yapılan ihaleyi kazanan ve ihale bedelini ödeyip, Maden Kanunu'nun 16. maddesindeki diğer yükümlülükleri süresi içerisinde yerine getiren davacı tarafından, arama ruhsatı verilmesi talebiyle yapılan başvurunun; 28/02/2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun ile değişik 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/9. maddesi ile Geçici 39. maddesi uyarınca reddine dair Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ER:… sayılı V.grup maden sahasının tamamının IV.grup işletme izinli veya ruhsat izinli sahalarla iç içe geçtiği, üst üste veya aynı alanda bulunan maden cevherlerinin çıkarılmasının; toplanmak ve işlenmek istenen madenden elde edilmek istenen yararı düşürebileceği, idarenin teknik gerekçelere dayandırarak çıkardığı mevzuat hükmü uyarınca davacının başvurusunu reddettiği, davacının kazanılmış hakkının varlığından da söz edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, açık kanun hükmü doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin kusurundan ve açık hatasından kaynaklı olarak hak kaybına uğranıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutar ile kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 19/09/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Uyuşmazlıkta, davacının Muğla ili, Merkez ilçesi sınırları dahilindeki ER:… sayılı V. grup ruhsat sahasına dair 05/09/2018 tarihinde yapılan ihaleyi kazandığı, ihale bedelini ödeyip, Maden Kanunu'nun 16. maddesindeki diğer yükümlülükleri süresi içerisinde yerine getirdiği, davalı idare tarafından arama ruhsatı verilmeden önce 27/12/2018 tarihinde resmi internet sitesinde davacının kazandığı ihalenin V. grup maden arama ruhsatı şeklinde belirtilmesi gerekirken II(b) grubu maden arama ruhsatı olarak hatalı şekilde belirtildiği, daha sonra davacı tarafından söz konusu hatanın düzeltilmesinin talep edildiği, yazım hatasının düzeltilmesi istemine ilişkin süreç devam ederken 28/02/2019 tarihinde Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair 7164 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlandığı, bu kanunun Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten sonraki bir tarih olan 02/04/2019 tarihinde MAPEG'in resmi internet sitesinde yayımlanan ve onaylanan listede bu kez yazım hatası düzeltilerek V. grup maden arama ruhsatı şeklinde davacının aldığı ihale onayının belirtildiği görülmektedir.
Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 9. fıkrasında: "Görünür rezervi belirlenen alanlar üzerine maden işletmeciliğine engel olacak şekilde başka grup işletme ruhsatı verilemez. Ayrı ayrı üretilmesi imkanı olmayan farklı gruptaki madenler için üst üste işletme ruhsatı verilemez. Ancak farklı gruptaki ruhsat taleplerinin aynı kişiye ait olması veya talep sahiplerinin aralarında mutabakat sağladıklarını belgelemeleri hâlinde bu şart aranmaz. IV. Grup maden ruhsat sahaları üzerine V. Grup maden ruhsatı verilemez. V. Grup maden ruhsat sahalarının üzerine ise IV. Grup maden ruhsatı verilebilir. Ancak bu durumda IV. Grup maden ruhsat sahalarında yapılan madencilik faaliyetlerinde elde edilen V. Grup madenlerin V. Grup maden ruhsat sahibine IV. Grup maden ruhsat sahibi tarafından herhangi bir bedel talep edilmeksizin teslim edilmesi zorunludur. Aksi takdirde 10 uncu maddenin yedinci fıkrası ile 12 nci maddenin beşinci fıkrası kapsamında işlem tesis edilir. Ayrıca V. Grup maden ruhsatlarında, 16 ncı maddenin on birinci fıkrası kapsamında zaruri üretim ve/veya pasa değerlendirme izni verilmez." hükmüne, Geçici 39. maddesinde ise; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce V. Grup maden ruhsat sahaları için 16 ncı maddenin onbirinci fıkrası kapsamında verilen zaruri üretim ve/veya pasa değerlendirme izinleri iptal edilir. IV. Grup madenlerin işletme izin alanlarıyla V. Grup madenlerin işletme izin alanlarının çakışması durumunda, V. Grup madenlerin işletme izin alanları taksir edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 28/02/2019 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanunla Maden Kanunu'nda yapılan değişiklikle; IV. grup maden ruhsat sahaları üzerine V. grup maden ruhsatının verilemeyeceği, V. grup maden ruhsat sahalarının üzerine ise IV. grup maden ruhsatının verilebileceği, yine 28/02/2019 tarihinde tarihten önce V. grup maden ruhsat sahaları için verilen zaruri üretim ve/veya pasa değerlendirme izinlerinin iptal edileceği, IV. grup madenlerin işletme izin alanlarıyla V. grup madenlerin işletme izin alanlarının çakışması durumunda, V. grup madenlerin işletme izin alanlarının taksir edileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, 7164 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten önce IV. grup maden ruhsat sahaları üzerine V. grup maden ruhsatının verilmesine engel bir hal bulunmamaktaydı.
Davacı tarafından ruhsat hukukunun gerektirdiği bütün yükümlülükler zamanında ve usulüne uygun olarak yerine getirilmiş ise de, davalı idarece ihalenin hatalı şekilde onaylanması nedeniyle Maden Kanunu'nda yapılan değişiklik öncesinde davacı adına arama ruhsatı düzenlenememiştir. Başka bir ifadeyle, arama ruhsatının alınamaması davacının kendi kusurundan kaynaklanmamakta olup, idarenin açık hatası neticesinde dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Bu durumda, V. grup ruhsat sahasına dair 05/09/2018 tarihinde yapılan ihaleyi kazanan ve ihale bedelini ödeyip, Maden Kanunu'nun 16. maddesindeki diğer yükümlülükleri süresi içerisinde yerine getiren davacının, idarenin kusurlu davranışının sonuçlarına katlanması beklenemeyeceğinden, V. grup maden arama ruhsatını almaya hak kazandığı sonucuna varılmaktadır. Bununla birlikte, 3213 sayılı Kanun'un Geçici 39. maddesi uyarınca V. grup madenin izin alanlarına ilişkin iptal ve taksir hükümlerinin davacı yönünden uygulanmasına engel bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiğinden, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği gerekçesiyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.