T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2668
Karar No : 2023/2090
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVACI) … Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2008/Mart dönemi için verilen düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilen damga vergisinin kaldırılması istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddine dair işlemin ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine ödenen 253.773,25-TL damga vergisinin 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle yapılan başvuru sonrasında eksik iade edilen 1.275,70-TL vergi aslının ve ödenmeyen 377.607,54-TL tecil faizinin toplamı olan 378.883,24-TL'nin, işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 253.773,25-TL damga vergisine ilişkin olarak davalı idare tarafından, nakden 247.397,14-TL, davacının diğer borçlarına mahsup yoluyla ise 5.100,41-TL'nin iade edildiği, 1.275,70-TL vergi aslının ise iade edilmediği, yapılan ara kararına rağmen davalı idarece bu hususa ilişkin olarak yalnızca düzeltme fişinin sunulduğu, ödeme makbuzu ya da mahsup yoluyla tahsilata ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği, dolayısıyla iadesi gereken damga vergisinin aslına ilişkin 1.275,70-TL'nin davacıya iade edildiği hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı; damga vergisine ilişkin faiz ödemesi yapılmadığı hususunun ise taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, Mahkemece alınan 18/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda "253.773,25-TL damga vergisi için 26/04/2008 tarihinden 27/04/2018 tarihine kadarki süre için hesaplanan tecil faizinin 368.624,77-TL, yasal temerrüt faizinin ise 228.583,65-TL olduğu" tespitlerine yer verildiği, raporda 6183 sayılı Kanunda öngörülen oranda hesaplanan tecil faizinin davacıya ödenmesi gerektiği, bu durumda, davacı adına fazladan tahakkuk ettirilerek tahsil edildiği anlaşılan damga vergisinin aslı için davalı idarece iadesi yapılmadığı anlaşılan 1.275,70-TL'nin ve bilirkişi raporunda 26/04/2008 tarihinden 27/04/2018 tarihine kadarki süre için hesaplanan 368.624,77-TL tecil faizinin toplamı olan 369.900,47-TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği, bu tutar ile davacının talep ettiği 378.883,24-TL arasında kalan 8.982,77-TL'nin ise davacıya ödenmesine yer olmadığı, davacının dava konusu 378.883,24-TL üzerinden işleyecek faiz istemine gelince, faize faiz yürütülmesi yasağı gereğince bu talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 1.275,70-TL damga vergisi ile 368.624,77-TL tecil faizinin toplamı olan 369.900,47-TL'nin davacıya ödenmesine, arta kalan 8.982,77- TL talep ile dava konusu tutara işleyecek faiz talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Tecil faizinin faiziyle ödenmesinin hukuka uygun olduğu, zira "alacağa” dönüşen tecil faizinin zamanında ödenmemiş olması nedeniyle mülkiyet hakkından mahrum kalınması sonucunda oluşan ekonomik kayıp ve zararların karşılanması gerektiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Vergi Mahkemesi kararına istinaden fazladan tahakkuk ettiği belirtilen verginin davacı şirkete geri ödendiği, öte yandan karara aykırı olarak davacıya faiz ödenmesinin ise söz konusu olamayacağı, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Davacının temyiz isteminin reddi; davalının temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabülü Bölge İdare Mahkemesi kararının yersiz tahsil edilen tutarın tahsil edildiği tarihten 15/06/2012 tarihine kadar geçen süre için tecil faizi oranında hesaplanacak faiz tutarına ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket tarafından, 2008/Mart dönemi için verilen düzeltme beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilen damga vergisinin kaldırılması istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddine dair işlemin ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine yersiz ödenen 253.773,25-TL damga vergisinin 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle yapılan başvuruda eksik iade edilen 1.275,70-TL vergi aslının ve ödenmeyen 377.607,54-TL tecil faizinin toplamı olan 378.883,24-TL'nin, işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa Mahkemesinin 10/02/2011 tarih ve E:2008/58, K: 2011/37 sayılı iptal kararı üzerine, 15/06/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yeniden düzenlenen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında "fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği düzenlenmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Kanuni Faiz" başlıklı 1. maddesinde; Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse yıllık, bu Kanun'da belirtilen oranda ödeme yapılacağı kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının; davalının temyizen incelenmesini talep ettiği, iadesi yapılmayan 1.275,70-TL damga vergisine ve yersiz tahsil edilen 253.773,25-TL damga vergisinin 15/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek tecil faizinin davacıya ödenmesine ilişkin kısmı ile; davacının temyizen inceleme talebinde bulunduğu dava konusu 378.883,24-TL talebin reddedilen 8.982,77-TL'lik kısmı ve talep edilen tutara faiz işletilmemesi yönündeki kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının; Vergi Mahkemesinin yersiz tahsil edilen 253.773,25-TL damga vergisinin 26/04/2008 tarihinden 15/06/2012 tarihine kadar işleyecek tecil faizinin davacıya ödenmesine ilişkin kısmına karşı davalı tarafından yapılan temyiz istemine gelince;
Mükelleflerden fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesi durumunda, iade edilen tutarlara hangi oranda faiz ödeneceği konusunda açık bir düzenleme bulunmadığından, hukuk yaratma yetkisi kapsamında yerleşik Danıştay içtihatları ile 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranının uygulanması öngörülmüş bulunmaktaydı. Ancak, 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/4. maddesi yeniden düzenlenmiş ve fazla ve yersiz tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faiziyle iade edileceği açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 253.773,25-TL damga vergisinin davacıdan 26/04/2008 tarihinde tahsil edildiği, ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine davacıya kısmen iade yapıldığı, davada 253.773,25-TL'nin 26/04/2008 tarihinden 27/04/2018 tarihine kadar işleyecek tecil faizinin 377.607,54-TL olduğundan bahisle faiz talebinde bulunulduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da 253.773,25-TL üzerinden 26/04/2008 tarihinden 27/04/2018 tarihine kadar tecil faizi hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı tarafından, anılan Kanun'un yürürlüğe girdiği 15/06/2012 tarihinden önce tahsil edilen verginin davacının kullanımından mahrum kaldığı dönemlere ilişkin olarak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Danıştay yerleşik içtihatları uyarınca 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak faiz oranıyla; 15/06/2012 tarihinden sonraki dönemlere isabet eden kısmının ise iadenin yapıldığı tarihe kadar tecil faizi oranında hesaplanacak faizi ile iadesi gerekirken, tahsil tarihinden 15/06/2012 tarihine kadar geçen dönem için de tecil faizi ödenmesine hükmeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu hususa ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ... TL'nin tahsil edildiği tarihten 15/06/2012 tarihine kadar geçen süre için tecil faizi oranında hesaplanacak faiz tutarına ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminde bulunan davacıdan, …-TL maktu harç alınmasına,
4. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.