T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2768
Karar No : 2023/4169
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü - (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sınır ticareti uygunluk belgesi bulunmayan davacının, bu belgeye sahip kişi ve şirketlerden devraldığı yetkiyle 2018 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı beyannamelerle gümrük vergisinden muaf olarak gerçekleştirdiği ithalatların kendi nam ve hesabına yapıldığının tespit edildiğinden bahisle alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; gümrük mevzuatında temsilin özel olarak düzenlendiği, gümrük işlemlerinin gerçekleştirmesi amacıyla doğrudan ya da dolaylı temsilci tayin edilebileceği, bunların dışında kalan kişilerin ise gümrük idarelerinde yükümlüyü temsil edemeyecekleri, olayda, davacının, temsil yoluyla işlem yaptığına dair davalı idareye herhangi bir beyanda bulunmadığı, gümrük müşaviri vasfı taşımadığı gibi doğrudan temsile dair hukuken geçerli bir belgeye de sahip olmadığı, bu durumda davacının, kendi nam ve hesabına hareket ettiğinin kabulünün gerektiği; her ne kadar, adına beyanname tescil edilenlerden alınan ifadelerde sınır ticareti kapsamında tanınan hakların kendilerince kullanıldığı ve davacıya devrin söz konusu olmadığı belirtilmişse de, eşyalara ait bedellerin peşin olarak elden verildiği ve ödemelere ilişkin herhangi bir belgenin ibraz edilmediği, davacıya görünürde iş takip yetkisi verilerek muvazaa yoluyla sınır ticareti kapsamında tanınan hakkın kullandırıldığı anlaşıldığından, sınır ticaret belgesi sahibi olmayan davacı adına alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf yoluna başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar, mahkeme kararının, dava konusu işlemin eşyaların fatura kıymetlerine isabet eden kısımları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasını kusurlandıracak nitelikte görülmediğinden, istinaf başvurusunun bu yönden reddine; öte yandan, Dairelerince verilen ara kararı üzerine davalı idare tarafından ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, olayda, dava konusu ek tahakkuk ve ceza kararları alınırken, söz konusu beyannamelerde sınır ticareti belgelerinde yer alan birim kıymetlere ulaşılmak için beyan edilen yurt dışı giderlerin matraha dahil edildiğinin anlaşıldığı, ancak, davalı idarece eşyaların gerçek satış kıymetinin fatura kıymetinin üzerinde olduğuna dair somut bir tespit yapılmadığı, bu durumda, sınır ticareti belgelerinde yer alan birim kıymetlerin, eşyanın gerçek satış kıymeti olarak kabulüne olanak bulunmadığından, davacı adına alınan ek tahakkuk ve para cezası kararının, eşyaların fatura kıymetlerini aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin eşyaların fatura kıymetlerini aşan kısmına yönelik istinaf isteminin kabulüyle, mahkeme kararının bu kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra, dava konusu işlemin, eşyaların fatura kıymetlerini aşan kısımlarının iptaline, kısmen de istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kendi adına ticaret yapmadığı, doğrudan temsil yetkisini kullandığı, kırmızı hat kriterine göre ithalatın gerçekleştirildiği 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinde fiillerin tadadi olarak sayıldığı, yorum yolu ile genişletilemeyeceğinden alınan para cezası kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.