T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2783
Karar No : 2023/2679
DAVACI : …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, işyeri hekimliği belgesi verilmesine yönelik başvurusunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü işlemi ile bu işleme dayanak olan ve davalı Bakanlık Makamının onayıyla oluşturulan Komisyonun … tarihli, … sayılı kararının, "Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine karar verilenlerin belgelendirme işlemlerinin devam ettirilmesine" ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin işleme ilişkin yetkisinin olmadığı, işyeri hekimlerinin işveren yanında çalışan işçi statüsünde oldukları, güvenlik soruşturması yapılmasının işlemi şekil açısından hukuka aykırı hale getirdiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının iş ilişkisinin kurulmasına veya sonlandırılmasına neden olduğuna dair hiçbir hüküm bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının memur olmaya bile engel olmadığı, komisyon kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kapsam dışı bırakması nedeniyle eksik bir düzenleme olduğu ve işyeri hekimi olarak çalışmasının engellenmesinin Anayasanın çalışma özgürlüğünün ihlali olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının benzer istemle idare mahkemesinde açtığı davanın reddedildiği, daha sonra tekrar başvurduğu, davacının 18/05/2019 tarihli sınavda başarılı olduğu, yapılan güvenlik soruşturması sonucu işyeri hekimliği belge işlemlerinin durdurulduğu, 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 9. maddesi gereğince oluşturulan Komisyonca 18/05/2018 tarihinde alınan "Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine dışında karar verilenlerin belgelendirme işlemlerinin süresiz durdurulmasına" ilişkin kararına istinaden işlem yapıldığı, davacı tarafından sunulan mahkeme kararında davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinin görüldüğü, mahkeme kararının komisyon kararını karşılamaması nedeniyle başvurunun reddedildiği, dava konusu işlemin ve komisyon kararının usule ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın konusu düzenlemenin ve işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, iş yeri hekimliği belgesi verilmesine yönelik başvurunun reddine ilişkin … tarih … sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü işlemi ile işlemde bahsi geçen dayanak Komisyon kararının, davalı idarenin işleme ilişkin yetkisinin olmadığı, işyeri hekimlerinin işveren yanında çalışan işçi statüsünde oldukları, güvenlik soruşturması yapılmasının işlemi şekil açısından hukuka aykırı hale getirdiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının iş ilişkisinin kurulmasına veya sonlandırılmasına neden olduğuna dair hiçbir hüküm bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının memur olmaya bile engel olmadığı, komisyon kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını kapsam dışı bırakması nedeniyle eksik bir düzenleme olduğu ve işyeri hekimi olarak çalışmasının engellenmesinin Anayasanın çalışma özgürlüğünün ihlali olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
01/09/2016 tarihli 29819 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesinde; "09/01/1985 tarihli ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 12. maddesinin birinci fıkrasının (l) ve (m) bentleri kapsamında yetkilendirilen kişi, kurum veya kuruluşlardan terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanların yetkileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının onayı ile iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 18/05/2019 tarihli sınavda başarılı olduğu, yapılan güvenlik soruşturması sonucu işyeri hekimliği belge işlemlerinin durdurulduğu, 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 9. maddesi gereğince oluşturulan Komisyonca 18/05/2018 tarihinde alınan "Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine dışında karar verilenlerin belgelendirme işlemlerinin süresiz durdurulmasına" ilişkin kararına istinaden işlem yapıldığı, davacı tarafından sunulan mahkeme kararında davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinin görüldüğü, mahkeme kararının komisyon kararını karşılamaması nedeniyle başvurusunun reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının iş yeri hekimliği belgesi verilmesine yönelik başvurusunun 7081 sayılı Kanun kapsamında oluşturulan Komisyonca "Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine dair kararların Bakanlığın ilgili birimine ulaştıranların işlemlerinin devam ettirilmesi" kararına istinaden reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü işlemi ile işlemde bahsi geçen Komisyon kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesinde; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen personelin yetkilerinin komisyonun teklifi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının onayı ile iptal edileceği öngörülmüş olup, bu kapsamda tesis edilen "Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine karar verilenlerin belgelendirme işlemlerinin devam ettirilmesi" yönündeki davaya konu komisyon kararının tedbir niteliğinde olduğu sonucuna ulaşıldığından hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının iş yeri hekimliği belgesi verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem ve bu işleme dayanak olan komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı 18/05/2019 tarihli işyeri hekimliği sınavına girerek başarılı olmuştur.
Davalı idarece yapılan güvenlik soruşturmasında davacı hakkında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan dava açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda suçu sabit görülüp hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
Davacı tarafından işyeri hekimliği belgesi verilmesine yönelik muhtelif tarihlerde idareye yapılan başvurular idarece reddedilmiş, en son davacının 26/02/2021 tarihli başvurusu da ceza mahkemesi kararının Komisyonca alınan kararı karşılamadığı gerekçesiyle İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve … sayılı dava konusu işlemiyle reddedilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
İş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, "İşyeri hekimi: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, işyeri hekimliği belgesine sahip hekim" olarak tanımlanmış, "İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları" başlıklı 8. maddesinde, "(1) İşyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamaz. Bu kişiler, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürütür. ..."; "İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çeşitli yönetmelikler" başlıklı 30. maddesinde, "(1) Aşağıdaki konular ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir:
a) İlgili bakanlıkların görüşü alınarak, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, sürdürülmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi amacıyla; işyeri bina ve eklentileri, iş ekipmanı, işin her safhasında kullanılan ve ortaya çıkan maddeler, çalışma ortam ve şartları, özel risk taşıyan iş ekipmanı ve işler ile işyerleri, özel politika gerektiren grupların çalıştırılması, işin özelliğine göre gece çalışmaları ve postalar hâlinde çalışmalar, sağlık kuralları bakımından daha az çalışılması gereken işler, gebe ve emziren kadınların çalışma şartları, emzirme odaları ve çocuk bakım yurtlarının kurulması veya dışarıdan hizmet alınması ve benzeri özel düzenleme gerektirebilecek konular ve bunlara bağlı bildirim ve izinler ile bu Kanunun uygulanmasına yönelik diğer hususlar.
b) İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile ilgili olarak;
1) ...
2) İşyeri sağlık ve güvenlik birimi ile ortak sağlık ve güvenlik biriminde görev alacak işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personelinin nitelikleri, işe alınmaları, görevlendirilmeleri, görev, yetki ve sorumlulukları, görevlerini nasıl yürütecekleri, işyerinde çalışan sayısı ve işyerinin yer aldığı tehlike sınıfı göz önünde bulundurularak asgari çalışma süreleri, işyerlerindeki tehlikeli hususları nasıl bildirecekleri, sahip oldukları belgelere göre hangi işyerlerinde görev alabilecekleri.
3) İş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunacak kişi, kurum ve kuruluşların; görev, yetki ve yükümlülükleri, belgelendirilmeleri ve yetkilendirilmeleri ile sunulacak hizmetler kapsamında yer alan sağlık gözetimi ve sağlık raporları, kuruluşların fiziki şartları ile kuruluşlarda bulundurulacak personel ve donanım.
4) ...
5) İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personelinin eğitimleri ve belgelendirilmeleri, unvanlarına göre kimlerin hangi sınıf belge alabilecekleri, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli eğitimi verecek kurumların belgelendirilmeleri, yetkilendirilmeleri ile eğitim programlarının ve bu programlarda görev alacak eğiticilerin niteliklerinin belirlenmesi ve belgelendirilmeleri, eğitimlerin sonunda yapılacak sınavlar ve düzenlenecek belgeler. ...";
"Belgelendirme, ihtar ve iptaller" başlıklı 31. maddesinde ise, "İş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunan, ölçüm ve analizleri yapan kişi, kurum, kuruluşlar ve eğitim kurumları ile ilgili olarak yetkilendirme ve belgelendirme bedelleri, bu kişi ve kurumlara getirilen kuralların ihlali hâlinde hafif, orta ve ağır ihtar olarak kayda alınması ile yetki belgelerinin geçerliliğinin doğrudan veya ihtar puanları esas alınarak askıya alınması ve iptaline dair usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir." hükümlerine yer verilmiştir.
7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan haliyle 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Görev" başlıklı 2. maddesinde, "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görevleri şunlardır: ...
g) İş sağlığı ve güvenliğini sağlayacak tedbirlerin uygulanmasını izlemek, ...
r) İşyerindeki sağlık ve güvenlik risklerini önleyici ve koruyucu hizmetleri yürütenlerin niteliklerini belirlemek, eğitimlerini ve sertifikalandırılmalarını sağlamak, ...";
"İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü" başlıklı 12. maddesinde, "İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
a) İş sağlığı ve güvenliği konularında, mevzuatın uygulanmasını sağlamak ve mevzuat çalışması yapmak, ...
k) İşyerindeki sağlık ve güvenlik risklerini önlemek ve koruyucu hizmetleri yürütmek üzere görevlendirilecek işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve diğer görevlilerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitim ve belgelendirme usul ve esaslarını belirlemek,
l) İş sağlığı ve güvenliği alanında ölçüm, analiz, teknik kontrol, risk analizi ve değerlendirmesi, eğitim, danışmanlık, uzmanlık hizmetlerini yapmak ve bu tür hizmetleri verecek özel ve tüzel kişi ve kuruluşların niteliklerini belirlemek, yetki vermek, yetkilerini iptal etmek, kontrol ve denetimini sağlamak,
m) İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer teknik ve sağlık personel ile işçilere eğitim vermek için kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketler ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerini yetkilendirmek, gerektiğinde yetkilerini iptal etmek, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde verilip verilmediğinin kontrol ve denetimini sağlamak, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının eğitimleri sonundaki sınavları yapmak veya yaptırmak, belgelerini vermek, ...";
"Bakanlığın düzenleme görev ve yetkisi" başlıklı 34. maddesinde de, "Bakanlık, kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkilidir." hükümleri düzenlenmiştir.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, uygulama işleminin tesis edildiği tarihteki haliyle 76. maddesinde,
"İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün görevleri şunlardır:
a) İş sağlığı ve güvenliği ile iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi konularında, inceleme ve araştırma çalışmalarını planlamak, proglamak ve uygulanmasını sağlamak, ...
c) İşyerindeki sağlık ve güvenlik risklerini önlemek ve koruyucu hizmetleri yürütmek üzere görevlendirilecek işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve diğer görevlilerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitim ve belgelendirme usul ve esaslarını belirlemek,
e) İş sağlığı ve güvenliği alanında ölçüm, analiz, teknik kontrol, risk analizi ve değerlendirmesi, eğitim, danışmanlık, uzmanlık hizmetlerini yapmak ve bu tür hizmetleri verecek özel ve tüzel kişi ve kuruluşların niteliklerini belirlemek, yetki vermek, yetkilerini iptal etmek, kontrol ve denetimini sağlamak,
f) İşyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer teknik ve sağlık personeli ile işçilere eğitim vermek için kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketler ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerini yetkilendirmek, gerektiğinde yetkilerini iptal etmek, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde verilip verilmediğinin kontrol ve denetimini sağlamak, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının eğitimleri sonundaki sınavları yapmak veya yaptırmak, belgelerini vermek, ..." hükmü bulunmaktadır.
06/02/2018 tarihli ve 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un "Bazı yetkilerin iptali" başlıklı 9. maddesinde, "9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) ve (m) bentleri kapsamında yetkilendirilen kişi, kurum veya kuruluşlardan terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanların yetkileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının onayı ile iptal edilir.” hükmü yer almaktadır.
7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un yukarıda yer verilen 9. maddesi kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onayı ile oluşturulan Komisyon tarafından, Bakanlıkça yetkilendirilmiş veya yetki belgesi almak üzere müracaatta bulunmuş kişilere yönelik olarak alınan 18/05/2018 tarihli ve 66009-050-6-1 sayılı kararın 1. maddesinde, "Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine karar verilenlerin belgelendirme işlemlerinin devam ettirilmesi" yönündeki dava konusu kural getirilmiştir.
Dava Konusu Komisyon Kararının İncelenmesi:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Uyuşmazlıkta, davacının işyeri hekimliği belgesi verilmesine yönelik başvurusu, davacının idareye sunduğu ceza mahkemesi kararının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onayı ile oluşturulan Komisyon tarafından alınan kararları karşılamadığı gerekçesiyle reddedilmiş, davacı tarafından anılan Komisyon kararının iptali istenmiştir.
Dava konusu kararı alan Komisyon, 01/09/2016 tarih ve 29819 sayılı 2. mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan 673 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesi kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onayı ile oluşturulmuştur. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararname hükmü, 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 9. maddesi ile yasalaşmıştır.
Daha sonra ise 06/02/2018 tarihli ve 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 9. maddesi de dahil olmak üzere bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla iptali istemiyle açılan davada, Kanun’un 9. maddesi hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 02/03/2023 tarihli ve 32120 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/10/2022 tarih ve E:2018/76, K:2022/125 sayılı kararıyla;
"157. Dava konusu kuralın olağanüstü hâlin ilanına neden olan tehdit ve tehlikelerin bertaraf edilmesine yönelik bir düzenleme olduğu açıktır. Ancak kuralın olağanüstü hâl süresiyle sınırlı olarak uygulanmaması nedeniyle kurala ilişkin incelemenin Anayasa’nın olağan dönem kuralları yönünden öngördüğü denetim rejimine göre yapılması gerekir.
158. 3146 sayılı Kanun’un 12. maddesinin (mülga) birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca “iş sağlığı ve güvenliği alanında ölçüm, analiz, teknik kontrol, risk analizi ve değerlendirmesi, eğitim, danışmanlık, uzmanlık hizmetlerini yapmak ve bu tür hizmetleri verecek özel ve tüzel kişi ve kuruluşların niteliklerini belirlemek, yetki vermek, yetkilerini iptal etmek, kontrol ve denetimini sağlamak”; (m) bendi uyarınca ise “işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer teknik ve sağlık personel ile işçilere eğitim vermek için kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketler ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerini yetkilendirmek, gerektiğinde yetkilerini iptal etmek, hizmetin etkin ve verimli bir şekilde verilip verilmediğinin kontrol ve denetimini sağlamak, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının eğitimleri sonundaki sınavları yapmak veya yaptırmak, belgelerini vermek” yetki ve görevi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilmiştir.
159. Ülkemizde işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenleyen 6331 sayılı Kanun uyarınca iş sağlığı ve güvenliği alanında ölçüm, analiz, teknik kontrol, risk analizi ve değerlendirmesi, eğitim, danışmanlık, uzmanlık hizmetlerini yerine getirmek isteyen özel ve tüzel kişiler ile işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer teknik personel ve sağlık personeli ile işçilere eğitim vermek isteyen kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve şirketlerin ilgili Bakanlık tarafından yetkilendirilmesi zorunludur. Bir başka deyişle iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışabilmek için Bakanlıktan yetki alınması şarttır.
160. Kuralda, iş sağlığı ve güvenliği alanında faaliyet göstermek üzere yetkilendirilen kişi, kurum veya kuruluşlardan terör örgütlerine veya devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanların yetkilerinin çalışma ve sosyal güvenlik bakanı tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine bakanın onayı ile iptal edileceği düzenlenmiştir. Bu hâliyle kuralla çalışma hürriyeti ve hakkına yönelik bir sınırlama getirildiği açıktır.
161. Anayasa’nın 13. maddesine göre çalışma ve sözleşme hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun olması, kanunla yapılması ve ölçülü olması gerekir.
162. Anayasa’nın 48. ve 49. maddelerinde çalışma hürriyeti ve hakkı için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiştir. Bununla birlikte Anayasa’nın ilgili maddesinde özel bir sınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu kabul edilmektedir. Öte yandan düzenlendiği maddede hiçbir sınırlama nedenine yer verilmeyen hakların diğer anayasal hükümler nedeniyle sınırlandırılması da mümkün bulunmaktadır.
163. Terör örgütlerine veya devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle iş sağlığı ve güvenliği alanında faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin yetki belgelerinin iptal edilmesini öngören kuralların millî güvenlik ve kamu düzeninin sağlanarak buna ilişkin hizmetlerin etkin ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesine yönelik meşru bir amacının bulunduğu anlaşılmaktadır.
164. Öte yandan Anayasa’nın 13. maddesi kapsamında çalışma hürriyeti ve hakkını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin bulunması yeterli değildir. Anayasa Mahkemesinin sıkça vurguladığı gibi temel hakları sınırlayan kanunun şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekir.
165. Buna göre kuralda, uygulanacak tedbirin niteliği, tedbirin hangi hâllerde ve kimler hakkında uygulanacağı, tedbiri uygulama yetkisinin kime ait olduğu hususlarının açık ve net bir şekilde düzenlendiği görülmektedir. Ayrıca kuralda geçen “iltisak” kavramı kavuşan, bitişen, birleşen; irtibat kavramı ise bağlantı anlamına gelmektedir. Anılan ibareler genel kavram niteliğinde olmakla birlikte Anayasa Mahkemesinin 14/11/2019 tarihli ve E.2018/89, K.2019/84 sayılı kararında belirtilen nedenlerle bunların kategorik olarak belirsiz ve öngörülemez nitelikte olduğu söylenemez.
166. Öte yandan iş sağlığı ve güvenliği alanında faaliyet gösterenlerin yetki belgelerinin iptal edilmesine ilişkin tedbirin çalışma hürriyeti ve hakkına yönelik olarak getirdiği sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca ölçülülük ilkesiyle çelişmemesi zorunlu olduğundan sınırlamanın ölçülülük ilkesi yönünden de incelenmesi gerekmektedir.
167. Bu çerçevede 6331 sayılı Kanun’un kapsamına savunma, güvenlik, bilgi sistemleri veya sağlık sektörü gibi millî güvenliğin ve kamu düzeninin sağlanması açısından stratejik önemi bulunan ve diğer sektörlere göre daha farklı bir konumda değerlendirilmesi gereken sektörlerde faaliyet gösteren iş ve işyerleri girdiği gibi iş sağlığı ve güvenliği açısından millî güvenliği ve kamu düzenini olumsuz etkileme ihtimali zayıf olan sektörlerde ticari faaliyetlerini yürüten iş ve işyerleri de girmektedir.
168. Dava konusu kuralda ise stratejik önemi bulunan sektörlerde faaliyet gösteren iş ve işyerleri yönünden bir ayrım yapılmadan iş sağlığı ve güvenliği alanında faaliyet göstermek üzere yetkilendirilen kişi, kurum veya kuruluşların tümünün yetki belgelerinin iptal edilebilmesine imkân sağlayan bir tedbir öngörülmüştür.
169. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili uygulamaların faaliyet konularına bakılmaksızın tüm iş ve işyerlerinde yerine getirilmesi gerekmektedir. Ancak kuralda öngörülen tedbirin bütün iş ve işyerlerini kapsayacak şekilde düzenlenmesinin kamu hizmetinin devlete sadakat ve güven temelinde etkin ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve millî güvenliğin sağlanması amacına hizmet ettiği söylenemez. Bu durumda millî güvenliğin ve kamu düzeninin sağlanması açısından stratejik önemi bulunan ve daha farklı bir konumda değerlendirilmesi gereken sektörlerde faaliyet gösteren iş ve işyerlerinin yanı sıra millî güvenlik ve kamu düzeni ile doğrudan bir bağlantısı bulunmayan ve bunları olumsuz etkileme ihtimali zayıf olan sektörlerde faaliyet gösteren iş ve işyerlerinde faaliyet gösterecek iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışan kişi, kurum ve kuruluşların yetki belgelerinin de iptal edilmesinin bu yönüyle millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması ile kamu hizmetinin sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından gereklilik unsurunu taşıdığı söylenemez.
170. Bu durumda herhangi bir ayrıma gidilmeksizin stratejik önemi bulunan sektörlerde faaliyet gösteren iş ve işyerlerinin yanı sıra stratejik önemi bulunmayan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışabilecek kişileri de kapsayacak şekilde tümünün yetki belgelerinin iptal edilebilmesine imkân sağlayan kuralın millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması açısından gereklilik unsurunu taşıdığı söylenemez.
171. Bu itibarla kuralın çalışma ve sözleşme hürriyetine yönelik ölçüsüz bir sınırlama getirdiği sonucuna varılmıştır.
172. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13., 48., ve 49. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir." gerekçesiyle iptaline ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onayı ile oluşturulan Komisyonun hukuki dayanağının ortadan kalktığı görüldüğünden, anılan Komisyonca alınan kararların da hukuka uygun olduğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmıştır.
Her ne kadar, Anayasa Mahkemesi, anılan Kanun hükmünün iptaline ilişkin kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiş ise de; iptal kararının, karardaki hususlar dikkate alınarak kuralın yasama organınca bir bütün olarak yeniden ele alınıp milli güvenlik ve kamu düzeni açısından sektörel değerlendirme yapılmak suretiyle ölçülülük (gereklilik) ilkesi çerçevesinde yeni baştan düzenlenmesine yönelik olduğu dikkate alındığında; Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe gireceği tarih beklenmeksizin doğrudan uygulanması ve dava konusu Komisyon kararının iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dava konusu bireysel işlemin incelenmesi:
Davacı tarafından işyeri hekimliği belgesi verilmesi istemiyle yapılan 26/02/2021 tarihli başvuru, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın Komisyonca alınan kararı karşılamadığı gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemle reddedilmiştir.
Yukarıda yer verilen gerekçelerle dava konusu işlemin dayanağı olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onayı ile oluşturulan Komisyon tarafından alınan karar hukuka aykırı bulunduğundan, bu düzenlemeye dayalı olarak tesis edilen işlemde de hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, işbu iptal kararının doğrudan davacıya işyeri hekimliği belgesinin düzenlenmesi sonucunu doğurmayacağı da açıktır.
Bununla birlikte, İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğinde, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca hekimlik mesleğini icraya yetkili her hekimin Yönetmelikte öngörülen eğitim ve sınav şartını yerine getirmek kaydıyla işyeri hekimliği yapabileceği belirtilip ayrıca mahkumiyet koşuluna yönelik herhangi bir ek düzenleme sevk edilmediğinden, 1219 sayılı Kanun'un 28. maddesindeki koşulları taşıyan hekimlerin işyeri hekimliğini de yapabileceğinin kabulü zorunludur.
Bu nedenle, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 1219 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca hekimlik mesleğini ve dolayısıyla işyeri hekimliğini icrasına engel olmayan davacının başvurusu hakkında, işbu karar üzerine, Anayasa Mahkemesi kararındaki gerekçeler de dikkate alınarak idarece yeniden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 7081 sayılı Kanun uyarınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı oluru ile kurulan Komisyonun … tarihli ve … sayılı kararının "Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine karar verilenlerin belgelendirme işlemlerinin devam ettirilmesine" şeklindeki 1. maddesinin İPTALİNE,
2. İş Sağlığı ve Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemin İPTALİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/05/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Dava, davacı tarafından, işyeri hekimliği belgesinine yönelik başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin ve bu işleme dayanak olan "Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine karar verilenlerin belgelendirme işlemlerinin devam ettirilmesi" yönündeki komisyon kararının iptali istemiyle açılmıştır.
06/02/2018 tarihli ve 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un "Bazı yetkilerin iptali" başlıklı 9. maddesinde, "9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) ve (m) bentleri kapsamında yetkilendirilen kişi, kurum veya kuruluşlardan terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanların yetkileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının onayı ile iptal edilir.” hükmü yer almaktadır.
7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un yukarıda yer verilen 9. maddesi kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı onayı ile oluşturulan komisyon tarafından, Bakanlıkça yetkilendirilmiş veya yetki belgesi almak üzere müracaatta bulunmuş kişilere yönelik olarak 18/05/2018 tarihinde, "Haklarında kovuşturmaya yer olmadığına, ek kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine ve adli kontrol şartı olmaksızın tahliyesine karar verilenlerin belgelendirme işlemlerinin devam ettirilmesi" yönünde dava konusu kuralın getirildiği görülmektedir.
Dolayısıyla davalı idare tarafından 06/02/2018 tarihli ve 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un verdiği yetkiye istinaden oluşturulan ve davalı idarece yetkilendirilen kişi, kurum veya kuruluşlardan terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanların belgelerini (yetkilerini) iptal etmeye yetkili bulunan Komisyonun, söz konusu belgeleri süresiz askıya alma ve pasif hale getirme konusunda da evleviyetle (çok içinde azı da barındırır) yetkili olduğu açık olup, dava konusu kuralın da iptal öncesindeki bu idari tedbirlere ilişkin ilkelerin tespitine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Anayasa Mahkemesinin 26/10/2022 tarih ve E:2018/76, K:2022/125 sayılı kararıyla 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 9. maddesinin iptaline karar verilmiş ise de; iptal kararının Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği görüldüğünden, işbu davada anılan Kanun hükmünün yürürlükte olduğu açıktır.
Bu durumda, 7081 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 9. maddesinde verilen yetkiye istinaden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından oluşturulan komisyonca alınan kararda ve bu karara dayanılarak davacının işyeri hekimliği belgesine yönelik başvurusunun reddine yönelik ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.