T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2801
Karar No : 2023/1287
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) …
VEKİLİ: Av….
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına Tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren … İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2013 yılında ithal ettiği araçların paravan firmalara fatura edilmesi sonucu özel tüketim vergisinin aşındırıldığı ve söz konusu araçlara yönelik özel tüketim vergisi mükellefinin bahsi geçen şirket olduğunun tespit edilmesi sonucunda, araçlar için hesaplanan özel tüketim vergisinin katma değer vergisi matrahına eklenmesi ve şirket hakkında katma değer vergisi matrahının aşındırıldığından bahisle düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporundaki beyan tablosu da dikkate alınarak düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına 2013 yılının Mart, Nisan ve Eylül dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın özel tüketim vergisinden kaynaklanan kısmının matrahı yönünden bağlı olduğu 2012 yılının Ağustos ve 2013 yılının Nisan, Mayıs ile Eylül dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisine karşı açılan davanın, …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda bahsi geçen 10 adet araca ek olarak …, … şasi no'lu araçlara ait özel tüketim vergisinin de katma değer vergisi matrahına eklenmesi suretiyle dava konusu tarhiyatın önerildiği ancak … sayılı özel tüketim vergisine ilişkin vergi inceleme raporunda, mükellef şirketler tarafından verilen özel tüketim vergisi beyannamelerindeki matrah bilgilerinin araçların gümrük katma değer vergisi matrahları ile uyumlu olduğu görüldüğünden ve bu iki otomobile ilişkin tutarların tarhiyata konu edilmediği anlaşıldığından tarhiyatın bu iki araca ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği, katma değer vergisi beyan tablosunun yeniden düzenlenmesi sonucunda 2012 yılının Aralık döneminden sonraki dönemi devreden indirilebilecek katma değer vergisi bulunmadığının kabul edildiği ancak 2012 yılında doğan katma değer vergisi alacağı Vergi Usul Kanunu'nun 113. ve 114. maddeleri uyarınca 31/12/2017 tarihinde zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle cezalı verginin …, … şasi no'lu araçlara ait özel tüketim vergisinin katma değer vergisi matrahına eklenmesinden kaynaklanan kısmı ile önceki dönemden devreden indirilebilecek katma değer vergisinden kaynaklanan kısmı kaldırılmış, diğer kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, özel tüketim vergisi mükellefinin bayilik sözleşmesi kapsamında araç satışı yapan bayiler olduğu, verginin ödenmemesinden sorumlu tutulamayacağı, bayilere düzenlenen faturalarda özel tüketim vergisine yer verilmediği, paravan şirket olarak addedilen şirketlerin böyle bir faaliyet içerisinde olduklarının bilinmesine imkan bulunmadığı, tarhiyatın varsayıma ve kanaate dayalı olarak yapıldığı, araçların ilk sahipleri ve trafiğe çıkaranlar nezdinde bir araştırma yürütülmediği ve ifade alınmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, 125 adet aracın gerçek özel tüketim vergisi mükellefinin davacının kanuni temsilcisi olduğu münfesih şirket olduğu belirlendiğinden hakkında inceleme raporları düzenlendiği, 2013 döneminde 181 adet otomobil satışından 171'inin bayilik sözleşmesi yapılan ve bu bayilik sözleşmelerine istinaden özel tüketim vergisiz olarak yapılan satışlardan oluştuğu, bayilerin 2012-2013 yıllarında kurulan ve takriben 3 - 6 ay gibi kısa dönemlerde faaliyet gösteren ve sonrasında yerinde bulunamadığı için re’sen terk ettirilen firmalardan oluştuğu tespit edildiğinden yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.