T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2867
Karar No:2023/1211
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Radyo TV A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 18/11/2008 tarihinde yayınlanan "..." adlı programda, 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrasının (s) bendinde yer alan yayın ilkesinin tekraren ihlâl edildiğinden bahisle, aynı Kanun'un 33. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davacı şirkete 250.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 11/12/2019 tarih ve E:2014/2385, K:2019/4237 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; mülga 3984 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca yayın ilkesinin ihlâli hâlinde ilk olarak yayın kuruluşunun uyarılacağı, aynı yayın ilkesinin tekraren ihlâli hâlinde program durdurma yaptırımı uygulanacağı, yayın durdurma yaptırımından sonra aykırılığın tekrarı hâlinde ise, idarî para cezası verileceği;
Davacıya ait televizyon kanalında 19-20-21/12/2006 tarihlerinde yayınlanan Ana Haber Bülteni'nde, 3984 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrasının (s) bendinde yer alan yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle program yayınının bir kez durdurulmasına ilişkin 27/03/2007 tarihli Kurul kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 15/06/2009 tarih ve E:2008/10359, K:2009/6646 sayılı kararıyla onandığı; anılan Dairenin 07/04/2010 tarih ve E:2009/6970, K:2010/2959 sayılı kararıyla da karar düzeltme isteminin reddedilerek söz konusu cezanın kesinleştiği, bu durumda, 3984 sayılı Kanun'a göre, program durdurma yaptırımından sonra, aynı yayın ilkesinin tekrar ihlâl edilmesi hâlinde idarî para cezası verilmesi gerektiği, davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararının da bu kapsamda olduğu;
İdarî yaptırım uygulanmasına yönelik işlemin dayanağı olan kuralın yürürlükten kaldırılması veya işlemin tesisinden sonra idarî yaptırım uygulanan kişilerin lehine sonuç doğuracak nitelikte düzenleme yapılması hâlinde yeni hukukî durumun dikkate alınması gerektiği;
Mülga 3984 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca, ihlâlin ağırlığına göre, 250.000,00-TL'den az olmamak kaydıyla 500.000,00-TL'ye kadar idarî para cezası uygulanırken, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 32. maddesi uyarınca, ihlâlin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlâlin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticarî iletişim gelirinin %1'den %3'ne kadar idarî para cezası verilmesi gerektiği;
Bu durumda, idarî para cezalarına ilişkin yargılamada ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırıldığının veya lehe düzenleme yapıldığının belirlenmesi hâlinde, uyuşmazlık ortaya çıkan yeni hukukî durum dikkate alınarak sonuçlandırılacağından, yeni düzenlemenin davacının lehine olup olmadığının tespiti amacıyla Mahkemelerinin 02/12/2020 tarihli ara kararı ile taraflardan "Dava konusu 18/11/2008 tarihli yayın ihlâlinin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin ne kadar olduğunun" sorulduğu, verilen cevaplardan, davacının Ekim 2008 dönemine ilişkin brüt ticari iletişim gelirinin toplam 7.479.338,76-TL olduğu, buna göre 6112 sayılı Kanun uyarınca verilebilecek idarî para cezasının 74.793,38-TL ile 224.380,16-TL arasında olduğu, bu durumda 6112 sayılı Kanun'un 3984 sayılı Kanun'a göre davacının lehine olduğu, dolayısıyla idarî para cezasının miktarı hususunda davacıya 6112 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşıldığından, 3984 sayılı Kanun hükümleri kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mevzuata uygun tesis edilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararın hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu, idarî istikrar ve kamu düzeni açısından idarî işlemlerin tesis edildikleri andaki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği, olay tarihi ile işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuatın farklı olması hâlinde lehe olan kuralın uygulanması ancak işlemin tesis edildiği tarihten sonra meydana gelen mevzuat değişikliklerinin dikkate alınmaması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, lehe kanun uygulamasının hukuki güvenlik ilkesi ile özdeşleştiği, uyuşmazlığa konu yayında insan onurunun ihlâl edilmediği ve haber verme özgürlüğü ve kamu hizmeti anlayışı çerçevesinde yayın yapıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.