Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/2962 E. , 2023/4586 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2962
Karar No : 2023/4586
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
( ... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Dağıtım Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından ithal edilen ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığı belirtilerek 2018 yılının Mart ilâ Ekim dönemlerine ait özel tüketim vergisinin nakden iadesi yolundaki talebin, söz konusu talebin on iki aylık süre içerisinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin işlemin iptali ile 5.395.219,61- TL'lik tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından üretimde kullanılan yağlar için on iki aylık sürede iade talebinde bulunulmadığından bahisle başlangıçta ödenen vergilere ilişkin iade talebi reddedilmişse de, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda iade talepleri konusunda herhangi bir süre sınırlamasının öngörülmediği, iade süresine ilişkin düzenlemelerin ancak Kanun'la yapılabileceği, Tebliğ ile belirlenen süre içerisinde başvuru yapılmaması nedeniyle iade talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; davalı idare tarafından henüz iade başvurusunun esasına yönelik değerlendirme yapılmamış olup, yargı mercilerinde idarenin yerine geçilerek karar verilemeyeceğinden, bu aşamada davacının nakden iade istemi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İade talebinin on iki aylık sürede yapılmaması nedeniyle tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu; davacı tarafından ithal edilen ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığı belirtilerek 2018 yılı Mart ilâ Ekim dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisinin nakden iadesi yolundaki talebin, söz konusu talebin on iki aylık süre içerisinde yapılmadığından bahisle reddine ilişkin işlemin iptal eden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.
ÖTV'de iade uygulamasının dayanağını oluşturan, ÖTV Kanunun 12/4. maddesinde; "(I) sayılı listedeki mallar için uygulanan maktu vergi tutarlarının, bu maddenin (2) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakanlar Kurulu (2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 143.maddesiyle, bu fıkrada yer alan "Bakanlar Kurulu" ibaresi “Cumhurbaşkanı şeklinde değiştirilmiştir.) tarafından farklı tespit edilmesi halinde; Maliye Bakanlığı vergi farklılaştırmasını, verginin mükellefe veya vergiye tabi işlemlere taraf olanlara iadesi yöntemi ile uygulamaya, teminat istemeye, bu teminatın türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esaslar ile verginin iadesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." Hükmüne istinaden, Maliye Bakanlığınca çıkarılan ÖTV Genel Tebliğiyle (25 nolu) ÖTV İadesi sistemine geçilirken, aynı tebliğde ve bu tebliğin yürürlük tarihini müteakip yıllarda değişiklik yapan diğer tebliğlerde de, kısaca; BKK'da belirtilen üç farklı durumda ortaya çıkan vergi farklarının iade yöntemiyle giderilmesine karar verilmiş olup, söz konusu iadelere hak kazanılabilmesi için uyulması gereken imalat, gerekirse teslim ve iade talebi başvuru süreleri ile iadeyi talep edebilecekler belirlenerek, iade edilecek ÖTV tutarlarının hesaplanmasına ilişkin örnek hesaplamalar gösterilmiş ve gerek mahsuben ve gerekse nakden iade için, imalatçılarca alınan malların imalatta kullanılması satın alma tarihini takip eden ay başından itibaren 12 ay içerisinde gerçekleşmesi, iade talebinde bulunabilmek için de, imal edilen malların teslim edilerek bu mallar için hesaplanan ÖTV'nin beyan edilmesi, iade başvurusunun ise ÖTV beyan tarihini takip eden aybaşından itibaren 3 ay içerisinde yapılması aksi halde, belirtilen süresinin geçmesinden sonra bu haktan faydalanılamayacağı açıklanmış olduğundan, olayda, davacı şirketçe, sözü edilen usul ve ilkelere uygun yapılmayan mahsuben iade talebinin reddi yolundaki idari işlemde ÖTV'de iade sistemini ihdas eden ve tek Yasal düzenleme konumunda bulunan ÖTV Genel Tebliğine/Tebliğlerine aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyize konu ... Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.