T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3166
Karar No : 2023/1824
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Uluslararası Nakliyat Petrol ve Gıda Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriği borçlara ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamenin şirketin mükellefiyet kaydı resen terk ettirildiğinden şirketin kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre kapıya yapıştırma usulü ile tebliğ edildiği, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrine karşı açılan bu davada, önceden kesinleşmiş hukuki durumların yeniden incelenmesine yasal olanak bulunmadığından şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği incelenerek olayda tarh zaman aşımının bulunup bulunmadığı sonucuna varılmasına imkan bulunmadığı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin ilgili dönem şirket kanuni temsilcisinin mernis adresinde kapıya yapıştırma suretiyle usulüne uygun ile tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı iki adet gayrimenkulün bulunduğu ve emlak vergi değerine göre tahmini değerlerinin toplam 300.000,00-TL olduğu, bu gayrimenkuller satılarak kamu alacağını tamamen veya kısmen karşılanamadığı hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacının takip edilmesi gerekirken, bu aşamalar tamamlanmaksızın düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu … Uluslararası Nakliyat Petrol ve Gıda Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçlar için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Uluslararası Nakliyat Petrol ve Gıda Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış, 114. maddesinin birinci fıkrasında "Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar." ikinci fıkrasının zamanaşımının durma süresinin belirsizliğinin Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinin, 15/10/2009 tarihli ve E:2006/124, K:2009/146 sayılı kararı ile iptal edilmesinden sonra 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle yeniden düzenlenen halinde ise "Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz." düzenlemelerine yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ Esasları" başlıklı 93. maddesinde; tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikaların ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği; aynı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunan "Tebliğ Evrakının Teslimi" başlıklı 102. maddesinde, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliğinin tebliğ alındısına yazılarak altının beyanı yapana imzalattırılacağı, imzadan imtina ederse tebliği yapanın bu ciheti şerh ve imza ederek tebliğ edilemeyen evrakın çıkaran mercie iade olunacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran mercii tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı ve son fıkrasında da, yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyeti taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vazedilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırmak suretiyle tespit olunacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda, anılan mükellef tarafından asıl borçlu … Uluslararası Nakliyat Petrol ve Gıda Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen ihraç kayıtlı faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge niteliğinde olduğunun belirtildiği, 12/07/2010 ilâ 20/07/2010 tarihleri arasında düzenlenen yirmi adet fatura nedeniyle haksız ve yersiz indirim konusu yapılan 812.000,00-TL matrah kabul edilmek suretiyle … tarih ve … sayılı takdir komisyonu kararı dayanılarak asıl borçlu şirket adına 2010/Temmuz dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin tarhedildiği, asıl borçlu şirketin mükellefiyetinin 19/10/2012 tarihi itibarıyla re'sen terk ettirildiği, şirket adına düzenlenen ihbarnamenin kanuni temsilcisi …'ın ikametgah adresine tebliğe çıkarıldığı ve tebliğ evrakının bilinen adreste tebliğinin mümkün olmadığından bahisle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca …'ın kapısına tebliğ pusulası yapıştırılmak suretiyle ihbarnamenin mahalle muhtarına bırakıldığına ilişkin tebligatı yapan yoklama memuru ve mahalle muhtarı tarafından 07/12/2016 tarihli tutanak düzenlendiği, borcun ödenmemesi üzerine şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilmesine rağmen bu ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı, yapılan malvarlığı araştırmasında tespit edilen şirket adına kayıtlı iki adet gayrimenkulün şirketin borcunu karşılayamayacağının tespit edildiğinden bahisle ilgili dönem kanuni temsilci olan davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, asıl borçlu şirket adına, 2010/Temmuz dönemi için katma değer vergisi tarh edilmesine ve vergi ziyaı cezası kesilmesine dair ihbarnamenin vergilendirmeye ilişkin bir belge olmasına rağmen yapılan tebligatın Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre değil, Tebligat Kanunu uyarınca gerçekleştirilmesi nedeniyle ortada usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ihbarnameden söz edilemeyeceğinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesi uyarınca tarh ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olması şartının gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği, bu nedenle tarh zamanaşımına uğrayan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin tahsili talebiyle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından davanın kabulüne yönelik Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.