T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3181
Karar No : 2023/1689
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Metal ve Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016 yılının Ağustos ve Eylül dönemine yönelik olarak ihtirazi kayıtla verdiği beyannameler de gözetilerek 2016 yılının Ağustos ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında sahte belge düzenleme yönünden devam eden vergi incelemesi üzerine düzenlenen vergi tekniği raporunda, sahte fatura düzenlediği neticesine varılması için yeterli ve somut veri bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerinden yararlandırılması yönünde işlem tesis edilmesinin önerildiği ancak sahte belge kullandığından bahisle tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak dava konusu tarhiyatın yapıldığı ve özel usulsüzlük cezasının kesildiğinin anlaşıldığı olayda, davalı idarece 23/09/2019 tarihli yazıyla verilen sürede davacı tarafından 7143 sayılı Kanunun 5. maddesinin 9. fıkrası hükümlerinden yararlanılarak katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunulduğu dikkate alındığında, aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında, katma değer vergisi yönünden matrah artırımında bulunan mükelleflere katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı hüküm altına alındığından yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, vergi inceleme raporunun sonuç kısmının 5.4 bölümünde mükellef kurumun ihtirazi kayıtla beyannamelerine ilişkin olarak devam eden dava sürecinin mükellef lehine sonuçlanması halinde 4.4.3 bölümündeki tarhiyatların geçerli olacağı, mükellef aleyhine sonuçlanması halinde ise mükerrer vergi ve cezaya mahal vermemek üzere tarhiyatlardan mükellefin ihtirazi kayıtlı verdiği kısım kadar terkin yapılacağı ifade edildiğinden Mahkemelerince verilen ara kararıyla terkin işlemi yapılıp yapılmadığı ve konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, davalı idarece önerilen tarhiyatlardan mükellefin ihtirazi kayıt ile verdiği kısımının düzeltme fişileri ile terkin edildiği anlaşıldığından konusuz kaldığı gerekçesiyle dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin ihtirazi kayıtla verilen beyannamelerden kaynaklanan kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, diğer kısmı ile özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından yapılan matrah artırımının 7143 sayılı Kanunun 5. maddesinin 9. fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.