T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3192
Karar No:2023/3441
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Adana ilinde kurulması planlanan 6,00 MWm/5,676 MWe gücündeki Sude Hidroelektrik Santral (HES) projesi ile ilgili olarak tesis tamamlama süresinin uzatılması talebinin reddi ile Sude HES projesine verilen … tarih ve … sayılı üretim lisansının iptal edilmesine, bu çerçevede 288.000,00-TL tutarlı teminat mektubunun irat kaydedilmesine, davacı şirketin ve şirket ortaklarının lisans iptal tarihi itibarıyla 3 yıl süre ile yasaklı sayılmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 24/11/2016 tarih ve E:2016/2651, K:2016/3867 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 04/02/2015 tarih ve 29257 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin Geçici 15. maddesinde yapılan değişiklik çerçevesinde davacı şirketin, "1- Üretim tesisinin kurulacağı sahanın lisans sahibi tüzel kişinin mülkiyetinde olmaması hâlinde, söz konusu sahanın mülkiyet veya kullanım hakkını elde etmek, 2- Kurulması planlanan üretim tesisine ilişkin imar planlarını onaylatmak, 3- Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında alınması gerekli olan kararı almak" şeklinde 3 yükümlülüğünün bulunduğu;
Davacı şirket tarafından, tesise ait "ÇED Yönetmeliği Kapsam Dışı Belgesinin" alınmış olduğu; söz konusu sahanın mülkiyet veya kullanım haklarının elde edilmesi yükümlülüğü kapsamında, proje sahasında özel mülkiyete konu taşınmazların ve orman nitelikli taşınmazların bulunduğu, özel mülkiyete konu taşınmaz malların kullanım hakkının elde edilmesi işlemlerinin davalı idare tarafından yürütüldüğü, davacı tarafından süresi içerisinde konuya ilişkin başvurunun yapıldığı, üretim tesisi sahasında kalan özel mülkiyete ait taşınmazlarla ilgili olarak … tarih ve …-… sayılı Kurul kararı ile kamulaştırma kararının alındığı, Bakanlar Kurulu'nun 02/01/2014 tarih ve 2014/5782 sayılı kararı ile söz konusu taşınmaz mallar hakkında acele kamulaştırma kararı verildiği, davalı idare tarafından davacı şirkete yazılan … tarih ve … sayılı yazı ile proje kapsamında kalan taşınmaz malların kamulaştırma işlemlerine devam edilebilmesi için teminat mektubunun ibraz edilmesinin istenildiği, davacı şirketçe, istenilen teminat mektubunun ibraz edilmemesinden dolayı kamulaştırma işlemlerine devam edilemediği; orman nitelikli taşınmazların kullanım hakkının elde edilmesi ile ilgili işlemlerin ise, davacı şirket tarafından yürütüldüğü, davacı şirket tarafından söz konusu yatırımın yapılacağı bölgedeki Orman İşletme Müdürlüğü'ne başvuru yapılarak süresi içerisinde orman ön izninin alındığı, akabinde davacı şirket tarafından düzenlenen 28/03/2013 tarihli dilekçe ile 70.569,15 m2'lik ormanlık alandan kesin izin talep edildiği, Niğde Orman İşletme Müdürlüğü'nce dosyasında yapılan inceleme neticesinde talebe ilişkin hizmet gideri ve harita bedellerinin yatırılması, aksi takdirde izin talep dosyasının iade edileceği hususunda … tarih ve … sayılı yazı ile davacı şirkete bildirim yapıldığı, söz konusu yazının 20/07/2013 tarihinde tebliğine rağmen davacı tarafından söz konusu bedeller yatırılmadığından, dosyasının iade edildiği, aradan geçen sürede davacı tarafından düzenlenen 05/02/2016 tarihli dilekçe ile müracaata ilişkin iş ve işlemlerin devam ettirilmesi talebinde bulunulduğu, Kayseri Orman Müdürlüğü tarafından tesis edilen … tarih ve … sayılı yazı ile, süreç içinde değişen mevzuat ve yönetmelikler çerçevesinde talep dosyasında tespiti yapılan eksiklikler belirtilerek yeniden müracaat edilmesi konusunda davacı şirkete bildirim yapıldığı, söz konusu bildirim yazısının davacı şirketin tebligat adresinde bulunamadığı gerekçesiyle talep dosyasının Bölge Müdürlüğü'ne iade edildiği, süreç sonunda orman nitelikli taşınmazların kullanım hakkının elde edilme işleminin tamamlanması için gerekli olan orman kesin izinlerinin alınmadığı; davacı şirket tarafından, "orman kesin izinlerinin ve kati proje tasdik işlemlerinin gecikmesi sebebiyle mevzi imar planı yapılamadığı" hususunun iddia edildiği, orman kesin izinlerinin yukarıda aktarılan süreç sonunda elde edilemediği, Su Kullanım Hakkı Sözleşmesi çerçevesinde tasdik edilmesi gereken kati proje tasdik işlemlerine ilişkin olarak ise, davacı şirket tarafından Devlet Su İşleri 6. Bölge Müdürlüğü'ne Sude HES projesine ait yalnızca inşaat projelerinin ve hesap raporlarının sunulduğu, jeoloji, elektrik ve makine projeleri ile hesap raporlarının sunulmadığı, onaya sunulan inşaat projelerinin de, o dönemde yürürlükte olan 2010/16 sayılı Genelgeye uygun olmadığı için herhangi bir işlem yapılmadığı, bilahare dava konusu Kurul kararı ile davacı şirketin lisansının iptal edilmesi üzerine, "Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ile davacı şirket arasında imzalanan … tarih ve … yevmiye numarası ile Ankara 43. Noterliği tarafından tasdik edilen Su Kullanım Hakkı Anlaşması'nın iptal edildiği, bu hususun … tarih ve … sayılı yazı ile davacı şirkete bildirildiği, proje onay sürecinin de bu şekilde sonuçsuz kaldığının görüldüğü;
Bu durumda, Sude HES projesini kapsayan alana ilişkin kamulaştırma işlemlerinin tamamlanamaması, mevzi imar planının yapılması için gerekli olan kesin orman izinlerinin alınamaması, Su Kullanım Hakkı Sözleşmesi çerçevesinde tasdik edilmesi gereken proje ve hesapların tasdik edilmemesi ve davacı şirketin süre uzatım talebi tarihi itibarıyla söz konusu başvuruların hâlen sonuçlandırılamaması işlemlerinde idarelerin gecikmeye sebebiyet verecek bir eyleminin bulunmadığı, aksine söz konusu işlemlerde mâkûl süreyi aşan gecikmelerde, bu durumdan etkilenen davacı tarafın gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve kayıtsız kaldığı, öte yandan, kamulaştırma işlemlerinin tamamlanabilmesi için davacı tarafa adi posta yoluyla gönderilen teminat mektubu istenilmesine ilişkin yazının davacı şirkete tebliğ edilmediği kabul edilse dâhi, bu yükümlülükten bağımsız olarak yerine getirilmesi gereken diğer yükümlülüklerin davacı tarafından yerine getirilmediğinin sabit olduğu, dava konusu olayda mücbir sebep olarak kabul edilecek bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, lisansı iptal edilen tesiste %35 civarında ilerleme sağlandığı, bu derece bir ilerleme olan tesisin lisansının kamu yararı gereği iptal edilmemesi gerektiği, yapılan yatırım harcamaları dolayısıyla kendilerinin kusuru ve özensizliği nedeniyle tesisin bitirilememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, DSİ'nin proje onayı olmadan kamulaştırma ve imar planlarının yapılması ile arazinin kullanımın elde edilmesinin mümkün olmadığı, proje ve eklerinin lisans iptaline kadar DSİ 6. Bölge Müdürlüğü'nce onaylanmadığı, eksiklikler nedeniyle proje dosyası beklemeye alındıysa bile eksikliklerin şirkete bildirilmediği, tesisin tamamlanmama nedeninin yükümlülüklerini yerine getirmek için yaptığı başvuruların idarelerdeki gecikmelerden kaynaklandığı, bu durumun mücbir sebep değerlendirilerek sürenin uzatılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan …TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 10/07/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.