T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3238
Karar No : 2023/2488
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Taşıt Sürücüleri Kursunun kapatılmasının uygun bulunarak İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının iptaline dair Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle davacı hakkında PKK/KCK Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan devam etmekte olan bir yargılamanın olduğu ve yine bu kapsamda tutuklu bulunduğu, davacının kurucu temsilcisi ve müdürü olduğu kurs için alınması gereken İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatını alma şartlarını kaybettiği, suçun niteliği ve davacının konumu dikkate alındığında işletmekte olduğu özel öğretim kurumunu amacı dışında kullandığının kabulü gerektiği, davacının kurucu temsilcisi ve müdürü olduğu Özel … (…) Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursunun kapatılması uygun bulunarak İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ..'IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile eklene "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 5. bendinde "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." ; 07/04/2015 tarih ve 29319 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6637 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle eklenen ifadedeki şekliyle Geçici 8. maddesinde ise, "İvedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idarî yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3'üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, ilk inceleme hususları; görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülebilir bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, Kanun'un 3. ve 5. maddesinde belirtilen hususların bulunup bulunmadığı şeklinde sayılmış; 15. maddesinde ise ilk inceleme üzerine verilecek kararlar belirtilmiştir.
Bu Kanun hükümlerine göre, İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde 07/04/2015 tarihinden itibaren kanun yolu aşamasında istinaf yoluna başvurulacağı, ancak ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurularında, İdare Mahkemesi kararını bozması durumunda, uyuşmazlığın esasını incelemeksizin dosyayı ilgili İdare Mahkemesi'ne göndereceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, ilk inceleme hususlarında sorun görülmeksizin, mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi hâlinde, Danıştay tarafından incelenebileceği hususunun düzenlendiği görülmektedir.
Dolayısıyla söz konusu düzenlemenin dar yoruma tâbi tutulması gerekmektedir. Bu nedenle, Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderdiği ve kesin olarak karar verdiği; bu tür ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı farklı bir yargılama usûlünün kabul edildiği (temyiz incelemesinin kapatıldığı) dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararının ilk inceleme konuları yönünden bozulmasıyla birlikte işin esası hakkında İstinaf tarafından bir karar verilerek uyuşmazlığın sonlandırılması İstinaf yargılamasından beklenen amaca da uygun düşmektedir.
... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup; ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurularında, İdare Mahkemesi kararının bozulması durumunda, uyuşmazlığın esası incelemeksizin dosyanın ilgili İdare Mahkemesi'ne gönderileceği kuralı karşısında; temyiz incelemesi aşamasında yeniden davanın süre aşımı yönünden değerlendirilmesinin yerinde olmadığı, aksi durumun istinaf incelemesinden beklenen amacı da gerçekleştirmeyeceği gerekçesiyle Dairemiz tarafından davanın esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı tarafından, kurucusu temsilcisi ve müdürü olduğu … Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursunun, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup; ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla işin esası yönünden değerlendirme yapmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine anılan karara karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Anılan karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 11. maddesinin dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan halinde; “İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, ilk inceleme hususları; görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülebilir bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, Kanun'un 3. ve 5. maddesinde belirtilen hususların bulunup bulunmadığı şeklinde sayılmış; 15. maddesinde ise ilk inceleme üzerine verilecek kararlar belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un uygulanmasında süre aşımı kamu düzenini ilgilendiren bir nitelik taşıdığından, yargılamanın her aşamasında davanın taraflarınca ileri sürülebileceği gibi idari yargı yerlerinin de önlerine gelen davanın yetkili yargı yerinde açılıp açılmadığını re'sen (kendiliğinden) araştırmaları gerekir. Bu nedenle ve öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı tespit edilerek buna göre karar verilmesi gerekir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının kurucu temsilcisi ve müdürü olduğu Mesa Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu'nun iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile çalışma izninin Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'ünün … tarih … sayılı işlemiyle iptal edildiği, davacının söz konusu işlemleri 15/06/2017 tarihinde öğrendiği - bu durum davacı beyanı ile de sabittir- bu işlemlere karşı 14/08/2017 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı'na itirazda bulunulduğu, yapmış olduğu itiraza Bingöl Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısıyla cevap verildiği, anılan cevabın davacıya 22/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, anılan işlemlerin iptali istemiyle, 09/11/2017 tarihinde … İdare Mahkemesi'ndedava açtığı, anılan Mahkemece … tarih ve E: …, K: … sayılı kararla dilekçenin reddine karar verildiği, kararının davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali işleminin iptali istemiyle 15/12/2017 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; dava konusu işlemin davacı tarafından 15/06/2017 tarihinde öğrenildiği, dava açılmayıp işleme karşı 14/08/2017 tarihinde yani öğrenme tarihinden itibaren 60'ıncı günde Milli Eğitim Bakanlığı'na itiraz edildiği, yapılmış olan itiraza Bingöl Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce … tarih ve … sayılı işlemle cevap verildiği, bu cevabi yazının davacıya 22/09/2017 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine de bu defa 09/11/2017 tarihinde yani yazının tebliğ tarihinden itibaren 48 gün geçtikten sonra dava açıldığı görülmektedir.
Olayda; davacının söz konusu idare işlemine karşı itiraz edebileceği, itirazın dava açma süresini durduracağı, idarenin cevap vermesi durumunda dava açma süresinin kaldığı yerden devam edeceği kuralı dikkate alındığında; davacının Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'nün 23/03/2017 tarih 000803 sayılı işlemini öğrendiği tarihten itibaren dava açmayıp 60'ıncı günde Milli Eğitim Bakanlığı işlemine karşı itirazda bulunduğu böylece dava açma süresinin durduğu, itiraza karşı idarece verilen cevabın 22/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, dava açma süresinin bu tarihten itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmesi üzerine idareye 60'ıncı günde başvuru yapıldığından, idarenin cevabının tebliğ tarihi olan 22/09/017 tarihinde -yani tebliğ edildiği gün- dava açılması gerekirken bu tarihten çok sonra açılan davanın esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece işin esası yönünden inceleme yapılmak suretiyle davanın reddine karar verildiği, anılan karar karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine karar verildiği görüldüğünden; temyizen incelenen kararda süre aşımı bulunduğundan sonucu itibariyle hukuka uygun olan kararın gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yer alan gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 28/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.