T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3300
Karar No:2023/4728
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Konya ve civarında yasa dışı yollardan ... A.Ş. adı altında örgütlenen şirketlere karşı 2014-2015 yılları arasında kayıt tutma işlemlerini yapmadığı ve yapılmasına engel olduğu iddiasıyla Sermaye Piyasası Kurulu'nun (Kurul) ağır hizmet kusuruna dayalı eylemlerinden dolayı uğranıldığı ileri sürülen zarar karşılığı 999.950.000,00-TL maddi, 7.044.997.999,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davacı tarafından Kurul'un söz konusu şirketin faaliyette bulunduğu sürede denetim ve gözetim görevini yerine getirmediğinden dolayı zarara uğranıldığının ileri sürüldüğü, davacı tarafından benzer taleplerle bahsi geçen şirket ve diğer bazı şirketlerle ilgili davalı idare aleyhine açılan çok sayıda dava olduğu (... İdare Mahkemesi E:... , ... İdare Mahkemesi E:... , ... İdare Mahkemesi E:... , ... İdare Mahkemesi E:... , E:... , ... İdare Mahkemesi E:... , E:... , E:... , ...) dikkate alındığında davacının söz konusu şirket ile ilgili olarak iddia olunan denetim ve gözetim görevinin ihlâline ilişkin idari işlem veya eylemleri 2007 yılı itibarıyla öğrenmiş olduğunun açık olduğu, belirtilen tarihten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ilgili maddelerinde öngörülen süreler içerisinde yapılması gereken idari başvurunun bu süre geçirildikten çok sonra 02/09/2015 tarihinde aynı gerekçelerle yeni bir miktar belirlenerek yapıldığı, bu başvurunun zımnen reddi sonrası açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme imkânı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim davacının aynı konu ve sebebe ilişkin olarak aynı taleple açtığı davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla reddi üzerine yapılan temyiz başvurusunun Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 03/12/2019 tarih ve E:2018/1474, K:2019/4013 sayılı kararı ile onandığı belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa'da yatırımcıların bütün haklarının teminat altına alındığı, Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal hukuk devleti olduğundan bahsedildiği, Kurul'un şirketlerin yaptığı bütün yolsuzluklara göz yumması ve seyirci kalmasının hukuk devleti ve Anayasa ile bağdaşmadığı, Kurul tarafından yasa dışı yollardan Holding A.Ş. adı altında örgütlenen şirketlere karşı gerekli önlem ve tedbirlerin alınmadığı, kayıt tutma ve kayıt altına alma işlemlerinin 2014 ve 2015 yıllarında yapılmadığı ve yapılmasına engel olunduğu, Mahkeme kararında belirtilen Ankara İdare Mahkemesi'nde kaydı bulunan dosyalarla illiyet bağı bulunmadığı, para miktarları ve davanın konusunun birbiriyle uyuşmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Davacının adli yardım istemi ilk derece Mahkemesi'nce kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.