T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/332
Karar No:2023/3304
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği Mali Programlar Dairesi Başkanlığı'nca gerçekleştirilen "Malatya Kuru Kayısı Lisanslı Deposu ve Borsası Kurulması" işine ait ihalesine ilişkin olarak davacı şirket tarafından, teklifinin başarısız sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile 19/06/2020 tarihli itirazın reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; dava konusu edilen davacı şirketin teklifinin başarısız bulunmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin 06/11/2019 tarihinde davacı şirkete elektronik posta yolu ile tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından 07/11/2019 tarihinde davalı idareye yapılan başvuru içeriğinden de işlemden haberdar olduğunun görüldüğü, davacı şirket tarafından 18/11/2019 tarihli dilekçe ile 19/12/2019 tarihinde davalı idareye itiraz başvurusunda bulunulduğu, itirazın … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedildiği ve aynı gün şirkete elektronik posta yolu ile gönderildiği, davacı şirketin 26/11/2019 tarihli başvurusunda itirazın reddine ilişkin işlemden haberdar olduğunun net bir şekilde görüldüğü, bu hâliyle davacı şirketin en geç 26/11/2019 tarihinde 19/11/2019 tarihli itirazının reddedildiğinden haberdar olduğunun anlaşıldığı, davacı şirketin 19/06/2020 tarihli başvurusunun ihaleye ilişkin itirazları içerdiği, bu hâliyle anılan başvurunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında olduğu, ivedi yargılama usulüne tabi olan davalarda 11. madde hükümlerinin uygulanamayacağı,
Bu durumda, davacı şirketin, teklifinin başarısız bulunmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemden en geç 07/11/2019 tarihinde haberdar olduğunun kabulü ile bu tarihten itibaren 30 gün içerisinde dava açılması gerekirken, 09/07/2020 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihale sürecine ilişkin olarak davalı idareye yapılan müracaatlara ve itirazlara ilişkin olarak olumsuz cevap verildiği, ihalenin, AB katılım öncesi katılım yardım aracı olarak düzenlendiği, AB kapasite gelişimi için ülkelere bütçe ayrıldığı, bu bütçeye AB’nin %85 ve Hazine’nin % 15 katkı sağladığı, kriterlerin AB tarafından belirlendiği, bu çerçevede “kamu alımı” yapıldığı ama bunun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na tabi olmadığı, ihalenin EKAP’ta yayınlanmadığı, yoğun prosedür ve bürokratik sürecin bulunduğu, bu çerçevede tek karar mercilerinin kendilerinin olmadığı, AB Komisyonu adına Türkiye Delegasyonu'nun karar verdiği, tâbi olunan prosedürler ve sıkı şekil şartları nedeniyle belli başlı firmaların işin tekniğini bilmeleri sebebiyle ihalelere katılabildikleri iş bu ihale bakımından da başvuru belgeleri ekinde verilen belgelerde uyumsuzluk olması sebebiyle AB Delegasyonu'na ibraz edemedikleri ve bu nedenle itirazlarının reddedildiği, bu çerçevede Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu nezdinde itiraz etme haklarının bulunduğunun davalı idarece belirtildiği, itiraz sürecinin devam etmekte olduğu davalı davalı idare tarafından da kabul edildiği, Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu’na müracaatlarda bulunulduğu, Delegasyon tarafından, Avrupa Birliği'nin rolünün sadece finansman koşullarının karşılanıp karşılanmadığını kontrol ile sınırlı olduğu, sözleşme makamı olan davalı idarenin ihale prosedürünün sonuçlarına karar verme yetkisini haiz olduğu, Avrupa Komisyonu’nun sözleşme makamı olan davalı idare kararını değiştirme yetkisinin olmadığı, itirazlarının davalı idareye yapılması gerektiği, Komisyon'un sözleşme makamı olmaması sebebiyle ihale prosedürüne ve ihtilaflara müdahale yetkisinin olmadığının belirtildiği, bugüne kadar yapılan itirazların sürüncemede bırakıldığı ve yanlış bilgilendirme ve yönlendirme yapılarak mağduriyete uğratıldıkları, davalı idarece eylemli olarak ihaleye itiraz sürecini devam ettirdikleri ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının iddia etiği yönde herhangi bir beyanlarının bulunmadığı, projenin IPA kapsamında Avrupa Birliği'nce müştereken finanse edilmesi karşısında değerlendirme sonuçlarının önceden onay için Avrupa Komisyonu'na sunulduğu, davacının kendi takdirine bağlı olarak, Bakanlık karar ve bildirimlerine karşı ilgili merciilere başvuru hususunda serbest olduğu belirtilmiş olup, kendisine başkaca herhangi bir beyanda bulunulmadığı, hukuki bir zorunluluk bulunmamasına karşın ilgili ihalenin EKAP’ta yayınlandığı, davacı tarafından 18/11/2019 tarihli dilekçesi ile 19/11/2019 tarihinde yapılan itiraza 22/11/2019 tarihinde, 26/11/2019 tarihli aynı konudaki ikinci itirazına 19/12/2019 tarihinde, son olarak 19/06/2020 tarihli aynı konudaki üçüncü itirazına ise 01/07/2020 tarihinde cevap verildiği, davacının ikinci ve üçüncü itiraz başvurularının dava açma süresini canlandırmayacağı, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu nezdinde yapılan itirazın da bahsi geçen Delegasyonun, idari açıdan Bakanlığın üst makamı olmadığı, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacı şirketin tüm itiraz ve müracaatlarını ilgili mevzuat, kurallar ve ihale dokümanlara uygun olarak yapması gerektiği, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.