T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3549
Karar No : 2023/2099
TEMYİZ EDENLER:
1- (DAVACI): … Petrol Madencilik Nakliye İnşaat Araç Servisliği Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, hesaplarını komisyon karşılığı kullandıran ve kaçak akaryakıt ticareti yapan kişilerden banka hesaplarına yapılan para transferlerinin belgesiz akaryakıt ticaretine ilişkin olduğu kabul edilerek, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 2014 yılının Ocak ilâ Mart ve Haziran dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı, olayda, vergi tekniği raporları ile, hesaplarını komisyon karşılığı kullandırdıkları ve kaçak akaryakıt ticareti yaptıkları tespit edilen kişilerden gelen paraların ticari mal alım satımına ilişkin olmadığı hususunu ispat külfetinin davacı şirkete ait olduğu, şirket yetkilisince gerek vergi incelemesi, gerek yargılama aşamasında hesaplara gelen paralara ilişkin herhangi bir bilgi-belge ibraz edilmediği gibi itibar edilebilir bir iddiada da bulunulmadığı, bu durumda, yapılan ödemelerin belgesiz akaryakıt alım satımına ilişkin olduğunun kabulü gerektiğinden, akaryakıt işi yapan davacı şirket yetkilisinin hesaplarına gelen paraların satış tutarı olarak kabul edilmesi suretiyle re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı; hesaplara gelen paralara ilişkin akaryakıt satışları nedeniyle düzenlenmesi gereken faturaların düzenlenmediği somut olarak ortaya konulduğundan, dava konusu özel usulsüzlük cezasında da hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın, bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatlarına ilişkin hüküm fıkrasının hukuka uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararın anılan kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı; özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı yönünden ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için özel usulsüzlük cezası kesileceğinin belirtildiği, söz konusu hüküm uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için öncelikle maddede belirtilen belgelerin verilmediğinin ve alınmadığının belirlenmesi ve bu belgeleri vermeyen ve almayanların saptandığına ilişkin hukuken geçerli bir tespitin mevcut olması gerektiği, olayda ise böyle bir tespitin mevcut olmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulü ile özel usulsüzlük cezasının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, sadece akaryakıt işi yapmadıkları, ticari nakit sıkıntısı nedeniyle hesaplarına gelen paraların kaçak akaryakıt ticaretine ilişkin olduğuna dair somut tespit bulunmadığı, varsayıma dayalı subjektif değerlendirmelerle işlem tesis edildiği, ispat külfetinin kendilerine yüklenemeyeceği; davalı idarece, kayıtdışı akaryakıt ticaretine yönelik olarak şirket yöneticisinin banka hesaplarına gelen ve bu hesaplardan gönderilen tutarlara ilişkin herhangi bir belge düzenlenmediğinden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların herbirine her bir belge için maddede belirtilen tutar veya oranda özel usulsüzlük cezası kesilebileceğinin düzenlendiği, bu düzenleme ile mükelleflerin vergisel işlemlerinin kayıt ve belge düzenine uygun yürütülmesi; vergi kaçak ve kayıplarını önlemek suretiyle vergi adaletinin sağlanması amaçlanmıştır.
Kanun'un açık düzenlemesi gereği, belge düzenlenmesini veya alınmasını gerektiren bir işlemde, belge verilmediğinin veya alınmadığının, düzenlenen belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verildiğinin tespit edilmesi halinde zamanaşımı süresi içinde özel usulsüzlük cezası kesilmesi gerekmektedir.
Olayda, davacının hesaplarına gelen paraların kaçak akaryakıt ticaretine ilişkin olduğu, yapılan ödemelerin belgesiz akaryakıt alım-satımına ilişkin olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verildiği, Dairemizce de onanmakla Vergi Usul Kanunu'nun 353 maddesinin 1. fıkrasında belirtilen fiilin gerçekleştiği, düzenlenmeyen ve verilmeyen bir belgenin kime verilmediğinin tespitinin de normal hayat şartlarında mümkün olmaması karşısında işbu fiilin karşılığı idari para cezasının da reddi gerektiğinden kararın iptale ilişkin bu kısmının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.