T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3608
Karar No : 2023/2743
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Madencilik ve Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Uşak İli, Karahallı İlçesinde …Sicil nolu II (a) grubu maden (kalsit) işletmeciliği yapan davacı şirkete 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 7. fıkrası ve 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 58.497,50-TL idari para cezası verilmesine ilişkin tesis edilen Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün …tarih ve …sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava dosyasında yer alan ve davacı şirkete ait tesis yetkilisi tarafından da imzalanan tutanağın, 26/12/2016 tarihli Mahallinde Tetkik ve Değerlendirme Raporu'nun, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … tarih ve …soruşturma no'lu dosyasının ve fotoğrafların değerlendirilmesinden; davacı şirkete ait maden sahasında 1445 ton kalsit üretiminin yapıldığı, ancak 09-12/12/2016 tarihinde yapılan tetkikler esnasında sahada sadece 500 ton kalsitin bulunduğu, mevzuat gereği terk talebinde bulunacak ruhsat sahibinin, sahasında gerekli emniyet tedbirlerini almakla yükümlü olduğu, nitekim Sivaslı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın …tarih ve …soruşturma no, …Karar numaralı kararında da belirtildiği şekliyle sahada bulunmayan 945 ton (30-35 kamyonluk) kalsitin, şirket yetkililerinin haberi olmaksızın götürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşıldığından, bu şekliyle davacının 945 ton kalsit sevkiyatının davalı idareye bildirmemesi nedeniyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/4 maddesi gereği 3.685,50-TL ve ayrıca gerçekleştirilen üretimin yine davalı idareye bildirilmemesi nedeniyle 3213 sayılı Kanunun 10. maddesi gereği 54.812,00-TL olmak üzere toplamda 58.497,50-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, terk talebinde bulunurken idareye 1445 ton kalsit stoğu olduğunun bildirildiği, gerçek dışı veya yalan bildirim olmadığı, denetim esnasında tespit edilen 500 ton haricinde geriye kalan kalsit madeninin kimler tarafından ne amaçla saha dışına taşındığının bilinmediği, konu ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğu, bahse konu kalan miktarın kendileri tarafından saha dışına çıkarılmasının veya satılmasının mümkün olmadığı, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 3.685,50-TL idari para cezası verilmesine ilişkin davanın reddine dair Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yönünden bozulması, diğer kısmının ise gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket yetkilileri tarafından, davaya konu kalsit işletme ruhsat sahasına ilişkin olarak davalı idareye 13/10/2016 tarihinde terk talebinde bulunulmuş, terk talebine istinaden işletme ruhsat sahasında 09-12/12/2016 tarihinde yapılan tetkikler esnasında tutulan tutanakta, "... Gösterilen ocağın yanında 500 ton yaklaşık olarak kalsit stoğu mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ruhsat sahasında FBF ve SBF'de beyan edilen 1445 ton stoğun kimler tarafından alındığı bilinmeyen nedenlerden dolayı sahada büyük bir kısmının olmadığını yeni öğrendikleri hususunda beyanda bulunulmuştur." ifadelerine yer verilmiş ve tutanak şirket yetkilisi T.C. tarafından imzalanmıştır.
09-12/12/2016 tarihli tetkikler sonrasında tanzim edilen 26/12/2016 tarihli Mahallinde Tetkik ve Değerlendirme Raporu'nda, maden sahasında gerçekleşen yıllık üretim miktarının; 2012 yılında üretimin olmadığı, 2013 yılında 45 ton, 2014 yılında 935 ton, 2015 yılında 465 ton üretimin olduğu, 2016 yılında üretimin olmadığı tespit edilmiş; kullanılan sevk fişlerinin seri numaralarının incelenmesinden; 2012 yılında, ... seriden ...-... no'lu fişlerle 14/04/2012-16/04/2012 tarihleri arasında 1.025,00 ton, 2013 ve 2016 yıllarının tamamı dahil denetimin yapıldığı tarihe kadar sevkiyatın olmadığı tespit edilmiş, raporun değerlendirme kısmında, "...Söz konusu sahada yaklaşık 500 tonluk kalsit stoğu bulunduğu, ruhsat sahasının talebi doğrultusunda terk edilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığı heyetimiz görüşüdür. 2015 yılı SBF ve FBF'da dönem sonu stoğu 1145 ton olarak beyan edilmiştir. 2016 yılında herhangi bir üretim ve satışın olmadığı beyan edilmiştir. Ancak mahallinde yapılan tetkikte sahada 1445 ton stok yerine yaklaşık 500 ton stoğun bulunduğu tespit edilmiştir. Ruhsat sahibi vekili T.C.'nin söz konusu stoğun kimler tarafından alındığını bilmediklerini, sahadaki stoğun büyük bir kısmının olmadığını yeni öğrendiklerini beyan etmiştir." şeklinde açıklama yapılmıştır.
Yapılan denetimlerde 945 ton hammaddenin eksik olduğunun tespiti üzerine davacı şirket yetkilileri tarafından 13/12/2016 tarihinde Sivaslı Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmuş, sahayla ilgili 945 ton kalsit sevkiyatının beyan edilmediğinin anlaşılması üzerine davaya konu …tarih ve …sayılı işlem ile ruhsat sahibine davaya konu 3.685,50-TL idari para cezası kesilmiş, ayrıca gerçekleştirilen üretimin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesi gereği davalı idareye beyan edilmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle 54.812,00-TL olmak üzere toplamda 58.497,50-TL idari para cezası kesilmiştir.
Yapılan soruşturma neticesinde Sivaslı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın …tarih ve … soruşturma no, …Karar numaralı kararında, "...…Madencilik San. Tic. A.Ş.'ye ait maden ocağında yaklaşık olarak 945 ton kalker talsit madeninin çalınmasıyla ilgili soruşturma işlemlerine başlanılmış ise de, iddia edilen olayın yaşandığı maden ocağından çekilen fotoğraflar ve olay yeri tespit tutanakları incelendiğinde, çalındığı iddia edilen maden miktarının çok fazla olduğu, iddia edildiği gibi söz konusu maden miktarının müşteki şirketin yetkililerinin haberi olmadan götürülmüş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bahse konu hırsızlık olayının gerçekleştiğine dair verinin bulunmadığının görüldüğü, yukarıdaki deliller ve tüm soruşturma evrakı birlikte değerlendirildiğinde, hırsızlık suçunun oluştuğuna dair yeterli delil elde edilemediği anlaşılmakla, olaya ilişkin olarak kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" karar verilmiş, anılan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karara yapılan itirazın …Sulh Ceza Mahkemesinin …tarih ve …D. İş. sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 Sayılı Maden Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanun madenlerin milli menfaatlere uygun olarak aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenler." hükmüne, aynı kanunun "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinde, "Madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan (…)(4) beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edilir. ...
Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2019-7164/10 md.) İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir." hükmüne, aynı kanunun 12. maddesinde; "Üretilen madenin sevk fişi ile sevkiyatı zorunludur. ... Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının on katı tutarında idarî para cezası verilir." hükmüne, aynı kanunun "Ruhsatın hükümden düşmesi ve terk edilen alanlarda alınacak tedbirler" başlıklı 32. maddesinde; "Ruhsat sahibi sahasında gerekli emniyet tedbirlerini almak ve sahanın son durumunu gösterir imalat haritası ve maden jeoloji haritasını Genel Müdürlüğe vermek suretiyle terk talebinde bulunabilir.
Herhangi bir nedenle hükümden düşmüş veya ruhsat hukuku yürürlükte olan sahalarda terk edilen alanlarda ruhsat sahibi gerekli emniyet tedbirlerini almak ve sahanın son durumunu gösterir teknik belgeleri Genel Müdürlüğe vermek zorundadır." hükmüne, aynı kanunun "Pasa, bakiye yığını ve cürufların muhafazası" başlıklı 36. maddesinde; "Madencilik ve müteakip safhalarındaki faaliyetler sırasında; cevher, metal veya ekonomik değer ihtiva eden, günün şartlarında teknik veya ekonomik değerlendirmesi mümkün olmayan pasa, zenginleştirme bakiye yığını ve cüruflar, çevre kirliliği açısından mahzur teşkil etmiyorsa geçirildikleri son işlemden çıktıkları şekliyle ayrı ayrı muhafaza edilir. Bu bakiye ve pasa yığınlarının miktarları, fizikî özellikleri, usulüne göre alınmış numunelerin analiz raporları ve döküm alanları, faaliyet raporları, plân ve haritalarda gösterilir.
İşletme ruhsatının herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, sahadan üretilmiş madenlerin, pasa, bakiye yığınları ve cürufların, ruhsat sahibince nakledilmesi için bu Kanunda zikredilen mücbir sebepler dışında altı aylık süre verilir. Bu süre içerisinde nakledilmeyen ve ekonomik değeri olan madenler valilik tarafından ihale edilerek satılır. Satıştan sağlanan gelir özel idareye aktarılır. Ekonomik değeri olmayan maddeler için 32 nci madde hükümleri uygulanır.
(Değişik fıkra: 4/2/2015 – 6592/18 md.) Birinci fıkraya aykırı hareket edenlere işletme ruhsat taban bedeli kadar idari para cezası verilir." hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 3.685,50-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
3213 sayılı Kanunun 12. maddesinin 4. fıkrasında, denetim ve inceleme sonucunda yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilenlere idari para cezası verileceği düzenlenmiş olup, dava konusu olayda, davacı şirket tarafından 2015 yılı SBF ve FBF'da dönem sonu stoğu 1145 ton olarak beyan edildiği, 2016 yılında herhangi bir üretim ve satışın olmadığının beyan edildiği, ancak mahallinde yapılan tetkikte sahada 1445 ton stok yerine yaklaşık 500 ton stoğun bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar, davalı idarece, davacıya 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca idari para cezası tesis ederken davacının üretimi bildirmediği gerekçesine dayanmış ise de, davacı tarafından üretimin bildirildiği ancak sevkiyatın bildirilmediği görülmektedir.
3213 sayılı Kanunun 12. maddesinin 4. fıkrasında, "üretim ve sevkiyatı bildirmeme" yaptırıma bağlanmış olup, yalnızca sevkiyatı bildirmediği anlaşılan davacı hakkında anılan düzenlemeden hareketle işlem tesis edilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu durumda, dava konusu işlemin 3213 sayılı Kanunun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 3.685,50-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf istemini reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 54.812,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
Her ne kadar, davalı idarece gerçekleştirilen üretimin Genel Müdürlüğe bildirilmediği gerekçesi ile davacı hakkında, 3213 sayılı Kanunun 10. maddesinin 7. fıkrasında yer alan "Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine" para cezası uygulanacağına ilişkin düzenlemeden hareketle para cezası verilmiş ise de, dava konusu olayda, davacının üretimi bildirdiği, sevkiyatı bildirmediği, denetim raporunda da 2015 yılı SBF ve FBF'da dönem sonu stoğu 1145 ton olarak beyan edildiği, 2016 yılında herhangi bir üretim ve satışın olmadığını beyan ettiği dikkate alındığında, davacının fiilinin anılan fıkra kapsamında değerlendirilerek yaptırım uygulanmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Bu durumda, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davanın reddi yönündeki Uşak İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı neticesi itibarıyla hukuka uygun bulunmuştur.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının;
a) Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca …-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
b) Dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca …-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 18/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.