T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3619
Karar No : 2023/4274
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : ..
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idare tarafından aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, polis memuru olarak görev yapan oğlu ...ın 10/12/2016 tarihinde, Beşiktaş-Bursaspor maçı nedeniyle görevlendirildiği İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Vodafone Arena Stadyumu yanında meydana gelen canlı bomba saldırısı sonucu yaralanmasında davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle, uğradığı manevi zarara karşılık 200.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararıyla; davacının oğlunun yaralanmasına sebep olan olayda idarenin sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 05/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İstanbul 10. İdare Mahkemesi kararının esasa ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, ancak hükmedilen manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi olan idareye başvuru tarihinin sehven, "08/12/2017" tarihi yerine, "05/12/2017" olarak gösterildiği belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun anılan yanlışlık düzeltilerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilmesinin hatalı olduğu, harçtan muaf olduklarından idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek ve düzeltilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Davanın Kısmen Kabulü, Kısmen Reddi Yolundaki İdare Mahkemesi Kararına Karşı Davalı İdarece Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddi Yönünden İncelenmesi:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevleri nedeniyle bizzat uğradıkları maddi ve manevi zararlar ile yakınlarının aynı nedenle uğradıkları maddi ve manevi zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, dava dilekçesinde, talep ettiği manevi tazminat tutarına -başlangıç tarihi belirtilmeksizin- yalnızca yasal faiz işletilmesi yönünde istemde bulunulduğu, İdare Mahkemesince, davacının polis olarak görev yaparken yaralanan çocuğu ...'ın yaralanmasında davalı idarenin sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 05/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davalı idarenin yapmış olduğu istinaf başvurusunun, Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararında hükmedilen manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi olan idareye başvuru tarihinin sehven, "08/12/2017" tarihi yerine, "05/12/2017" olarak gösterildiği belirtilerek anılan yanlışlığın düzeltilmesi suretiyle reddedildiği görülmektedir.
Ancak, polis olan ...'ın 10/12/2016 tarihinde, Beşiktaş-Bursaspor maçı nedeniyle görevlendirildiği İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Vodafone Arena Stadyumu yanında meydana gelen canlı bomba saldırısı sonucu yaralanmasında, oğlunun icra ettiği kamu görevi ile annesinin uğradığı manevi zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, bu nedenle davalı idarenin olayda kusursuz sorumluluk (mesleki risk) ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu görülmektedir.
Bu itibarla, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Hükmedilen Manevi Tazminata İşletilen Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin, davacıların ön karar başvurusunda bulunduğu tarihte yürürlükte olan halinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, miktar artırım dilekçesiyle artırılan kısım da dahil olmak üzere, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması; dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulmakla birlikte faizin başlangıç tarihine yönelik belirleme yapılmaması halinde ise davanın açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz işletilmesi, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından dava dilekçesinde yalnızca yasal faiz isteminde bulunulduğu, ayrıca yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin bir belirlemede bulunulmadığı görüldüğünden, genel hükümler kapsamında açılan bu davada, Mahkemece, hükmedilen tüm tazminat tutarına, Danıştay'ın yerleşik içtihatları gereği davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "..kararın hüküm fıkrasında yer alan '05.12.2017' ibaresinin '08.12.2017' şeklinde düzeltilmesi suretiyle başvurunun reddine,.." ibaresinin, "Kararın esasına ilişkin kısımlarına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; '... davalı idare tarafından 40.000,00-TL manevi tazminatın, davacının, davalı idareye başvuruda bulunduğu 05/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,..' ibaresinin, '..davalı idare tarafından 40.000,00-TL manevi tazminatın, davanın açıldığı 07/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,..' şeklinde düzeltilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan; "..kararın hüküm fıkrasında yer alan '05.12.2017' ibaresinin '08.12.2017' şeklinde düzeltilmesi suretiyle başvurunun reddine,.." ibaresinin, "Kararın esasına ilişkin kısımlarına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; '... davalı idare tarafından 40.000,00-TL manevi tazminatın, davacının, davalı idareye başvuruda bulunduğu 05/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,..' ibaresinin, '..davalı idare tarafından 40.000,00 TL manevi tazminatın, davanın açıldığı 07/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,..' şeklinde düzeltilmesine," şeklinde yukarıda belirtilen gerekçeyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istem halinde iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/07/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.