T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3653
Karar No : 2023/2105
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı adına … (…) Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Derneği
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Kamuya yararlı dernek sıfatını haiz olan davacı adına 2015 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile bağış kapsamında vergisiz olarak yurda getirilen eşyaların ticari faaliyete konu edildiğinin saptandığından bahisle tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı dernek tarafından, Suriyeli mülteciler yardım ve organizasyonu genel koordinatörü olarak görevlendirilen ...'un faaliyetleri ile dernek yönetiminin bilgisi dışında serbest dolaşıma sokulan eşyaların yardım malzemesi olarak dağıtılmadığı ve ticari faaliyete konu edildiği, dernek yönetim kurulunun bu ithalatlardan habersiz olduğu, ithalatlara ilişkin dernekte herhangi bir kaydın olmadığı, eşyaların dernek tarafından teslim alınmadığı ve herhangi bir ödeme yapılmadığı, olayın öğrenilmesinin ardından anılan şahsın koordinatörlük yetkilerinin ivedi olarak geri alındığı, dolayısıyla, davacı derneğin ...'un kendisine verilen yetkinin sınırlarını aşarak yapmış olduğu iş ve işlemlere izin veyahut icazet vermediğinin sabit olduğunun anlaşılması karşısında, yetkisiz temsilcinin yaptığı sözleşme ve hukuki işlemlerin temsil olunan dernek adına hüküm ve sonuç doğurmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, temsil yetkisinin kötüye kullanıldığı hususunu bilmesine imkan bulunmadığından, vergi kaybına neden olduğu yönünde hakkında herhangi bir tespit bulunmayan davacı dernek adına tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın süresinde açılmadığı, davacı tarafından aldatıcı iş ve işlemlerle hibe/yardım amacıyla ithal edilen eşyaların ticari faaliyete konu edildiği, komisyon marifetiyle yapılması gereken muayene işlemi sadece muayene memuru tarafından gerçekleştirildiğinden, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kamuya yararlı dernek sıfatını haiz olan davacı adına 2015 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile bağış kapsamında vergisiz olarak yurda getirilen eşyaların ticari faaliyete konu edildiğinin saptandığından bahisle tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının 11. bendinde, "yükümlü" deyiminin, gümrük yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu olan bütün kişileri ifade ettiği belirtilmiş; 17. bendinde, "beyan sahibi" deyiminden, kendi adına beyanda bulunan veya adına beyanda bulunulan kişinin anlaşılması gerektiği açıklandıktan sonra, 5. maddesinde, bütün kişilerin, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebileceği, transit taşımacılık yapan veya arızi olarak beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere, temsilcinin Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan kişiler olabileceği, temsilin, doğrudan veya dolaylı olabileceği, temsilcinin, doğrudan temsil durumunda başkasının adına ve hesabına hareket edeceği, dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket edeceği, temsilcinin, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorunda olduğu, bir başka kişi adına veya hesabına hareket ettiğini beyan etmeyen ya da bir temsil yetkisine sahip olmadığı halde, başka bir kişi adına ya da hesabına hareket ettiğini beyan eden kişinin, kendi adına ve kendi hesabına hareket ediyor sayılacağı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı, 2. fıkrasında, ithalatta gümrük yükümlülüğünde beyan sahibinin, dolaylı temsil durumunda ise, hesabına gümrük beyanında bulunulan kişinin de yükümlü olduğu; 3. fıkrasında, beyannamede kullanılan verilerin yanlış olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişilerin de gümrük vergilerinden sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacı dernek tarafından, ...'un Suriyeli mülteciler yardım ve organizasyonu genel koordinatörü olarak görevlendirildiği, hibe amaçlı olarak ithal edilecek yardım malzemelerinin gümrük işlemlerini takip için yetkiyi içerir vekaletname verildiği, bu şahıs tarafından gerçekleştirilen faaliyetler kapsamında serbest dolaşıma sokulan eşyaların hiçbirinin yardım malzemesi olarak dağıtılmadığı ve ticari faaliyete konu edildiği, olayın öğrenilmesi ile anılan şahsın yetkilerinin geri alındığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile olayın birlikte değerlendirilmesinden; davacı adına 2015 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile bağış kapsamında gümrük vergileri ödenmeden yurda getirilen eşyaların ticari faaliyete konu edildiği, usulüne uygun olarak yetki verilen ... isimli şahsın, beyannamelerin tescil edildiği ve gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihte yetkisiz olduğundan bahsedilemeyeceği, hibe amaçlı olarak ithal edilen yardım malzemelerinin amacına uygun olarak kullanılmadığının anlaşılması karşısında, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tartışmasız olup, bu itibarla davacı adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen temyize konu kararda yasal isabet görülmemiştir.
Öte yandan, bozma kararı üzerine yapılacak inceleme sonucu verilecek kararda, olayda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca para cezası kararı alınabilmesi için gereken koşulların oluşup oluşmadığı yolunda değerlendirme yapılacağı tabiidir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 13/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.