T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3681
Karar No : 2023/7891
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın hukuka, Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelere aykırı olduğu, Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen bilgilerin delil değerinin olmadığı ve gerçeği yansıtmadığı, tanık beyanının soyut ve çelişkili olduğu, tanık tarafından beyanlarının doğru olmadığının sonradan kabul edildiği, özel hayata saygı, eğitim hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ikesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık itirazı ciddi görülmeyerek, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı hakkında ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte; davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sürecinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan: '
"..Sanık ...'nun Polis Memuru olarak çalışmakta iken, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı nedeniyle KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Ankara C. Başsavcılığının cevabi yazısına göre sanığın ByLock programını; 0505... ..24 numaralı GSM hattıyla … IMEI numaralı telefon cihazı üzerinden ilk olarak 07/09/2014 tarihinden başlamak üzere kullandığı tespit edilmiştir. Sanığın kullandığı Bylock Programına ilişkin Değerlendirme ve tespit tutanağı içeriğinin incelenmesi sonucunda ID'sinin … ve kullanıcı adının … olduğu anlaşılmıştır.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından 0505.. ..24 numaralı GSM hattına ait kayıtlar celp olunmuş, sanık tarafından kullanıldığı anlaşılan … imei numaralı cihaz ile ilgili kayıtlar ve tüm dosya içeriği dikkate alınarak, sanığın 01/01/2014 ile 01/01/2017 tarihleri aralığında 19551 kez ByLock sunucuları/sistemine ait …, … ve … IP numaraları ile iletişim kurduğu tespit olunmuştur.
Bylock hakkında alınan bilirkişi raporunda, "ByLock yazılımına ve sunucularına ait IP adresine yapılan erişimlerin Baz istasyon bilgileri ile GPRS5/WAP bağlantı kayıtları baz istasyon bilgilerinin birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. “0505... ..24” numaralı telefon hattının ”…” IMEI numaralı telefon cihazına takılı olarak kullandığı zaman içeriğinde ByLock sunucuları/sistemlerine ait IP adresine 19.551 kez farklı zaman aralıkları içeriğinde iletişim ve bağlantı kurmuş olduğu, CGNAT ve GPRS/WAP baz istasyon bilgilerinin birbirleri ile eşleştiği tespit edilmiştir." şeklinde belirtilmiştir.
Sanık beyanında; 0505... ..24 numaralı hattı kendisinin kullandığını, 2014 yılında da kullandığını beyan etmiştir. Ancak Sanığa ait aile nüfus kaydı incelendiğinde babası ve oğlunun adının … olduğu, ... … adlı oğlunun doğum tarihinin 18/02/1996 olduğu, dolayısıyla sanığın oğlu ...'ün adı ve doğduğu günü kullanıcı adı olarak belirlediği değerlendirilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 gün ve 2017/956-370 sayılı ilamı, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 gün ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararı ve benzer nitelikteki kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; ByLock uygulaması global bir uygulama görüntüsü altında münhasıran bir kısım FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğu ve gizliliği sağlamak amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı kabul edilmiştir.
Buna göre sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme aracı olan Bylock uygulamasını adına kayıtlı hat üzerinden yükleyip kullandığı hususu, hem teknik verilerle (bylock değerlendirme ve tespit tutanağı, CGNAT kayıtları, HTS ve İMEİ kayıtları, bilirkişi raporu) ve hem de bylock tespit tutanağı içeriğindeki verilerin sanığın kişisel ve ailevi bilgileriyle uyumlu olması, BTK'dan gelen sanığın kullandığı GSM hatlarının takılı olduğu cihazların bildirilen İMEİ numaralarının sanığın Bylock kullandığı telefonların İMEİ numaralarıyla aynı olması hususlarıyla sabit olmuştur.."tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.