T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3699
Karar No : 2023/2244
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Devlet Su İşleri 21. Bölge Müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının, 2016 yılında görevlendirildiği ve yaklaşık 18 ay çalıştığı Söke Aşağı Büyük Menderes Nehri Yan Kolları ve Yatak Islahı İnşaatı İşinde kendisine maddi menfaat sağlamak amacıyla hileli kantar fişleri düzenleyerek yüklenici firmaya haksız ödeme yapılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, kendisine sağlanan maddi menfaat karşılığında, alt yüklenici firma tarafından yürütülen taş tahkimat işinde kullanılan taş miktarının belirlenmesi amacıyla düzenlenen kantar fişlerinde usulsüzlükler yapıldığına dair görgü ve bilgi sahibi kişilerin tanıklıklarının bulunduğu, kantar fişlerindeki usulsüz işlemlerin sebebinin davacı tarafından açıklanamadığı, elektronik kantarda herhangi bir arızanın bulunduğuna veya sonradan oluştuğuna dair hiçbir kayıt, bilgi veya tanık ifadesinin bulunmadığı, davacıya maddi menfaat sağlandığı hususunda ise davacıya elden para götürdüğünü beyan eden tanık ifadesi olmasına karşın, bu ifadeleri yalanlayacak herhangi bir bilgi ve belgenin davacı tarafından ortaya konulmadığı gibi bu hususta herhangi bir beyanda da bulunulmadığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesi uyarınca, disiplin soruşturmasının, adli soruşturma veya kovuşturmadan bağımsız olarak yürütülebileceği, adli soruşturmanın sonuçlanmamış olmasının disiplin soruşturması sonucunda kişiye disiplin cezası verilmesine engel olmayacağı, davacının, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinin sabit olduğu ve bu nedenle davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; yüklenici tarafından 29/11/2016 taş tahkimat işinin tamamlandığı, dava konusu işlemin ise 26/11/2018 tarihinde tesis edildiği, idari soruşturmaya ilk olarak Devlet Su İşleri 21. Bölge Müdürlüğünün, … tarih ve … sayılı muhakkik görevlendirme yazısı ile başlandığı, sonrasında yine 21. Bölge Müdürlüğünün, … tarih ve … sayılı görevlendirme yazısı ile ikinci bir soruşturma yürütüldüğü; diğer taraftan, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından (Söke Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı üzerine) … tarih ve … sayılı inceleme olur yazısı ile diğer iki soruşturmadan daha kapsamlı bir soruşturmanın yürütüldüğü ve bu soruşturma sonucunda 26/11/2018 tarihinde dava konusu işlemin tesis edildiği göz önüne alındığında, disiplin soruşturmasına, iddiaların idarece öğrenilmesinden itibaren 6 aylık süre içerisinde başlanıldığı ve soruşturma zamanaşımının olmadığı, ceza verme zamanaşımı süresi yönünden bakıldığında ise; kantar görevlisi olan davacı tarafından diğer kişilerle birlikte fikir birliği içerisinde hareket edildiği, bu kapsamda her bir tartı işlemi veya her bir kamyon için farklı bir anlaşma sonucunda değil, işin bütünü için en başta anlaşılarak ilk kantar fişinin düzenlendiği 23/06/2015 tarihi ile son kantar fişinin düzenlendiği 27/11/2016 tarihi arasında aynı amaca yönelik olarak hareket edildiği, zincirleme bir biçimde devam eden eylemlerin sona erdiği (kantar tartım işlemlerinin son günü olan) 27/11/2016 tarihinden itibaren, disiplin cezasının tesis edildiği 26/11/2018 tarihi aralığında 2 yılllık ceza verme zamanaşımı süresinin sona ermediği, dava konusu işlemde soruşturma veya ceza verme zamanaşımı süreleri yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ayniyat saymanı olarak görev yapmakta iken eğitimini almadığı ve hiçbir bilgisi olmadığı halde kantarda görevlendirildiği, bu görevlendirmenin yazılı olarak yapılmadığı, kantar ve yazılımının firma tarafından kurulduğu, kantarın kontrol mühendisi tarafından kontrol edildiği ve bir sorun olmadığının beyan edildiği, soruşturmaya konu fiiller aynı zamanda suç olduğundan adli yargıda verilecek karar sonucunun beklenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Disiplin soruşturmasının adli soruşturma ve kovuşturmadan bağımsız olarak yürütülebileceği, davacının zamanaşımı iddiasının yerinde olmadığı, yüklenici firmaya fazla ödemeye sebebiyet verildiği, tanık ifadeleriyle de tespit edilen fiillere karşılık verilen disiplin cezasının usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Aşağı Büyük Menderes Nehri Yan Kolları ve Yatak Islahı İnşaat işinde usulsüzlük yapılarak Devletin zarara uğratıldığı yönünde, 19/09/2016 tarihinde Başbakanlık İletişim Merkezine (BİMER) yapılan şikayet üzerine, Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca konuya ilişkin olarak adli soruşturma başlatılmış, bununla birlikte Devlet Su İşleri 21. Bölge Müdürlüğünün, … tarih ve … sayılı yazısı ile idari soruşturma yürütmek üzere muhakkik görevlendirilmiş, düzenlenen 27/10/2016 tarihli soruşturma raporunda, iddiaların asılsız olduğu sonucuna varıldığı belirtilmiş, daha sonra Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2017 tarihli yazısı ile yapılan bildirim üzerine, Devlet Su İşleri 21. Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile görevlendirilen ikinci muhakkik tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda, yapılan iş ve işlemlerde usulsüzlük bulunduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş, diğer taraftan Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilen, soruşturmaya konu iş ve işlemler hakkında teftiş raporu düzenlenerek varsa kamu zararının belirlenmesi konusundaki 11/04/2017 tarihli müzekkere doğrultusunda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce, 25/04/2017 tarihinde incelemeci olarak görevlendirilen başmüfettiş tarafından yapılan inceleme neticesinde, iddiaları doğrulayıcı birçok bilgi ve belgeye ulaşıldığından bahisle konu hakkında idari soruşturma başlatılması gerektiğinin davalı idareye bildirilmesi üzerine, … tarih ve … sayılı olur ile başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda; Aşağı Büyük Menderes Nehri Yan Kolları ve Yatak Islahı İnşaat işinde kantar sorumlusu olarak görev yapan davacının iş boyunca hileli kantar fişleri düzenlendiği, aynı plakalı araç için aynı yüke kısa zaman aralıklarıyla birden fazla kantar fişi düzenlendiği, trafik sicilinde plaka kaydı dahi olmayan hayali araçlara kantar fişleri düzenlendiği, yüklenicinin araç parkı listesinde olup da o gün çalışmayan veya başka işte çalışan kamyonlara kantar fişi düzenlendiği, mevcut kamyonların ilave sefer yapmış gibi hayali kantar fişleri düzenlenmesi gibi tespit edilebilen hile yöntemleri kullanıldığı, işin devamı boyunca sürekli ve çok büyük boyutlarda hileli kantar fişi kesilmiş olmasının başlıca nedeninin kantar görevlisi davacının alt yüklenici firma ile girdiği menfaat ilişkisi olduğu, sayısı tam olarak belirlenemese de iş süresince düzenlenen binlerce hileli kantar fişiyle, iş bünyesinde gerçekte sarf edilmeyen yaklaşık 787.417,85 ton taşın sarf edilmiş gibi gösterilerek yüklenici firmaya yaklaşık 10.942.756,60-TL tutarında haksız ödeme yapılmasından sorumlu olduğu(....), davacının fiil ve davranışlarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının E bendinin (g) altı bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği yönünde teklif getirilmiş, soruşturma raporunun davalı idareye sunulması sonrasında davalı idarece davacıya, 15/11/2018 tarihinde tebliğ edilen yazı ile 26/11/2018 tarihinde son savunmasını sunması ve mülakat için davet edilmiş, mülakata katılan ve Yüksek Disiplin Kuruluna yazılı olarak sunulan 26/11/2018 tarihli savunması değerlendirilen davacının, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile Devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; dava konusu işleme gerekçe olan eylemi sebebiyle davacı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan E:… esas sayılı soruşturmanın devam ettiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince, istinaf isteminin reddine karar verilmiş ise de; davacı hakkında soruşturma başlatılan güveni kötüye kullanma suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanan fiillerden olması ve ceza soruşturmasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının anılan fiili işleyip işlemediğinin ceza soruşturmasının sonucuna göre belirlenebileceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, söz konusu ceza soruşturmasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza soruşturması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/04/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.