T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3747
Karar No : 2023/2819
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 17/04/2019 günlü, E:2016/16213, K:2019/2861 sayılı kararının; davalı idare tarafından bozulan kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Ankara ili ... İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, ancak daha önce aldığı aynı tür bir başka cezası olduğundan Tüzük'ün 14. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, "Genelev ya da tek başına fuhuş yapılan yerlerde, bar, pavyon, gazino vb. yerlerde çalışan kadınlarla ya da çevresinde iffetsizlikle tanınan kadın ya da erkeklerle karı - koca gibi yaşamak ya da ilişki kurmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/16. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının uygun görülüp, bu cezanın teklifi ile dosyanın Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesine ilişkin Ankara Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu yapılan … günlü, … sayılı İl Polis Disiplin Kurulu kararı ile davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 16. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması uygun görülüp, bu teklif ile dosyanın Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş olduğundan, davanın bu kısmının idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin davacının "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmının ise; uyuşmazlık konusu olayda, davacının Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görevli iken aynı evde yaşadığı kadın arkadaşına kızarak "ben işimden olursam bana eşek gibi bakacaksın yoksa seni öldürürüm" sözleriyle hakaret ve tehdit ederek silahı çıkarıp kafasına dayadığı, daha sonra da silahın kabzasıyla kafasına vurmak suretiyle yaraladığı, yere düşmesi üzerine tekme ve tokat ile darp ettiği, olay sonrasında davacıdan şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada anılan kadının fuhuş suçundan kaydı olduğunu bilmesine rağmen birlikteliğini devam ettirdiği, benzer olaylardan dolayı Cebeci Polis Merkezi Amirliğince farklı zamanlarda dört ayrı işlem yapıldığından ve davacının aynı türden daha önce aldığı cezası bulunduğundan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. ve aynı Tüzüğün 14. maddesi uyarınca davacının "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin, davacının "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmının incelenmeksizin reddine, "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmının ise esastan reddine
karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 17/04/2019 günlü, E:2016/16213, K:2019/2861 sayılı kararıyla, temyize konu İdare Mahkemesi kararının incelenmeksizin redde ilişkin hüküm fıkrası onanmış, 16 ay uzun süreli durdurma cezasına ilişkin kısmı ise; tekerrür nedeniyle ceza artırımı uygulanabilmesi için önceki tarihte işlenen bir fiil nedeniyle ceza verilmiş olması, verilen cezanın hukuka uygun olduğunun kesinleşmesi, bu cezanın fiili işleyenler tarafından bilinir hale gelmesi ve buna rağmen mevzuatta belirlenen süreler içinde aynı cezayı gerektiren fiilin tekrar işlenmesinin gerektiği, dava konusu işlemin tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle tesis edildiği anlaşılmakta ise de, tekerrüre dayanak alınan disiplin cezasının 03/07/2010 tarihinde gerçekleşen olaya ilişkin olduğu, bu fiile ilişkin disiplin cezasının ise 22/12/2010 tarihli işlem ile tesis edildiği, bu işleme karşı dava açıldığı ve davanın halen derdest olduğu görüldüğünden, olayda tekerrür hükümlerinin uygulanması mümkün olmayıp, tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk görülmediğinde 16 ay uzun süreli durdurma cezası yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden davanın esastan reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının bozulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, dosyadaki tutanak ve ifadelerden de anlaşılacağı üzere davacı hakkında tesis edilen disiplin cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı İdarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 17/04/2019 günlü, E:2016/16213, K:2019/2861 sayılı kararının kısmen bozulmasına ilişkin kısmı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görevli iken, aynı evde yaşadığı bayan arkadaşına kızarak "ben işimden olursam bana eşek gibi bakacaksın, yoksa seni öldürürüm" sözleriyle hakaret ve tehdit ederek silahı çıkarıp kafasına dayadığı, daha sonra da silahın kabzasıyla kafasına vurmak suretiyle yaraladığı, yere düşmesi üzerine tekme ve tokat ile darp ettiği, olay sonrasında bayan arkadaşının davacıdan şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada, anılan kadının fuhuş suçundan kaydı olduğunu bilmesine rağmen birlikteliğini devam ettirdiği, benzer olaylardan dolayı Cebeci Polis Merkezi Amirliğince farklı zamanlarda dört ayrı işlem yapıldığından ve davacının daha önce aldığı aynı türden cezası bulunduğundan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesi uyarınca altı ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, ancak daha önce aldığı aynı tür bir başka cezası olduğundan Tüzük'ün 14. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, "Genelev ya da tek başına fuhuş yapılan yerlerde, bar, pavyon, gazino vb. yerlerde çalışan kadınlarla ya da çevresinde iffetsizlikle tanınan kadın ya da erkeklerle karı - koca gibi yaşamak ya da ilişki kurmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/16. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması uygun görülüp, bu cezanın teklifi ile dosyanın Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, anılan kararının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesinde yer alan, "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Mülga Tüzük'ün dava konusu işlem tarihinde "Yinelenme" başlığını taşıyan 14. maddesinde, "Disiplin cezası verilmesine neden olmuş bir eylem, işlem, tutum veya davranışın cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde her yinelenmesinde bir derece ağır ceza uygulanır.
Aynı derecede cezayı gerektiren değişik eylem, işlem, tutum veya davranışlar nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü ve daha sonraki her uygulamasında da bir derece ağır ceza verilir." kuralı yer almıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da, Mülga Tüzük'ün 14. maddesindeki düzenlemeye yer verilmemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, davacının aynı evde yaşadığı kadın arkadaşına kızarak "ben işimden olursam bana eşek gibi bakacaksın yoksa seni öldürürüm" sözleriyle hakaret ve tehdit ederek silahı çıkarıp kafasına dayadığı, daha sonra da silahın kabzasıyla kafasına vurmak suretiyle yaraladığı, yere düşmesi üzerine tekme ve tokat ile darp ettiği, olay sonrasında davacıdan şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada anılan kadının fuhuş suçundan kaydı olduğunu bilmesine rağmen birlikteliğini devam ettirdiği, bu sebeple davacının, "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinin sabit olduğu ve bu fiilinin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesi kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 14. maddesinde yer alan ve madde metininde belirtilen şartların oluşması halinde bir derece ağır ceza verilmesini gerektirir nitelikteki düzenlemeye, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'da yer verilmemesinin davacının lehine olduğu görüldüğünden, İdare Mahkemesince, davacı lehinde olan durumun dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, belirtilen değerlendirme yapılmaksızın davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar bozma kararında tekerrür nedeniyle ceza artırımı uygulanabilmesi için önceki tarihte işlenen bir fiil nedeniyle ceza verilmiş olması, verilen cezanın hukuka uygun olduğunun kesinleşmesi gerektiği, dava konusu işlemin tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle tesis edildiği, tekerrüre dayanak alınan disiplin cezasının 03/07/2010 tarihinde gerçekleşen olaya ilişkin olduğu, bu fiile ilişkin disiplin cezasının ise 22/12/2010 tarihli işlem ile tesis edildiği, bu işleme karşı dava açıldığı ve davanın halen derdest olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de;
Ceza hukukunun koruma alanı ve amacı ile disiplin hukukunun koruma alanı ve amacının birbirinden farklı olduğu açıktır. Bu doğrultuda ceza hukukuna hakim olan ilkeler, ancak disiplin hukukunun, kurum içi düzenin korunması, kamu hizmetinin etkili ve verimli bir şekilde yürütülmesi gibi amaçlarına ve özelliklerine uygun düştüğü ölçüde uygulanabilecektir.
Ceza hukukunda da disiplin hukukunda olduğu gibi kişilere verilen cezaların tekerrüre esas alınabilmesi için cezaların kesinleşmesi şartı aranmaktadır. Bu bağlamda, kişilere ceza verilmesi, yargısal bir faaliyetin sonucu olarak mahkemelerce gerçekleştirildiğinden, verilen cezanın kesinleşmesi de kişiye ceza uygulanmasını öngören mahkeme kararının kesinleşmesi ile söz konusu olacaktır. Disiplin hukuku boyutuyla mesele ele alındığında, disiplin cezalarının idari işlem niteliğinde olması sebebiyle öngörülen idari usul sürecinin tamamlanması sonucunda eğer özel bir başvuru yolu öngörülmemiş ise disiplin cezası verilmekle kesinleşecektir. Dolayısıyla disiplin cezalarında tekerrür uygulamasında aranan kesinleşme şartı, yargısal sürece ilişkin olmayıp, disiplin cezasının tesis edilmesinden sonra gerçekleşen disiplin cezası verilmesini gerektiren eylemler için tekerrür uygulanması mümkündür.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. ... İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, redde ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca, BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddi gerektiği oyu ile karar düzeltme isteminin kabulü yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.