T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3769
Karar No:2023/605
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):
1- … Turizm Gıda İnşaat Temizlik Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
2- …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLLERİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimliği'nce gerçekleştirilen 2006-2007 yıllarına ait diyaliz hastalarını taşıma hizmeti ihaleleri üzerinde kalan davacı şirket ile şirket hissesinin yarısından fazlasına sahip ortağı davacı …'ın 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine istinaden aynı Kanun'un 26. maddesi uyarınca 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmalarına ilişkin 04/12/2018 tarih ve 27074 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan işlem ve aynı zamanda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasıyla kamu davası açılması nedeniyle ihalelere katılamadıklarından bahisle kendi adına 100.000,00-TL manevi, şirket adına da 1.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 201.000,00-TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı ... hakkındaki kamu davası nedeniyle tesis edilen ihalelerden yasaklama kararının ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde verildiği, bu hususta mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı gibi davacılar tarafından bu yasaklama kararına karşı açılmış ve lehlerine sonuçlanmış bir idari yargı kararının da dava dosyasına sunulamadığı, buna göre davacılar hakkında tesis edilen yasaklama işleminde davalı idareye yüklenebilecek bir hizmet kusurunun bulunmadığı; maddi tazminat istemi yönünden, davalı idarenin hizmet kusurunun varlığı saptanmış olsa dahi belirtildiği üzere idarenin sorumluluğunun koşullarından birisi olan "zarar"ın; gerçekleşmiş, kesin ve belli bir zarar niteliğinde olması gerektiği, henüz doğmamış ve doğması muhtemel zararlar ile doğmuş olması muhtemel olmakla birlikte belli bir miktar olarak ispatlanamayan zararların idare tarafından tazminine karar verilemeyeceği, davacı şirketin ihalelere katılmaktan yasaklı olduğu dönemde hiçbir kamu ihalesine iştirak edememesi nedeniyle doğması muhtemel ve miktar olarak ispatlanamayan zararlarının (kâr kayıplarının) karşılığı olarak talep ettiği maddi tazminat isteminin kabulünün hukuken mümkün bulunmadığı; manevi tazminat yönünden, manevi tazminat kişinin manevi değerlerinde meydana gelen eksilme ile duyulan acı, üzüntü ve sarsıntının bir miktar parayla kısmen de olsa hafifletilmesi sağlamak amacına yönelik olup, bir manevi tatmin aracı olduğu, manevi tazminatın bu niteliği dikkate alındığında, belli bir zarar karşılığı olmayan yalnızca olay nedeniyle duyulan üzüntünün kısmen giderilmesi amacının taşımakta ise de, idarenin her hukuka aykırı işlemi nedeniyle duyulan üzüntü, karşılığı manevi tazminata hükmedilmesi sonucunu doğurmadığı, manevi tazminata hükmedilmesini gerektirecek zarar, kişilik haklarına saldırı hâllerinde söz konusu olabileceği, davacılardan ...'ın gerek hakkındaki isnatlar nedeniyle yargılanmış olması ve yargılama sonucunda beraat etmesi, gerekse hakkında verilen ihalelerden yasaklama kararı nedeniyle belli bir süre kamu ihalelerine katılamama durumunun davacının manevi durumunda bir sarsıntıya yol açması ya da manevi bir zararına sebebiyet vermesinin mümkün olmadığı ve idarenin her hukuka aykırı işleminin manevi tazminat ödenmesi sonucunu doğurmayacağı, davacı hakkında gerçekleştirilen uygulamalar ile manevi tazminata ilişkin unsurların oluşmadığı görüldüğünden, davacıların manevi tazminata ilişkin isteminin yerinde görülmediği;
Bu durumda, her ne kadar davacılardan ..., hakkında müteselsilen dolandırıcılık ve müteselsilen resmi belgede sahtecilik suçlaması ile açılan ceza davasından beraat etmiş ise de, söz konusu dava sebebiyle hakkında bir yasaklama kararı verilmiş olması ve bu kararın iptal edilmediği, öte yandan ileri sürülen maddi zararın da gerekçeleri ile birlikte açık ve somut olarak ortaya konulmadığı, dolayısıyla söz konusu yasaklama ile illiyet bağı kurulamadığı karşısında davacı şirketin 1.000,00-TL maddi tazminat istemi ile davacıların koşulları oluşmayan manevi tazminat istemlerinin kabul edilmesinin hukuken mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, Düzce Atatürk Devlet Hastanesi'nin diyaliz ünitesinde tedavi gören böbrek rahatsızlığı olan hastaların taşımacılığı ihalesini aldığı, sözleşmesinde hastaların şehir merkezine bırakılması olmasına rağmen sonradan hastane yönetimince hastaların evlerine bırakılmalarının istenildiği, bu görevin sözleşme dışı olduğu, sözleşme dışı istenilen hizmetlere ilişkin ayrıca oluşacak ücretin kendilerine ödeneceği belirtilmesine rağmen ödenmediği, bu hususta şikâyette bulunduğu, yapılan şikâyet sonrasında Sağlık Bakanlığı müfettişlerince ilgili kamu görevlileri hakkında inceleme başlatılıp ayrıca kamu davaları açıldığı, kendisinin ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında sanık olarak yargılandığı, 4735 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca 04/12/2008 tarih ve 27074 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararla Sağlık Bakanlığı tarafından bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklandıkları, bu süreçlerden dolayı ihalelere katılamadıkları, ceza yargılaması neticesinde kendisi hakkında beraat kararı verildiği, bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı ilamıyla onandığı, anılan karar ile aklandığı, haksız yere ağır bir süreç yaşadığı, hastalandığı, borç altına girdiği, işçilerine ödeme yapamadığı, gelir-gider dengesinin bozulduğu, haksız yere ihalelerden yasaklandığı, bu nedenle yapılan yargılamadan dolayı maddi ve manevi zarara uğradığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacılar hakkında verilen ihalelere katılmaktan yasaklama kararının yasal düzenlemeler çerçevesinde verildiği, davacılar tarafından iddia edilen maddi ve manevi zararların hizmet kusuruyla bir ilgisinin bulunmadığı, davacılar tarafından yasaklama kararına karşı açılan herhangi bir dava bulunmadığı gibi lehlerine verilen yargı kararının da olmadığı ileri sürülerek davanın reddi yolunda verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 15/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.