T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3857
Karar No:2023/1314
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ihale yolu ile satışına ilişkin Mustafakemalpaşa Milli Emlak Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; Mustafakemalpaşa Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği'nin ... tarihinde kayda giren ... sayılı ara kararı cevabı ve eklerinden 27/07/2020 tarihinde yapılması planlanan ihalenin iptal edildiği görülmekte ise de, Milli Emlak Dairesi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile ihale olurunun yenilendiği, dava konusu taşınmazın ihale yolu ile satışı işlemlerine devam edildiği, diğer bir deyişle davalı idarenin taşınmazı ihale yolu ile satış iradesinin devam ettiği; davanın açıldığı tarihte taşınmazın tapu kütüğünde "Kadastro Beyanlar: ... evlatları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... 1950 yılından beri kullanımındadır." şeklinde beyanın bulunduğu, bu beyanın Mustafakemalpaşa Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği'nin ... tarih ve ... sayılı yazısı üzerine Mustafakemalpaşa Tapu Müdürlüğü'nce ... tarih ve ... sayılı işlem ile kaldırıldığı görülmekle ihale yolu ile satış kararının alındığı tarihte tapu kütüğünde var olan beyanlara göre değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre, davacının 17/05/2017 tarihinde dava konusu taşınmazın kendisine satılması talebiyle başvurduğu, 05/02/2015 tarihli taşınmaz tespit tutanağı ile taşınmazın kıraç ve susuz olduğunun tespit edildiği, davacının 21/02/2018 tarihli doğrudan satış başvurusunda 2005 yılından beri taşınmazı kullanmakta olduğunu beyan ettiği, 6292 sayılı Kanun'un Geçici 9. maddesi uyarınca süresinde başvuru yaptığı, 15/05/2018 tarihli taşınmaz tespit tutanağı ile taşınmazın 05/02/2015 tarihinden itibaren davacı tarafından tarımsal amaçlı kullanıldığının tespit edildiği, 28/09/2018 tarihli taşınmaz tespit tutanağı ile aynı nitelikli tespitin yapıldığı, yaklaşık bir yıl sonra 02/10/2019 tarihli taşınmaz tespit tutanağı ile de 28/09/2018 tarihinden itibaren taşınmazın davacı tarafından tarımsal amaçlı kullanıldığının tespit edildiği, taşınmaz tespit tutanaklarının zilyetliğin tespiti bakımından tutarlı olmadığı;
Dava konusu taşınmazın tapu kütüğündeki "Kadastro Beyanlar: Hasan evlatları ... , ... , ... , ... ,..., ... ve ... 1950 yılından beri kullanımındadır." beyanı karşısında davacının ...'ın mirasçısı olması sebebiyle taşınmazı 2005 yılından itibaren tarımsal amaçlı kullandığı şeklindeki beyanına itibar edilerek 6292 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca diğer şartları taşıması hâlinde hak sahibi olarak nitelendirilebileceği kanaatine varıldığı; bu durumda, 6292 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 31/12/2011 tarihinden geriye doğru üç yıl içinde davacının dava konusu taşınmazı tarımsal amaçla kullanmadığı hususu gerektiğinde uydu fotoğrafları incelenmek ve taşınmazın bulunduğu mahalde araştırma yapılmak suretiyle tespit edilmeksizin, yine aynı maddenin 6. fıkrası kapsamında diğer hak sahipleri bakımından maddede belirtilen usul işletilmeksizin dava konusu taşınmazın 2886 sayılı Kanun kapsamında ihale yolu ile satışına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, bu karar taşınmazın davacıya doğrudan satışı sonucunu doğurmadığından, davalı idarece yukarıda belirtilen inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra 6292 sayılı Kanun uyarınca satışın mümkün olmaması hâlinde 2886 sayılı Kanun'a göre ihale yolu ile satış yapılabileceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Milli Emlak Uzmanları tarafından düzenlenen raporlar ve yapılan tahkikatlarda dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında satışının yapılmasının uygun olmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, kendileri tarafından taşınmazın 2005 yılından itibaren tarımsal amaçlı kullanıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 21/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.