T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3997
Karar No : 2023/1184
DAVACI: S.S. … Kooperatifi
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR:
1) …
2) … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU: Özelleştirme kapsam ve programında bulunan İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, … Mahallesi, … parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen ihalenin iptaline ilişkin 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Derdest olan bir davaya konu ihale hakkında yeni bir karar oluşturulmaya çalışıldığı, ancak ortada yeni bir ihale olmadığı gibi yeni bir komisyon kararı da bulunmadığı, dava konusu kararla 2 yıl önce Cumhurbaşkanının sadece takdir hakkını kullanarak iptal edildiği belirtilen karara 2 yıl sonra yeni ve zorlama gerekçeler oluşturulmaya çalışıldığı, 2 yıl önce bu gerekçelerden hiç bahsedilmediği, bugüne kadar ihalenin gecikmesine sebep olanın idarenin kendisi olduğu, üzerine düşen tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiği, kendisi ve yüzlerce üyesinin mağdur olduğu, ihale neticelendirilmediğinden modern iş yerlerinin yapımına başlanamadığı gibi yapılacak inşaatların maliyetinin katlandığı, buna karşılık ihale ödemesi için bekletilen ve ne zaman isteneceği belli olmayan paranın aynen muhafaza edildiği, değerlendirilemediği, yerinde saydığı, kaldı ki ihaleden önce fazla katılım sağlanması amacıyla ihale süresinin de uzatıldığı, ihalenin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, ihaleye 3 isteklinin katıldığı, kâr amacı güden bir şirket olmadığı, ihtiyaç sahibi esnaf ve sanatkârlara bir an önce modern ve sağlıklı iş yerleri temin etmeye çalıştığı, teklif ettiği bedelin idarece tespit edilen değerin çok üzerinde olup yaklaşık iki katından fazla olduğu, hakkında yürütmenin durdurulması kararı bulunan bir ihale ile ilgili yeniden bir iptal kararı alınmasının Anayasa'da herkesi ve her kurumu bağlayıcı olduğu belirtilen ve uyulması gereken mahkeme kararlarına uygun işlem tesis etmeme anlamına geldiği, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 2020/2439 esasına kayıtlı dosyada verilen yürütmenin durdurulması kararının ardından esastan da karar verilerek söz konusu işlemin iptaline karar verildiği ve kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca onandığı, tek bir ihale süreci hakkında ikinci defa alınan karar ve bu kararın gerekçelerinin hukuken yok hükmünde olduğu, üstelik açıkça söz konusu yargı kararına da aykırı olduğu, kamuya karşı güven duygularının zedelendiği ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMASI: Öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığından süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülmüş;
Esasa ilişkin olarak ise, dava konusu işlemin mevzuata ve ihale şartnamesine uygun bir şekilde tesis edildiği, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 2020/2439 esasına kayıtlı dosyada verilen yürütmenin durdurulması kararının uygulanabilmesi için davacıdan iade edilen geçici teminat tutarının tekrar idare hesabına yatırılmasının istenildiği, söz konusu tutarın yatırılması üzerine iptal edilen ihalenin yeniden Cumhurbaşkanı onayına sunulduğu, dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla ihalenin iptaline karar verildiği, ihale şartnamesinin 12. maddesinde ihalenin onaylanması ile kesinleşeceğinin belirtildiği, bu hususun davacı tarafından da bilindiği, ihale şartnamesinin 19. maddesine göre idarenin ihaleleri yapıp yapmamakta, dilediğine yapmakta serbest olduğu, alıcının bu hususları bilerek ihaleye katıldığı, ihale sürecinin ihale ilanı, ihale şartnamesi ve 4046 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri çerçevesinde yerine getirildiği, taşınmazın mevcut yapılaşma koşulunun E:0,05 olduğu, yeni revizyon imar planının kesinleşmesini müteakip yapılaşma koşulunun E:0,20 olacağı göz önüne alındığında değerinin önemli ölçüde artacağının aşikâr olduğu, taşınmazın değer tespiti ve değer artışı göz önüne alındığında ihalenin yapıldığı tarih itibarıyla işlem tesis edilmesinin 4046 sayılı Kanun uyarınca kamunun gelir kaybına yol açacağı, zira Kanun'un amaçlarından birinin de Hazineye ait taşınmazların değerlendirilmesi suretiyle kamuya gelir elde etmek olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'UN DÜŞÜNCESİ: Dava; Özelleştirme kapsam ve programında bulunan İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, … Mahallesi, … parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen ihalenin iptaline ilişkin 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemi ile açılmıştır.
4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibariyle özelleştirilebilir nitelikte olmayanların malî ve hukukî açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek; (b) bendinde, özelleştirme kapsamına alınmış olan kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirme kapsamından çıkarılarak eski statülerine iade edilmesine ve/veya özelleştirme programına alınmış kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirmeye hazırlanmasına karar vermek; (c) bendinde, kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri aynî hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır. 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibariyle özelleştirilebilir nitelikte olmayanların malî ve hukukî açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek; (b) bendinde, özelleştirme kapsamına alınmış olan kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirme kapsamından çıkarılarak eski statülerine iade edilmesine ve/veya özelleştirme programına alınmış kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirmeye hazırlanmasına karar vermek; (c) bendinde, kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri aynî hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır.
4046 sayılı Kanun'un Geçici 29. maddesi, 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ÖYK'nin görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanlığı tarafından kullanılmasına karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca, özelleştirme kapsam ve programında bulunan Maliye Hazinesi adına kayıtlı İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Köyü, ... parseldeki 138.050,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın satış yöntemi ile özelleştirilmesini teminen kapalı zarf içerisinde teklif almak ve sonrasında görüşmeler yapmak suretiyle pazarlık usulü ile ihaleye çıkıldığı, anılan taşınmazın satışı için gerçekleştirilen ilk ihalede son teklif verme tarihi olan 22/02/2018 tarihi itibarıyla iki adet teklif alındığı, teklif sahipleriyle 27/02/2018 tarihinde pazarlık ve bilgilendirme görüşmeleri yapılarak ihale tüm teklif sahiplerinin katılımıyla kamuoyuna açık olarak gerçekleştirilen nihai pazarlık görüşmeleri sonucunda yapılan açık artırma üzerine alınan … tarih ve … sayılı İhale Komisyonu kararı ile taşınmazın en yüksek teklifi veren davacıya İhale Şartnamesi çerçevesinde satılmasına karar verildiği, … tarih ve … sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kararıyla … tarih ve … sayılı İhale Komisyonu kararının onaylanmayarak ihalenin iptal edilmesine karar verildiği, bu hususun, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısıyla davacıya bildirildiği, davacı tarafından 18/06/2018 tarihli başvuruyla kararın tekrar değerlendirilmesinin talep edildiği, ancak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısıyla ihalenin iptaline Kurulca karar verildiği ve taşınmaz için tekrar ihaleye çıkılmasının planlandığının davacıya bildirildiği, söz konusu taşınmaz için 08/11/2018 tarihinden itibaren yayımlanan ilanlarla ikinci kez ihaleye çıkıldığı, ilk duyuruda 10/01/2019 olarak belirlenen son teklif verme tarihinin son olarak 12/06/2019 tarihine kadar uzatıldığı, anılan taşınmazın özelleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen ihalede son teklif verme tarihi itibarıyla üç adet teklif alındığı, teklif sahipleriyle 20/06/2019 tarihinde pazarlık ve bilgilendirme görüşmeleri yapıldığı, tüm teklif sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen nihaî pazarlık görüşmesinde alınan nihaî teklifler sonucunda en yüksek fiyat teklifinin davacı tarafından verildiği, … tarih ve … sayılı İhale Komisyonu kararıyla taşınmazın İhale Şartnamesi çerçevesinde davacıya satılmasına karar verildiği, bu hususun, 4046 sayılı Kanun'un 3. ve Geçici 29. maddeleri gereğince Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulduğu, 12/05/2020 tarih ve 2518 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla söz konusu ihale komisyonu kararının onaylanmamasına ve ihalenin iptaline karar verildiği, bu hususun Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısıyla davacıya bildirildiği, davacı tarafından 01/06/2020 tarihli başvuru ile konunun tekrar değerlendirilmesinin talep edilmesi üzerine, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısıyla, ihaleleri onaylama yetkisinin Cumhurbaşkanlığı'nda bulunduğu, anılan Cumhurbaşkanı kararına istinaden ihalenin iptaline karar verildiği, bu işlemin iptali için açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 2/02/2021 tarih ve E:2020/2439 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi üzerine, kararın uygulanabilmesi ve ihale sürecinin tamamlanabilmesi için iptal edilen ihalenin tekrar Cumhurbaşkanı onayına sunulduğu ve davaya konu edilen 09/07/2021 günlü, 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile ihalenin iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Özelleştirme ihalelerinde, 4046 sayılı Kanun'un amacına uygun olarak ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlanamaması durumunda, veyahut yeterli rekabetin oluşmaması hâlinde, Kurul veya idarenin ihaleyi iptal etme konusunda takdir yetkisine sahip olduğu, ancak bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı doğrultusunda kullanılması gerektiği açıktır.
Dava konusu olayda da; Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından, ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu, yeterince rekabetin oluşmadığı ve değer tespitinin güncel tarih itibarı ile çok düşük kaldığı hususları davaya konu olan işleme gerekçe olarak sunulmuştur.
Yukarıda belirtilen Kanun'un 1. maddesindeki tanım gereği "kuruluş" olarak sayılan Hazine taşınmazının özelleştirme kapsam ve programına alınarak satış yöntemiyle özelleştirilmesi söz konusu olduğundan, Kanun'a uygun olan amacın "en yüksek gelirin" elde edilmesi olduğu göz önüne alındığında, ihalenin iptal edilmesine ilişkin sebebin yalnızca idarenin takdir yetkisi olarak gösterildiği ve dava konusu işlemin tesis edilmesine ilişkin herhangi bir somut gerekçe veya geçerli hukukî sebebin de davalı idareler tarafından ortaya konulamadığı gerekçesi ile yargı kararı ile iptal edilen ihalenin, tekrar onaya sunulması üzerine, ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu, yeterince rekabetin oluşmadığı ve değer tespitinin güncel tarih itibarı ile çok düşük kaldığı hususları göz önünde tutularak ihalenin iptal edilmesinin kanun amacına uygun olduğu açıktır.
Bu nedenle, özelleştirme kapsam ve programında bulunan İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen ihalenin iptaline ilişkin 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ:
Dava dosyası ile Dairemizin 2020/2439 esasına kayıtlı dosyanın birlikte incelenmesinden, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca, özelleştirme kapsam ve programında bulunan Maliye Hazinesi adına kayıtlı İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Köyü, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın satış yöntemi ile özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ihale sonucunda … tarih ve … sayılı ihale komisyonu kararı ile taşınmazın en yüksek teklifi veren davacıya satılmasına karar verilmiş, … tarih ve … sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla anılan ihale komisyonu kararı onaylanmayarak ihale iptal edilmiştir.
İkinci kez gerçekleştirilen ihaleye üç teklif verilmiş, tüm teklif sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen nihaî pazarlık görüşmesinde alınan nihaî teklifler sonucunda en yüksek teklif davacı tarafından verilmiş, ... tarih ve … sayılı ihale komisyonu kararıyla taşınmazın ihale şartnamesi çerçevesinde davacıya satılmasına karar verilerek bu husus 4046 sayılı Kanun'un 3. ve Geçici 29. maddeleri gereğince Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulmuş, 12/05/2020 tarih ve 2518 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla söz konusu ihale komisyonu kararının onaylanmamasına ve ihalenin iptaline karar verilmiştir.
Davacı tarafından ihalenin iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle Dairemizin E:2020/2439 sayılı dosyasına kayden açılan davada 22/02/2021 tarihli kararla, "... Dairemizin 24/09/2020 ve 30/12/2020 tarihli ara kararları uyarınca davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Köyü, ... parseldeki 138.050,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın satış yöntemi ile özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ilk ihalede en yüksek teklifin davacı tarafından verildiği ve taşınmazın davacıya satışına ilişkin ihale komisyonu kararının Kurul kararıyla onaylanmayarak ihalenin iptal edilmesine karar verildiği, aynı taşınmazın satışı için ikinci defa gerçekleştirilen dava konusu ihaleye davacının da aralarında bulunduğu üç isteklinin katılarak fiyat teklifi sunduğu, tüm teklif sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen nihaî pazarlık görüşmesi sonucunda en yüksek teklifi veren davacının teklif ettiği bedelin referans değerin üzerinde olduğu, buna karşın yaklaşık on bir ay sonra alınan Cumhurbaşkanı kararıyla ihalenin onaylanmayarak iptal edilmesine karar verildiği, ihalenin iptal edilmesine ilişkin sebebin yalnızca idarenin takdir yetkisi olarak gösterildiği ve dava konusu işlemin tesis edilmesine ilişkin herhangi bir somut gerekçe veya geçerli hukukî sebebin de davalı idareler tarafından ortaya konulamadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Köyü, ... parseldeki 138.050,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın satış ihalesinin iptaline ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır." gerekçesiyle söz konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütmenin durdurulması kararının uygulanmasına ilişkin olarak işlemlere devam edilebilmesi amacıyla … tarih ve … sayılı ihale komisyonu kararı Cumhurbaşkanlığı Makamının onayına sunulmuş, 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, "... … tarih ve … sayılı kararın; ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu, yeterince rekabetin oluşmadığı ve değer tespitinin güncel tarih itibarıyla çok düşük kaldığı hususları dikkate alınarak onaylanmamasına ve ihalenin iptal edilmesine ..." karar verilmiştir.
Bunun üzerine anılan Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerin süre itirazı geçerli bulunmayarak esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek için özelleştirilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenerek, 1. fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; maddenin son fıkrasında, Kanun'daki amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin, kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca belirleneceği kurala bağlanmış; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrasında Kurul'un görevleri sayılarak, (d) bendinde, özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararları onaylama yetkisinin, Kurul'un görevleri arasında olduğu belirtilmiştir.
09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile Kanun'a eklenen Geçici 29. maddede, "Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır." kuralına yer verilmiştir.
İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirilmesine ilişkin ihale şartnamesinin "İhalenin Onayı" başlıklı 12. maddesinde, "Komisyon tarafından ihale sonucunda verilen nihai karar 4046 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde onaya sunulacaktır. Sözleşmenin imzalanabilmesi için komisyonun nihai kararının onaylanması gerekmektedir. Teklif sahibi/alıcı, komisyonun nihai kararının onaylanmaması veya gecikerek onaylanması, taşınmazın devrinin gecikmesi veya yapılamaması veya başka bir nedenle zarar, ziyan ve benzeri ad altında herhangi bir talepte bulunamayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. İhale, onaylandıktan sonra kesinleşir ve ihale sonuçları Resmî Gazete'de yayımlanır. "; "İhale Serbestisi" başlıklı 19. maddesinde ise, "İdare, ihale işlemlerini 4046 sayılı Kanun çerçevesinde yürütmektedir. İhale, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na tâbi olmayıp, idare ihaleyi yapıp yapmamakta veya dilediğine yapmakta serbesttir." kuralı yer almıştır.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
4046 sayılı Kanun'a göre, Kanun'da "kuruluş" olarak sayılan genel ve katma bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının, Kurul'ca, belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlamak için özelleştirilmesi yoluna gidilebileceği, genel bütçeli idarelerin gördükleri kamu hizmeti ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının mülkiyet devri suretiyle özelleştirilmesinin mümkün olduğu, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun (Cumhurbaşkanı'nın) yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonunca verilen nihaî kararları onaylama yetkisini haiz olduğu, ihale şartnamesi uyarınca ihale komisyonu kararlarının Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasından sonra kesinleşeceği anlaşılmaktadır.
Özelleştirme ihalelerinde, Cumhurbaşkanı'nın ihale komisyonunca verilen nihaî kararları onaylama/onaylamama konusunda takdir yetkisine sahip olduğu, ancak bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, bu yetki kullanılırken hukuken geçerli seçenekler arasından tercihte bulunulması ve işlemin yapılıp yapılmaması noktasında makûl ve meşru sebepler dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği açıktır.
Cumhurbaşkanı'na ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetki, ihale işlemlerinin sırf mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığı konusunda Cumhurbaşkanı'nın, yerindelik denetimi yaparak idare menfaatini koruması amacıyla düzenlenmiştir.
Hem hukuka uygunluk ve hem de yerindelik denetimi yapılarak bu konuda alınan idarî kararın yargısal denetimi de özellik göstermektedir. Başka bir anlatımla, 4046 sayılı Kanun'da ihale komisyonu kararlarını onaylama zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle, idareye tanınan yetkinin onaylamama yönünde kullanılması hâlinde, bu yetkinin kamu yararına kullanıldığının ispatı bakımından, hukuken kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ihale iptali işleminin idarî davaya konu edilmesi hâlinde, gerek davalı idarenin yapacağı açıklamalar ve sunduğu belgeler, gerek re'sen yapılacak araştırma sonucunda elde edilen bulgular işlemde kamu yararına aykırılık bulunmadığını ortaya koyar nitelikte ise işlemde, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka aykırılıktan söz edilemez.
İhale komisyonu kararlarının Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması aşamasında, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiği açık olup, bu yetki kullanılırken hukuken geçerli seçenekler arasından tercihte bulunulması ve ihalenin yapılıp yapılmaması noktasında makûl ve meşru sebepler dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. İhale işlemleri bakımından takdir yetkisinin denetiminde temel ihale ilkelerinin gözetilmesi ve hukukî güvenirlik, idari istikrar gibi ilkelerin de dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur.
Bir kamu malının satılmasından mümkün olduğunca yüksek gelir elde edilmesi kamunun yararına olacağından, değer tespit komisyonunca belirlenen bedelin aşılmış olduğu durumlarda dâhi, söz konusu taşınmazın daha yüksek bir fiyata satılabileceğinin anlaşılması ve kamu yararı dışında subjektif nedenlerle hareket edildiğinin davacı tarafından ortaya konulamaması hâlinde, takdir yetkisinin ihalenin iptal edilmesi yolunda kullanılması hukuka aykırı bulunmamaktadır.
Dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla, ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu, yeterince rekabetin oluşmadığı ve değer tespitinin güncel tarih itibarıyla çok düşük kaldığı hususları gözetilerek takdir yetkisinin ihalenin iptali yönünde kullanıldığı, ihaleye 3 isteklinin katıldığı, bunlardan sadece davacı tarafından Değer Tespit Komisyonunca belirlenen değerin üzerinde teklif verildiği, ihalenin sonuçlandırılmasına ilişkin ihale komisyonu kararının 21/06/2019 tarihinde alındığı, dolayısıyla ihalede gerekli rekabetin sağlanamadığı, ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu ve güncel tarih itibarıyla değer tespitinin düşük kaldığı, Cumhurbaşkanınca takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullanıldığına ilişkin olarak herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı hususları dikkate alındığında, ihalenin iptaline ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 15/03/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Mahkemelerin bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." kuralı bulunmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu olayda, davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca, özelleştirme kapsam ve programında bulunan Maliye Hazinesi adına kayıtlı İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Köyü, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın satış yöntemi ile özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ihale sonucunda … tarih ve … sayılı İhale Komisyonu kararı ile taşınmazın en yüksek teklifi veren davacıya satılmasına karar verilmiş, … tarih ve … sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla anılan İhale Komisyonu kararının onaylanmayarak ihalenin iptal edilmesine karar verilmiş, ikinci kez gerçekleştirilen ihalede en yüksek teklif davacı tarafından verilmiş, … tarih ve … sayılı İhale Komisyonu kararıyla taşınmazın davacıya satılmasına karar verilerek İhale Komisyonu kararı Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulmuş, 12/05/2020 tarih ve 2518 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla söz konusu ihale komisyonu kararının onaylanmamasına ve ihalenin iptaline karar verilmiştir.
Davacı tarafından ihalenin iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle Dairemizin E:2020/2439 sayılı esasına kayden açılan davada 24/09/2020 tarihli ara kararıyla diğer hususların yanı sıra "Davaya konu ihalede idarenin takdir yetkisini, İhale Komisyonu kararının onaylanmaması yönünde kullanmasının somut gerekçesinin (ihale bedelinin düşük olması, ihaleye katılımın yetersiz olması vb. sebeplerin bulunup bulunmadığının) bildirilmesi" hususu davalı idarelerden istenilmiş,
Davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca verilen 06/11/2020 tarihli cevap yazısında diğer hususların yanında, "4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri başlıklı 3. maddesinin (d) bendinde yer alan "Özelleştirme programına alınan kuruluşların 'satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi' yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihai kararları onaylamak" hükmüne istinaden ihale, onaylanmak üzere Cumhurbaşkanlığı Makamına sunulmuş, ancak Cumhurbaşkanlığı Makamınca takdir hakkı kullanılarak ihalelerin iptaline karar verilmiştir." şeklinde cevap verilmiştir.
Anılan dosyada 22/02/2021 tarihli kararla ise "... Dairemizin 24/09/2020 ve 30/12/2020 tarihli ara kararları uyarınca davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Köyü, ... parseldeki 138.050,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın satış yöntemi ile özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ilk ihalede en yüksek teklifin davacı tarafından verildiği ve taşınmazın davacıya satışına ilişkin ihale komisyonu kararının Kurul kararıyla onaylanmayarak ihalenin iptal edilmesine karar verildiği, aynı taşınmazın satışı için ikinci defa gerçekleştirilen dava konusu ihaleye davacının da aralarında bulunduğu üç isteklinin katılarak fiyat teklifi sunduğu, tüm teklif sahiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen nihaî pazarlık görüşmesi sonucunda en yüksek teklifi veren davacının teklif ettiği bedelin referans değerin üzerinde olduğu, buna karşın yaklaşık on bir ay sonra alınan Cumhurbaşkanı kararıyla ihalenin onaylanmayarak iptal edilmesine karar verildiği, ihalenin iptal edilmesine ilişkin sebebin yalnızca idarenin takdir yetkisi olarak gösterildiği ve dava konusu işlemin tesis edilmesine ilişkin herhangi bir somut gerekçe veya geçerli hukukî sebebin de davalı idareler tarafından ortaya konulamadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Köyü, ... parseldeki 138.050,00 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın satış ihalesinin iptaline ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır." gerekçesiyle söz konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütmenin durdurulması kararının uygulanmasına ilişkin olarak işlemlere devam edilebilmesi amacıyla … tarih ve … sayılı İhale Komisyonu kararı Cumhurbaşkanlığı Makamının onayına sunulmuş, 09/07/2021 tarih ve 4243 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla "... … tarih ve … sayılı kararın; ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu, yeterince rekabetin oluşmadığı ve değer tespitinin güncel tarih itibarıyla çok düşük kaldığı hususları dikkate alınarak onaylanmamasına ve ihalenin iptal edilmesine, ..." karar verilmesi üzerine anılan Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Bu durumda, Dairemizin 2020/2439 esasına kayıtlı dosyada idarenin takdir yetkisinin, İhale Komisyonu kararının onaylanmaması yönünde kullanmasının somut gerekçesinin (ihale bedelinin düşük olması, ihaleye katılımın yetersiz olması vb. sebeplerin bulunup bulunmadığının) bildirilmesi hususunun davalı idarelerden sorulduğu, verilen cevapta herhangi bir somut gerekçe veya hukukî sebebin ortaya konulamadığı sonucuna varılarak dava konusu ihalenin iptaline ilişkin işlemin E:2020/2439 esas sayılı dosya hakkında, 16/11/2021 tarihli ve K:2021/3868 sayılı olarak iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz isteminin İdari Dava Daireleri Kurulunca 13/04/2022 tarih ve E:2022/962, K:2022/1388 sayılı kararıda reddedilerek, iptal kararının onandığı, devam eden süreçte anılan kararın uygulanmasına ilişkin olarak işlemlere devam edilebilmesi amacıyla … tarih ve … sayılı İhale Komisyonu kararının Cumhurbaşkanlığı Makamının onayına sunulduğu, ancak bu kez ihalenin yapıldığı tarihin eski olduğu, yeterince rekabetin oluşmadığı ve değer tespitinin güncel tarih itibarıyla çok düşük kaldığı gerekçeleriyle ihalenin yeniden iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda Anayasa'nın 138. maddesinin 4. fıkrası ile 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen, idarelerin mahkeme kararlarına uyma zorunluluğu kapsamında yargı kararına uyulmadığı dikkate alındığında, yargı kararının gerekçesi doğrultusunda işlem tesis edilmemek suretiyle Anayasa'ya açıkça aykırı olarak tesis edilen ihalenin yeniden iptaline karar verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.