T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3998
Karar No : 2023/2824
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Madencilik Petrol İnşaat Taahhüt Taşıt Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde yer alan İR:… ruhsat numaralı krom maden sahasında 180924,48 m2 lik ormanlık sahada davacı şirket adına verilen maden işletme ve maden alt yapı tesisi izninin iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin … tarihli E:…, K:… sayılı "iptal" kararı verilmesi üzerine uğranıldığı ileri sürülen 200.000-TL maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin taahhüt senedine aykırı davranarak dere yatağını tahrip ettiğinin sabit olduğu, … İdare Mahkemesi'nin … tarihli E:…, K:… sayılı iptal kararının gerekçesinin ise, "Orman Kanununun 16. maddesinin Uygulama Yönetmeliğinin 11. maddesinin 3. fıkrasındaki "Taahhüt senedi hükümlerine uyulmaması veya rehabilitasyon projesine uygun çalışılmadığının orman idaresince tespiti halinde eksikliklerin altı ay içerisinde giderilmesi için ruhsat sahibi yazılı olarak uyarılır. Bu süre sonunda eksiklikler giderilmediği, taahhüt senedine ve rehabilitasyon projesine uygunluk sağlanmadığı takdirde verilmiş olan izin iptal edilir." hükmü uyarınca 23.01.2015 tarihli ihtar yazısına istinaden altı aylık süre dolmadan 12.06.2015 tarihinde izin iptalinin gerçekleştirilmiş olmasından kaynaklı usuli eksikliğe dayandığı, söz konusu kararın davacı şirketin taahhüt senedine aykırılıkları giderdiğine dair bir tespit içermediği, aksine davalı idarece sunulan suç tutanakları incelendiğinde, izin iptali sonrasında da davacı şirket yetkilileri tarafından mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunulmaya devam edildiği görüldüğünden, dava konusu olayda davalı idarenin tazmin sorumluluğu bulunduğundan söz etmeye olanak bulunmadığı, kaldı ki, davacı tarafından üretimi yapılmayan bir madenden hareketle uğranılması muhtemel bir zararın tazmininin istenildiği ve tazmini istenilen zararın henüz gerçekleşmemiş bir zarar niteliğinde olduğu anlaşıldığından davacının maddi tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, izinlerin iptaline neden olan DSİ uyarıları üzerine dereye malzeme konulmadığı, iznin haksız iptali ile sahada dört yıl faaliyette bulunulamadığı, maddi zararının dosyaya sunulan fatura ve ticari defter kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile gerçek zararının tespit edilmesi gerekirken bu incelemenin yapılmadığı, idarece davaya konu alanla ilgisi bulunmayan suç tutanakları kabul edilerek iznin iptalinden sonra da şirket yetkililerinin hukuka aykırı davranışlarda bulunmaya devam ettiğinin ifade edilmesinin yerinde olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 25/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.