T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/4040
Karar No:2023/2701
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında, Rekabet Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla 91.942.343,31-TL idari para cezası verilmesi üzerine düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce Dairemizin karar düzeltme aşamasında verilen 31/10/2019 tarih ve E:2019/2208, K:2019/3362 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirket tarafından, dava konusu ödeme emrinin dayanağını teşkil eden idari para cezasının verildiği ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 16/10/2017 tarih ve E:2011/4540, K:2017/2572 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 16/03/2020 tarih ve E:2018/1458, K:2020/769 sayılı kararıyla da söz konusu Daire kararının onandığı, söz konusu kararın kesinleşmediği ileri sürülse de 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 55. Maddesinde, Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulmasının kararların uygulanmasını ve idarî para cezalarının takip ve tahsilini durdurmayacağının hüküm altına alınması nedeniyle davacı şirketin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu ödeme emrinin tesis edildiği andaki hukuki duruma göre değil, dava açıldıktan sonra meydana gelen hukuki gelişmelere bakılarak karar verildiği, dava açıldığı andaki hukuki duruma bakıldığında, dava konusu ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu, Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin 4. fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilen idari para cezalarının kesinleşmeden tahsilinin mümkün olmadığı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun tüm kabahatler için istisnasız uygulanmasının öngörüldüğü, dava konusu uyuşmazlıkta 4054 sayılı Kanun’un 55. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, mahkeme kararında kararın esasına etkili olan hukuka aykırılık iddialarının karşılanmadığı, ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmeden önce, ödemeye çağrı mektubunun davalı idare tarafından tebliğ edilmesi gerekirken, bu yükümlülük yerine getirilmeden tanzim ve tebliğ edilen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu, Rekabet Kurumu tarafından tesis edilen ödemeye davet niteliğindeki işlemde ise para cezasını taksitle ödeme imkânı bulunduğuna dair hiçbir açıklamaya yer verilmediği, yürütmenin durdurulmasına ilişkin karardan önce tesis edilen dava konusu ödeme emrine dayanak ilk para cezası, ikinci para cezasının tesisi ile hukuk aleminden silindiğinden davalı idarenin daha sonra yeni bir işlem ile ikinci para cezasını geri alması üzerine, ortada herhangi bir para cezasının da kalmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.