T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/405
Karar No : 2023/1508
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi maddesi uyarınca "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı maddi haklarının, işten çıkarılma tarihi itibarıyla yasal haklarıyla birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının para aldığını kabul etmesi nedeniyle davacıya bir disiplin cezası verilmesi gerekmekte ise de, ceza infaz kurumuna para karşılığı uyuşturucu madde getirme eylemini işlediğinin sabit olmadığı da dikkate alındığında, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamayan eyleminin memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte bir suç olarak değerlendirilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu disiplin cezası tesis edilmeden önce Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile davacıya 7 gün içerisinde savunmasını yapması, aksi halde bu haktan feragat etmiş sayılacağına dair savunma istem yazısının 12/08/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacının 18/08/2015 tarihli dilekçe ile Kurul huzurunda sözlü savunma yapma talebinde bulunduğu, bu talebinin kabul edilerek 27/08/2015 tarihinde sözlü savunmasını yapmak üzere davet edildiğine ilişkin yazının, davacının ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna hizmet gereği atamasının yapılması ve 24/08/2015 tarihinde İstanbul'daki görevinden ayrılması nedeniyle tebliğ edilemediğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalı idare tarafından verilen savunmada davacının 26/08/2015 tarihinde telefonla aranarak 27/08/2015 tarihinde saat 14.00'de sözlü savunmasını yapabileceğinin söylendiği ileri sürülmüş ise de, davacıya savunma hakkını kullanabilmesi için usulüne uygun bir tebligatın yapılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının İstanbul ... Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yaptığı dönemde ceza infaz kurumuna para karşılığı uyuşturucu madde getirdiğinden bahisle adli ve idari yönden soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendinde yer alan "görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak" eyleminden dolayı "kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması" kanaatine varıldığı, Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla davacının eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan "memurluk sıfatı ile bağdaşmayan nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" şeklinde değerlendirilebileceğinden dosyanın doğrudan Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği, Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının eyleminin sabit olduğu; öte yandan, savunmasını yapabileceği telefonla bildirilmesine rağmen, toplantı günü gelmemesi nedeniyle savunmasını kendi iradesiyle yapmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 30/03/2023 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu karar, davacı hakkında tesis edilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasının, savunmanın usulüne uygun alınmadığı ve ceza infaz kurumuna para karşılığı uyuşturucu madde getirme eylemini işlediğinin sabit olmadığı da dikkate alındığında, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamayan eyleminin memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte bir suç olarak değerlendirilemeyeceğinden hukuka aykırı olduğu gerekçelerine dayalı bulunmaktadır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerine göre, usul esastan önce gelir. Bunun anlamı; davada usule ilişkin herhangi bir sorun varsa, bu sorun halledilmeden esasa geçilemeyeceğidir. İdari dava teorisi bakımından bu temel kuralın yansıması; idari işlemin usule ilişkin unsurlarından birinde hukuka aykırılık saptanması durumunda, idari yargıcın, işlemin bu hukuka aykırılık nedeniyle iptaliyle yetinmesi, ayrıca esasa ilişkin unsurlarla ilgili hukuka uygunluk denetimi yapamamasıdır. Aksi durum; idari yargıcın usule ilişkin yargısına güvenmediği anlamına geleceğinden; kararın tamamının güvenden yoksun kalması sonucunu yaratır ki, kimi durumlarda idarenin yerine geçerek karar verilmesi anlamına da gelebilen böyle bir karara, Hukuk Devleti ilkesinin hedeflediği güvenirliği olan yargı kararı olarak bakılması olanaklı değildir.
Olayda; İdare Mahkemesince verilen ve temyiz istemine konu edilen karar, bu niteliktedir. Mahkeme, ilgili mevzuat uyarınca, davacının alınması gereken savunmasının usulüne göre alınmamış olmasına dayanarak işlemin iptaline karar vermekle yetinmek yerine; daha öteye geçerek, esasa ilişkin hukuka aykırılık halini de inceleyerek kararına esas almıştır.
Kararın, uyuşmazlığın esasına ilişkin gerekçesi yukarıda sözü edilen yargılama hukuku temel ilkesine açık aykırılık oluşturduğundan, hukuki sonuç doğurabilecek nitelikte değildir. Söz konusu karar, "usule ilişkin gerekçesi" itibarıyla hukuki varlık kazanmıştır; uygulanması da bu gerekçesine göre olmak zorundadır.
Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin tesis edilmesi sürecinde davacının savunmasının usulüne göre alınmamış olması nedeniyle iptal hükmü kurulması gerekirken, uyuşmazlığın esasına yönelik gerekçeye de yer verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de; bu husus, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve İdare Mahkemesi kararının, gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.