T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/4061
Karar No : 2023/4206
DAVACI : … İnşaat Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av…
DAVALI : … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av…
DAVALI YANINDA
MÜDAHİLLER : 1- … Jeoloji Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av…
2- … Jeofizik Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
17/02/2021 tarih ve 31398 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 8.maddesi ile değiştirilen tebliğin ekinde yer alan Zemin ve Temel Etüt Raporları Formatı başlıklı bölümün, 9. paragrafının 1. cümlesindeki, "Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalardan ZA ve ZB yerel zemin sınıfı grubuna giren çalışmalar jeoloji mühendislerince, diğer yerel zemin sınıfı grubundaki çalışmalar jeoloji mühendisi ve jeofizik mühendislerince yapılır." düzenlemesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu düzenleme ile inşaat mühendisliği mesleğinin doğrudan ifası niteliğinde olan zemin ve temel etütlerinde Kategori 1 kapsamındaki çalışmalardan mesleki ve uzmanlık alanı olmasına karşın inşaat mühendislerinin süreç dışında bırakılarak inşaat mühendisliği meslek alanına kısıtlama getirildiği, inşaat mühendislerinin hak ve menfaatlerinin ihlal edilerek bilimsel ve teknik esaslara hizmetin niteliğine ve kamu yararına aykırı olarak eksik düzenleme yapıldığı, inşaat mühendislerinin almış oldukları eğitim nedeniyle kazandıkları mesleki ve uzmanlık alanları gereği zemin etüdü çalışmalarının her aşamasında yer almaları gerektiği, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Meslek odaları, ilgili meslek mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamakla görevli bir meslek örgütleri olup; iptali talep edilen değişikliğin inşaat mühendislerine yönelik bir değişiklik getirmediğinden davacı TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası’nın söz konusu düzenlemeye karşı dava açmakta menfaatinin bulunmadığı; tebliğde yer alan "5 Etüt Kategorileri” başlığı altında tanımlanan, yapı ve bileşenlerinin özellikleri ve büyüklükleri, zemin özellikleri, civar yapılar, yer altı suyu ve çevre koşulları yönünden değerlendirildiğinde, Kategori 1 kapsamına giren çalışmaların, tebliğ Ek-l’de belirtilen tüm hususları sağlayan konut türü yapılar, basit atölye tipi yapılar gibi örnekler verilerek tanımlandığı, belirtilen zemin sınıfları dahilinde yapılacak söz konusu çalışmaların jeoloji ve jeofizik mühendislerince gerçekleştirilebildiği, işin kapsamı bakımından detay parametreleri zaten belirli olan konuda da inşaat mühendislerince yapılabilecek ilave bir çalışma bulunmadığı, kaldı ki, 09.03.2019 tarih ve 30709 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren tebliğde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmaların jeoloji mühendisleri ile etüt planlamasına göre ilaveten jeofizik mühendisleri tarafından yapılabileceğine ilişkin düzenlemelere, tebliğin yayımlandığı tarih olan 09.03.2019 tarihinden bu yana ilgili meslek odası tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı, revize edilmiş Tebliğde, davaya konu olan ve Kategori 1 olarak tanımlanan kategoride inşaat mühendisi meslek grubuna daha önceki Tebliğde de yer verilmediği, revize edilen Tebliğde de bu konuda bir düzenlemeye gidilmeden sadece teknik verilere (Zemin grubu ve Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nin ilgili maddesi) açıklık getirildiği, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DAVALI YANINDA
MÜDAHİLLER BEYANI : TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından, 6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Yasası ve TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğine göre, müvekkil Odanın kamu yararını ve jeoloji mühendislerinin menfaatlerini korumak bakımından görülmekte olan davaya davalı idare yanında müdahil olmakta menfaati bulunduğu beyan edilmiştir.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası tarafından, jeofizik mühendisliğinin bir yerbilimi uzmanlığı olup yerkürenin incelenen bölümüne ilişkin fiziksel özelliklerini, depremselliğini, yeraltının bileşenlerini alet ve makine kullanmak suretiyle, fizik, matematik, bilgisayar, elektronik teknolojisine dayalı şekilde matematiksel olarak bildirmekte olduğu, zemin araştırmalarının jeofizik mühedislerinin en önemli mesleki faaliyetleri arasında yer aldığı, jeofizik mühendisliğinin dava konusu edilen zemine ilişkin çalışmada yetkin ve yetkili mühendislik olduğu, zemine ilişkin uygulamalarda en çok karışıklığa sebep olan jeoloji ve jeofizik mühendisliği mesleğinin yetkilerine dair Danıştay Altıncı Dairesinde ve Danıştay Sekizinci Dairesinde devam eden dosyalarda Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının Jeofizik mühendisliği ile jeoloji mühendisliğinin farklılaştığı hususlar yönünden jeoloji ve jeofizik bilim dallarının sığ ve derin yeraltı yapısının araştırılması faaliyetlerinin her aşamasında birbirini bütünler nitelikte veri/bilgi üretmekte olup raporlama aşamasında da her iki disiplin mühendislerinin yer almasının çalışmayı birlikte onaylamasının uygun olduğu, jeofizik mühendislerinin mezun olmadan zemin araştırmalarına ilişkin derslerini zorunlu olarak aldıkları, yapı ve zemine ilişkin mesleki eğitimlerini alarak mezun oldukları, jeofizik mühendislerinin mesleki yetkilerini düzenleyen mevzuatta "Yeraltının dinamik esneklik direnişleri ve yerin dayanımı, taşıma gücü, yer altı suyu varlığı, yer altı yapısı, deprem bölgelenmesi, yer kırıklıklarının hareketleri, oturma, sıvılaşma ve yer kaymalarının boyutları gibi zemininin fiziki özelliklerini belirleyen çalışmalar" olduğunun açıkça yer aldığı beyan edilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, 17/02/2021 tarih ve 31398 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 8.maddesi ile değiştirilen tebliğin ekinde yer alan Zemin ve Temel Etüt Raporları Formatı başlıklı bölümün, 9. paragrafının 1. cümlesindeki, "Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalardan ZA ve ZB yerel zemin sınıfı grubuna giren çalışmalar jeoloji mühendislerince, diğer yerel zemin sınıfı grubundaki çalışmalar jeoloji mühendisi ve jeofizik mühendislerince yapılır." düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.
03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak geçici 3. maddesi yayımı tarihinde, diğer hükümleri 01/10/2017 tarihinde yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (ççççç) bendinde, zemin ve temel etüt raporu, "her bir parsel için ayrı ayrı olmak üzere, yapının temel ve statik hesaplarının yapılabilmesi için zemin araştırma verileri ile geoteknik değerlendirmeleri içeren Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hazırlanan rapor" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin "Yapı projeleri" başlıklı 57. maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde, "Statik projeye esas teşkil edecek zemin ve temel etüdü raporu; "1) Yer altının dinamik esneklik direnişleri ve yerin dayanımı, taşıma gücü, yer altı suyu varlığı, yer altı yapısı, deprem bölgelenmesi, yer kırıklıklarının hareketleri, oturma, sıvılaşma ve yer kaymalarının boyutları gibi zeminin fizikî özelliklerini belirleyen çalışmalar yönünden jeofizik mühendislerince, 2) Sondajlar, arazi çalışmaları, zemin ve kaya mekaniği, laboratuvar deneylerini ihtiva eden zemin-yapı etkileşiminin analizinde kullanılacak temel-zemin, zemin profili ve zemini oluşturan birimlerin fizikî ve mekanik özelliklerini konu alan çalışmalar yönünden jeoloji mühendislerince, 3) Zemin mekaniği, zemin dinamiği ve zemin emniyet gerilmesi hesaplaması gibi çalışmalar yönünden inşaat ve jeoloji mühendislerince, 4) Mühendislik hizmetleri standartlarına uygun, detaylı olarak hazırlanan ve parselin bulunduğu zeminin durumunu bu fıkrada belirtilen çalışmalar ve analizler ile açıklayan, çalışmanın içeriği bakımından ilgili mühendislik disiplinlerine mensup mühendislerce, Bakanlıkça belirlenen formata göre hazırlanan ve imzalanan belgedir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bina ve bina türü yapıların tasarım, projelendirme, inşa ve denetimi için yapılması zorunlu olan zemin ve temel etütlerinin planlaması, arazi araştırmaları ve laboratuvar çalışmalarının yapılması, sahada karşılaşılan zemin birimlerinin (zemin ve/veya kaya) mühendislik özellikleri ile yeraltı suyuna ilişkin verilerin toplanması, yerel deprem etkilerinin belirlenmesi ve elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda zemin ve temel etüt raporlarının hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 10/7/2018 günlü, 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin birinci fıkrası ile 18/3/2018 günlü, 30364 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin eki Deprem Etkisi Altında Temel Zemini ve Temellerin Tasarımı İçin Özel Kuralların 16.2.2. maddesine ve 3/7/2017 günlü, 30113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin (ççççç) bendine dayanılarak hazırlanan ve 09/03/2019 tarih ve 30709 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğin "Zemin ve Temel Etüt Raporları Formatı" başlıklı 8. Maddesinin 9. Paragrafında "Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalar jeoloji mühendisleri ile etüt planlamasına göre ilaveten jeofizik mühendisleri tarafından, Kategori 2’dekiler jeoloji ve inşaat mühendisleri ile etüt planlamasına göre ilaveten jeofizik mühendisleri tarafından, Kategori 3’dekiler ise jeoloji, inşaat ve jeofizik mühendisleri tarafından ilgili oldukları rapor bölümlerine göre ortaklaşa yürütülür..." şeklinde düzenlenmişken, Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair 17/02/2021 tarih ve 31398 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Tebliğde anılan paragraf değiştirilerek "Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalardan ZA ve ZB yerel zemin sınıfı grubuna giren çalışmalar jeoloji mühendislerince, diğer yerel zemin sınıfı grubundaki çalışmalar jeoloji mühendisi ve jeofizik mühendislerince yapılır. Kategori 2 ve kategori 3 kapsamındaki çalışmalar inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve jeofizik mühendislerince yürütülür.” şeklinde düzenlenmiştir.
Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatı'nın "Etüt Kategorileri" başlıklı 5. maddesinde, zemin ve temel etütleri, kategorik olarak, çalışmanın içeriği bakımından Kategori 1, Kategori 2 ve Kategori 3 olmak üzere üç sınıfa ayrılmış; alt maddelerde ise bu kategori sınıflarına girecek zemin ve temel etütlerinin hangi özellikler dikkate alınarak belirleneceğine ilişkin ayrıntılar düzenlenerek, her kategorinin düzenlendiği bölümün sonunda kategorilerine göre yapı örneklerine yer verilmiştir.
Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatının 5. Kısmında, zemin ve temel etütleri kategorik olarak çalışmanın içeriği bakımından üç sınıfa ayrıdığı belirtilmiş,5.1 .kategoride; bodrum kat yüksekliği en fazla 3.00 m. olan en çok 1 bodrumlu, bodrum kat hariç toplam 2 katlı, bodrum kat dahil toplam yüksekliği 10.50 m.’yi geçmeyen, bodrum kat olmaması durumunda toplam bina yüksekliği 7.50 m.'yi geçmeyen, Bina Kullanım Sınıfı (BKS)=3, bina önem katsayısı (I)=1 ve bodrum kat dahil toplam inşaat alanı 500 m2’yi geçmeyen, bodrum kat olmaması durumunda toplam inşaat alanı 300 m2’yi geçmeyen, küçük, basit konut tipi yapılar (site tipi müstakil yapılar, endüstri yapıları, oteller vb. yapılar hariç), derin temel sistemi veya zemin iyileştirmesi gerektirmeyen yapılar, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar yer aldığı, bina oturum alanında sağlam, sert kayalar, az ayrışmış, orta ayrışmış, orta sağlam kayalar, ayrışmış-çok çatlaklı zayıf kayalar ve sert kil tabakalarına rastlanan sahaların bu kategori içinde yer aldığı belirtilmiş; tanımlanan maddelerin hepsini sağlamak şartıyla; konut türü yapılar, basit atölye tipi yapılar, alt ve üst zemin seviyeleri arasında yükseklik farkının 2.00 m.’yi geçmediği istinat yapıları ve kazı iksaları, tarım ve hayvancılık amaçlı basit zirai yapılar ile köy yerleşim alanı içerisinde yer alan bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri, kooperatif işletme binaları bu kategoriye giren yapılara örnek olarak gösterilmiş; site tipi müstakil yapılar, endüstri yapıları, oteller, okullar, sağlık ocakları Kategori 1 içerisinde yer almayacağı belirtilmiştir.
09.03.2019 tarih ve 30709 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğin eki Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatının 3. maddesindeki "zemin ve temel etüdü ekibi" tanımının, 7.1. maddesinin 7. bendinin, 7.2.2.2.maddesinin 3.bendinin, 7.2.2.3.maddesinin 2. ve son bendinin ve 8.maddesinin 9. bendinin iptali istemiyle açılan davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatının 8.maddesinin 9. bendine ilişkin olarak,"... mekanik sondaj gibi yer araştırma amaçlı sondaların noktasal bilgi vermekle sınırlı olduğu, benzer şekilde açılacak gözlem çukurlarının son derece sığ olduğu, buradan alınacak numunelerin laboratuvar deneyleri ile elde edilecek sonuçları deprem gibi dinamik yükler altında zeminin davranışını temsil etmekten uzak olacağı, bu tür Katagori-1 içerisine düşen alanların araştırılmasında ekonomik açıdan avantajlı ve alansal (tüm alanı temsil edecek düzeyde) bilgi sunması açısından sismik yöntem ile taranmasının önerilmekte olduğu, katagori -1 içerisine giren alanların yalnızca gözlem çukuru ile araştırılması, günümüz için olmazsa dahi gelecekte bu tür bir araştırma ile oluşturulan yapılar için ciddi risk olacağı, bunun yaşanan geçmiş tecrübelerle sabit olduğu, bu nedenle, zemin ve temel etüt çalışmalarında Katagori’ye bakılmaksızın alansal bilgi toplanması açısından jeofizik yöntemlere yer verilmesinin ve elde edilecek sonuçlara göre ayrıntılı jeotenik çalışmaların geliştirilmesinin tümüyle bilimsel bir yaklaşım olacağı, ancak zemin etütlerinin farklı kategorilerde ele alınmasının nedeninin, zemin koşulları ve üst yapının büyüklüğü ve önemi dikkate alınarak problemli olabilecek durumları gözden kaçırmayarak finans ve zaman israfına girmeden bir incelemenin yapılması gerektiği, ülkemizde ve dünyada zemin araştırmalarında “kategoriler” ile karşılaşıldığı ve kategorilerin belirli zemin koşulları için büyük oranda olasılıklı problemleri yakalamayı hedeflediği, öte yandan bir zemin türü için parametre tespit edilirken, zemin koşullarının iyi olduğu ve üst yapının görece daha küçük hacimli olduğu, görece düşük riskli durumlarda, parametrelerin birden fazla farklı yöntemle elde edilmesinin ekonomik ve de zaman alıcı da olacağı dikkate alınarak, o zemin için uygun olabilecek ölçüm yöntemi seçilerek yapılmasının makul bir yaklaşım olduğu, risk seviyesine göre çözüm geliştirilmesinin yaygın bir mühendislik yaklaşımı olduğu yönündeki .. doğrultusunda belirtildiği, Danıştay Altıncı Dairesinin 25.05.2022 tarih ve E:2019/13619, K:2022/6147 sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir.
İncelenen davada, Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğin "Zemin ve Temel Etüt Raporları Formatı" başlıklı 8. maddesinin 9. paragrafında, Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalar jeoloji mühendisleri ile etüt planlamasına göre ilaveten jeofizik mühendisleri tarafından yapılacağı yolundaki düzenleme, dava konusu Tebliğle değiştirildiği, Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalardan ZA ve ZB yerel zemin sınıfı grubuna giren çalışmalar jeoloji mühendislerince, diğer yerel zemin sınıfı grubundaki çalışmalar jeoloji mühendisi ve jeofizik mühendislerince yapılacağı şeklinde getirilen dava konusu düzenlemede, inşaat mühendisleri açısından bir değişiklik bulunmadığı, dava konusu Formatta; zemin ve temel etüt ekibinin, zemin ve temel etüdü sorumlusu mühendis tarafından oluşturulan, etüt kategorisinin gerektirdiği çalışmalara uygun olarak inşaat, jeoloji ve jeofizik mühendislerinin yer aldığı çalışma grubu olduğu anlaşıldığından, zemin ve temel etütlerinde, Kategori 1 kapsamındaki çalışmalardan ZA ve ZB yerel zemin sınıfı grubuna giren çalışmaların jeoloji mühendislerince, diğer zemin grubunda ilaveten jeofizik mühendisleri tarafından, Kategori 2 ve 3 kapsamındaki çalışmaların ise jeoloji, inşaat ve jeofizik mühendisleri tarafından yürütülmesinin öngörülmesine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası ve TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası tarafından verilen davada davalı idare yanında müdahale istemine ilişkin dilekçeler incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 66. maddesinde; üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının ve müdahale dilekçelerinin incelenmesinden, davanın sonucuyla yakından ilgili olduğu anlaşıldığından 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesinin atıfta bulunduğu Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddeleri uyarınca TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası ve TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası'nın davalı idare yanında davaya müdahale istemlerinin kabulüne karar verilerek işin esasına geçildi.
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
17/02/2021 tarih ve 31398 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 8.maddesi ile değiştirilen tebliğin ekinde yer alan Zemin ve Temel Etüt Raporları Formatı başlıklı bölümün, 9. paragrafının 1. cümlesindeki, "Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalardan ZA ve ZB yerel zemin sınıfı grubuna giren çalışmalar jeoloji mühendislerince, diğer yerel zemin sınıfı grubundaki çalışmalar jeoloji mühendisi ve jeofizik mühendislerince yapılır." düzenlemesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak geçici 3. maddesi yayımı tarihinde, diğer hükümleri 01/10/2017 tarihinde yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (ççççç) bendinde, zemin ve temel etüt raporu, "her bir parsel için ayrı ayrı olmak üzere, yapının temel ve statik hesaplarının yapılabilmesi için zemin araştırma verileri ile geoteknik değerlendirmeleri içeren Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hazırlanan rapor" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin "Yapı projeleri" başlıklı 57. maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde, "Statik projeye esas teşkil edecek zemin ve temel etüdü raporu; "1) Yer altının dinamik esneklik direnişleri ve yerin dayanımı, taşıma gücü, yer altı suyu varlığı, yer altı yapısı, deprem bölgelenmesi, yer kırıklıklarının hareketleri, oturma, sıvılaşma ve yer kaymalarının boyutları gibi zeminin fizikî özelliklerini belirleyen çalışmalar yönünden jeofizik mühendislerince, 2) Sondajlar, arazi çalışmaları, zemin ve kaya mekaniği, laboratuvar deneylerini ihtiva eden zemin-yapı etkileşiminin analizinde kullanılacak temel-zemin, zemin profili ve zemini oluşturan birimlerin fizikî ve mekanik özelliklerini konu alan çalışmalar yönünden jeoloji mühendislerince, 3) Zemin mekaniği, zemin dinamiği ve zemin emniyet gerilmesi hesaplaması gibi çalışmalar yönünden inşaat ve jeoloji mühendislerince, 4) Mühendislik hizmetleri standartlarına uygun, detaylı olarak hazırlanan ve parselin bulunduğu zeminin durumunu bu fıkrada belirtilen çalışmalar ve analizler ile açıklayan, çalışmanın içeriği bakımından ilgili mühendislik disiplinlerine mensup mühendislerce, Bakanlıkça belirlenen formata göre hazırlanan ve imzalanan belgedir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bina ve bina türü yapıların tasarım, projelendirme, inşa ve denetimi için yapılması zorunlu olan zemin ve temel etütlerinin planlaması, arazi araştırmaları ve laboratuvar çalışmalarının yapılması, sahada karşılaşılan zemin birimlerinin (zemin ve/veya kaya) mühendislik özellikleri ile yeraltı suyuna ilişkin verilerin toplanması, yerel deprem etkilerinin belirlenmesi ve elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda zemin ve temel etüt raporlarının hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 10/7/2018 günlü, 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 107. maddesinin birinci fıkrası ile 18/3/2018 günlü, 30364 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğinin eki Deprem Etkisi Altında Temel Zemini ve Temellerin Tasarımı İçin Özel Kuralların 16.2.2. maddesine ve 3/7/2017 günlü, 30113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesinin (ççççç) bendine dayanılarak hazırlanan ve 09/03/2019 tarih ve 30709 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğin "Zemin ve Temel Etüt Raporları Formatı" başlıklı 8. Maddesinin 9. Paragrafında "Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalar jeoloji mühendisleri ile etüt planlamasına göre ilaveten jeofizik mühendisleri tarafından, Kategori 2’dekiler jeoloji ve inşaat mühendisleri ile etüt planlamasına göre ilaveten jeofizik mühendisleri tarafından, Kategori 3’dekiler ise jeoloji, inşaat ve jeofizik mühendisleri tarafından ilgili oldukları rapor bölümlerine göre ortaklaşa yürütülür..." şeklinde düzenlenmişken, Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair 17/02/2021 tarih ve 31398 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Tebliğde anılan paragraf değiştirilerek "Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalardan ZA ve ZB yerel zemin sınıfı grubuna giren çalışmalar jeoloji mühendislerince, diğer yerel zemin sınıfı grubundaki çalışmalar jeoloji mühendisi ve jeofizik mühendislerince yapılır. Kategori 2 ve kategori 3 kapsamındaki çalışmalar inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve jeofizik mühendislerince yürütülür.” şeklinde düzenlenmiştir.
Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatı'nın "Etüt Kategorileri" başlıklı 5. maddesinde, zemin ve temel etütleri, kategorik olarak, çalışmanın içeriği bakımından Kategori 1, Kategori 2 ve Kategori 3 olmak üzere üç sınıfa ayrılmış; alt maddelerde ise bu kategori sınıflarına girecek zemin ve temel etütlerinin hangi özellikler dikkate alınarak belirleneceğine ilişkin ayrıntılar düzenlenerek, her kategorinin düzenlendiği bölümün sonunda kategorilerine göre yapı örneklerine yer verilmiştir.
Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatının 5. Kısmında, zemin ve temel etütleri kategorik olarak çalışmanın içeriği bakımından üç sınıfa ayrıdığı belirtilmiş,
5.1 kategoride; bodrum kat yüksekliği en fazla 3.00 m. olan en çok 1 bodrumlu, bodrum kat hariç toplam 2 katlı, bodrum kat dahil toplam yüksekliği 10.50 m.’yi geçmeyen, bodrum kat olmaması durumunda toplam bina yüksekliği 7.50 m.'yi geçmeyen, Bina Kullanım Sınıfı (BKS)=3, bina önem katsayısı (I)=1 ve bodrum kat dahil toplam inşaat alanı 500 m2’yi geçmeyen, bodrum kat olmaması durumunda toplam inşaat alanı 300 m2’yi geçmeyen, küçük, basit konut tipi yapılar (site tipi müstakil yapılar, endüstri yapıları, oteller vb. yapılar hariç), derin temel sistemi veya zemin iyileştirmesi gerektirmeyen yapılar, tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar yer aldığı, bina oturum alanında sağlam, sert kayalar, az ayrışmış, orta ayrışmış, orta sağlam kayalar, ayrışmış-çok çatlaklı zayıf kayalar ve sert kil tabakalarına rastlanan sahaların bu kategori içinde yer aldığı belirtilmiş; tanımlanan maddelerin hepsini sağlamak şartıyla; konut türü yapılar, basit atölye tipi yapılar, alt ve üst zemin seviyeleri arasında yükseklik farkının 2.00 m.’yi geçmediği istinat yapıları ve kazı iksaları, tarım ve hayvancılık amaçlı basit zirai yapılar ile köy yerleşim alanı içerisinde yer alan bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri, kooperatif işletme binaları bu kategoriye giren yapılara örnek olarak gösterilmiş; site tipi müstakil yapılar, endüstri yapıları, oteller, okullar, sağlık ocakları Kategori 1 içerisinde yer almayacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarenin davacı Odanın bakılan uyuşmazlıkta sübjektif dava açma ehliyeti bulunmadığı iddiasına ilişkin olarak;
Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 2.maddesinde de, "...Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak. Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir." birliğin kuruluş amacları arasında sayılmış, 13. maddesinde; "Lüzum görülen yerlerde Birlik Umumi Heyeti karariyle (Türk mühendis ve mimarları odaları) açılabilir." hükmüne, 14. maddesinde; "Her ihtısas şubesi yalnız bir oda açar. İhtisas ve iştigal mevzuları ayrı olan mühendis ve mimarlar; ancak ihtısas veya iştigal mevzularının taallük ettiği odaya kaydolunurlar." hükmüne, 19. maddesinde ise; "Odalar, bu kanunun 2 nci maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler." hükmüne yer verilmiştir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının idari işlemlere karşı kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyetleri bulunmaktadır.
Bu bağlamda, yukarıda yer alan yasal düzenleme uyarınca meslek mensuplarının hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü davacı Odanın, dava konusu düzenlemede Oda meslek mensuplarına yer verilmeyerek haklarının ihlal edildiği ileri sürülerek açılan davada ehliyetli olduğu sonucuna varılarak davalı idarenin ehliyete ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak;
09.03.2019 tarih ve 30709 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğin eki Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatının 3. maddesindeki "zemin ve temel etüdü ekibi" tanımının, 7.1. maddesinin 7. bendinin, 7.2.2.2. maddesinin 3. bendinin, 7.2.2.3. maddesinin 2. ve son bendinin ve 8.maddesinin 9. bendinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin E:2019/3619 sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yer alan Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatının 8. maddesinin 9. bendine ilişkin olarak,"... mekanik sondaj gibi yer araştırma amaçlı sondaların noktasal bilgi vermekle sınırlı olduğu, benzer şekilde açılacak gözlem çukurlarının son derece sığ olduğu, buradan alınacak numunelerin laboratuvar deneyleri ile elde edilecek sonuçları deprem gibi dinamik yükler altında zeminin davranışını temsil etmekten uzak olacağı, bu tür Katagori-1 içerisine düşen alanların araştırılmasında ekonomik açıdan avantajlı ve alansal (tüm alanı temsil edecek düzeyde) bilgi sunması açısından sismik yöntem ile taranmasının önerilmekte olduğu, katagori-1 içerisine giren alanların yalnızca gözlem çukuru ile araştırılması, günümüz için olmazsa dahi gelecekte bu tür bir araştırma ile oluşturulan yapılar için ciddi risk olacağı, bunun yaşanan geçmiş tecrübelerle sabit olduğu, bu nedenle, zemin ve temel etüt çalışmalarında Katagori’ye bakılmaksızın alansal bilgi toplanması açısından jeofizik yöntemlere yer verilmesinin ve elde edilecek sonuçlara göre ayrıntılı jeotenik çalışmaların geliştirilmesinin tümüyle bilimsel bir yaklaşım olacağı, ancak zemin etütlerinin farklı kategorilerde ele alınmasının nedeninin, zemin koşulları ve üst yapının büyüklüğü ve önemi dikkate alınarak problemli olabilecek durumları gözden kaçırmayarak finans ve zaman israfına girmeden bir incelemenin yapılması gerektiği, ülkemizde ve dünyada zemin araştırmalarında “kategoriler” ile karşılaşıldığı ve kategorilerin belirli zemin koşulları için büyük oranda olasılıklı problemleri yakalamayı hedeflediği, öte yandan bir zemin türü için parametre tespit edilirken, zemin koşullarının iyi olduğu ve üst yapının görece daha küçük hacimli olduğu, görece düşük riskli durumlarda, parametrelerin birden fazla farklı yöntemle elde edilmesinin ekonomik ve de zaman alıcı da olacağı dikkate alınarak, o zemin için uygun olabilecek ölçüm yöntemi seçilerek yapılmasının makul bir yaklaşım olduğu, risk seviyesine göre çözüm geliştirilmesinin yaygın bir mühendislik yaklaşımı olduğu..." yönündeki tespitler doğrultusunda 25.05.2022 tarih ve E:2019/13619, K:2022/6147 sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğin "Zemin ve Temel Etüt Raporları Formatı" başlıklı 8. maddesinin 9. paragrafında, Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalar jeoloji mühendisleri ile etüt planlamasına göre ilaveten jeofizik mühendisleri tarafından yapılacağı yolundaki düzenleme, dava konusu Tebliğle değiştirildiği, Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalardan ZA ve ZB yerel zemin sınıfı grubuna giren çalışmalar jeoloji mühendislerince, diğer yerel zemin sınıfı grubundaki çalışmalar jeoloji mühendisi ve jeofizik mühendislerince yapılacağı şeklinde getirilen dava konusu düzenlemede, inşaat mühendisleri açısından bir değişiklik bulunmadığı, dava konusu Formatta; zemin ve temel etüt ekibinin, zemin ve temel etüdü sorumlusu mühendis tarafından oluşturulan, etüt kategorisinin gerektirdiği çalışmalara uygun olarak inşaat, jeoloji ve jeofizik mühendislerinin yer aldığı çalışma grubu olduğu anlaşıldığından, zemin ve temel etütlerinde, Kategori 1 kapsamındaki çalışmalardan ZA ve ZB yerel zemin sınıfı grubuna giren çalışmaların jeoloji mühendislerince, diğer zemin grubunda ilaveten jeofizik mühendisleri tarafından, Kategori 2 ve 3 kapsamındaki çalışmaların ise jeoloji, inşaat ve jeofizik mühendisleri tarafından yürütülmesinin öngörülmesine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 17/02/2021 tarih ve 31398 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Zemin ve Temel Etüdü Uygulama Esasları ve Rapor Formatına Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 8.maddesi ile değiştirilen tebliğin ekinde yer alan Zemin ve Temel Etüt Raporları Formatı başlıklı bölümün, 9. paragrafının 1. cümlesindeki, "Zemin ve temel etütlerinde; Kategori 1 kapsamındaki çalışmalardan ZA ve ZB yerel zemin sınıfı grubuna giren çalışmalar jeoloji mühendislerince, diğer yerel zemin sınıfı grubundaki çalışmalar jeoloji mühendisi ve jeofizik mühendislerince yapılır." düzenlemesi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.