T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/408
Karar No : 2023/4301
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda imara aykırı inşai faaliyette bulunulduğundan bahisle, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca söz konusu aykırılıkların yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin … tarih ve …sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yapı tatil tutanağında tespiti yapılan uyuşmazlık konusu yapılardan olan A ve E olarak işaretli yapıların tescilli eser olduğu ve koruma grubunun 2 olduğu, ancak A, B, C, D, E yapıları ile üç adet konteynerin tamamının yıkımına ilişkin işleme dayanak oluşturacak şekilde bu yapıların tamamı için "yapı tatil tutanağı" düzenlendiği, sadece ruhsatsız yapıları içeren bir şekilde 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11 ve 12. maddelerine uygun olarak yapı tatil tutanağı düzenlenmeden alınan yıkım kararında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlığa konu taşınmazın Boğaziçi öngörünüm alanı içerisinde kaldığı, dava konusu yıkım kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlığa konu taşınmaz hakkında davalı idare elemanlarınca 2960 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen … tarih ve … sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanağı ile; "yapı tatil tutanağı eki krokide tescilli eser yapı olarak belirtilen yerin deniz cephesinde kaçak ve izinsiz olarak fore kazık çakıldığı ve zeminde harfiyat yapıldığı, ayrıca ekli krokide belirtilen eski eser yapıya bitişik bodrum kat seviyesindeki yapının, tek katlı A yapısının, iki katlı B yapısının, iki katlı C yapısının, tek katlı D yapısının, kısmen 2 kısmen tek katlı E yapısının, üç adet konteyner ve ahşap sundurmanın ve süs havuzunun olduğu" tespit edilmiştir.
Anılan yapı tatil tutanağı ile tespiti yapılan ruhsata bağlanamayan aykırılıkların tamamının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin alınan … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmü, 10. maddesinde; "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir." hükmü; 16. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sit'lerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır." hükmü; koruma kurullarının görevleri ile ilgili 57. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar almak." hükmü; 61. maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, koruma yüksek kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır." hükmü yer almaktadır.
2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun "Yapının denetimi" başlıklı, 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir.
Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir.
İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır.
Tanzim edilen tutanak ve yapının mühürlendiğini belirten belge, bir kroki ile birlikte derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderilir.
Mal sahibi veya müteahhit inşaat ruhsatı ve eklerini denetlemeye hazır bir şekilde inşaat mahallinde bulundurmakla yükümlüdürler ... " hükmü,
Anılan Yasa'nın "Kullanılan yapının denetimi" başlıklı 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir.
Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir.
Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir.
Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu Kanunun 13 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır veya yıktırılır.
Kullanılan yapıların denetim esasları ve denetim elemanlarının görev ve yetkileri ve ilgili diğer hususlar İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte belirtilir." hükmü;
Anılan Yasa'nın "Yıkım işleri" başlıklı 13. maddesinde; "Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır.
a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar,
b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri,
c) Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri,
d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri.
Bu Kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir.
Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır.
Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları %20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir." hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 46. maddesinde ise; "Bu Kanunla 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 6 ncı maddesine göre kurulan organlar kaldırılmıştır. Bu kuruluşların görev ve sorumlulukları aşağıda belirtilen çerçeve dahilinde İstanbul Büyük Şehir ve ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yürütülür. Şöyle ki: 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2 nci maddesinde belirlenen ve 22/7/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm" bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığınca, "gerigörünüm" ve "etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır. " hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişilerin koruma bölge kurulu kararlarına uymak zorunda olduklarının kurala bağlandığı; bu nedenle, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında izinsiz ve ruhsatsız olarak yapılmış bir yapı hakkında ilgili koruma kurulunca yıkım kararı alınarak gereği için ilgili belediyesine bildirilmesi durumunda, koruma kurulu kararının gereğini yerine getirerek yapıyı yıkmak zorunda olan belediyenin bu konuda bağlı yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte; korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasak olduğundan, buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile; koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında, imar mevzuatına göre işlem yapılacağına yönelik açık yasal düzenleme uyarınca, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında inşa edilen ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca "boğaziçi alanı"nda kalan ruhsatsız yapılar hakkında; ilgili koruma bölge kurulu tarafından yıkıma yönelik tesis edilmiş herhangi bir işlemin bulunmaması durumunda; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca yetkili belediye görevlileri tarafından doğrudan yapı tatil tutanağı düzenlenmesine ve buna dayalı olarak aynı Kanun'un 13. maddesi uyarınca yetkili belediye encümeni tarafından doğrudan yapının projesine uygun hale getirilmesine ve/veya yıkımına yönelik karar alınmasına hukuken bir engel bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan; hakkında yıkım kararı verilen yapının, dava devam ederken ruhsata bağlanması durumunda; sonradan ruhsata bağlanmış olan yapı hakkında daha önceden alınan yıkım kararının uygulanması olanaklı olmadığından; böyle bir durumda, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın 22/07/1983 onanlı, 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında "Sahil Şeridinde" ve "Ağaçsız Mesire Alanında" kaldığı, taşınmazda II. Grup korunması gerekli kültür varlığı müştemilat yapısının mevcut olduğu ifadelerine yer verilerek, yukarıda bahsi geçen yapı tatil tutanağı ile tespiti yapılan imara aykırılıkların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararı alındığı; … tarih ve … numaralı İstanbul 6 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararından, dava konusu Encümen kararının dayanağı yapı tatil tutanağında bahsi geçen yapılardan bir kısmının tescilli kültür varlığı olduğu, ilgililer tarafında sunulan rölöve ve restitüsyon projelerinin kurula sunuldu, projelerden bir kısmının uygun olduğu, bir kısmının düzeltmelerle uygun olduğu; davalı idare elemanlarınca düzenlenen 15/11/2019 tarihli tespit tutanağında, dayanak yapı tatil tutanağında tespiti yapılan A ve E yapısının rölöve projesinin, Eski eser yapının, B ve C yapılarının rölöve ve restitüsyon projelerinin ilgili Koruma Kurulu tarafından onaylandığı ve Eski Eser yapılar olarak tescillendiği ifadelerine yer verildiği görülmüştür.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince, yapı tatil tutanağında tespiti yapılan uyuşmazlık konusu yapılardan olan A ve E olarak işaretli yapıların tescilli eser olduğu ve koruma grubunun 2 olduğu, ancak A, B, C, D, E yapıları ile üç adet konteynerin tamamının yıkımına ilişkin işleme dayanak oluşturacak şekilde bu yapıların tamamı için "yapı tatil tutanağı" düzenlendiği, sadece ruhsatsız yapıları içeren bir şekilde 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11 ve 12. maddelerine uygun olarak yapı tatil tutanağı düzenlenmeden alınan dava konusu yıkım kararın iptaline karar verilmiş ve İdari Dava Dairesince de bu karar hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; dava konusu işlemin yapıların tamamının yıkımına ilişkin olmadığı, anılan yapı tatil tutanağı ile tespiti yapılan ruhsata bağlanamayan aykırılıkların tamamının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; yukarıda bahsedilen 25/09/2019 tarihli kurul kararı ile 15/11/2019 tarihli tespit tutanağı irdelenerek, gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi de yapılarak, anılan yapılardan hangilerinin tescilli eser olduğu ve bu eserlerde ne gibi aykırılıklar yapıldığı, dava konusu işlemden sonra anılan yapıların hangilerinin projelendirilip projelendirilmediği araştırılarak uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.