T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/410
Karar No:2023/3183
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Balıkesir ili, Edremit ilçesi, … Mahallesi, … mevkii imarın …-… IV pafta … sayılı parselde kayıtlı bulunan taşınmazdaki akaryakıt istasyonuna davalı idarece verilen bayilik lisansının; haksız ve hukuka aykırı olduğu, mesafe koşulları yönünden mevzuat uygun olmadığı ileri sürülerek iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Balıkesir ili, Edremit-Akçay karayolu üzerinde akaryakıt istasyonu sahibi olan davacı tarafından, Balıkesir ili, Edremit ilçesi, … Mahallesi, … mevkii, … pafta, … sayılı parselde kayıtlı bulunan taşınmazdaki akaryakıt istasyonuna davalı idarece bayilik lisansı verildiğinin 20/04/2015 tarihinde öğrenildiği, iki petrol istasyonu arasında 1 km (1000m) mesafe olması gerektiği, ... sayılı parselde kurulan istasyona 475 metre mesafede başka bir istasyonun yer aldığı, ilgili mevzuat uyarınca aranılan mesafe şartlarına uygun olmadığından bahisle … Mahallesi, … mevkii, … pafta, ... sayılı parselde kayıtlı bulunan taşınmazdaki akaryakıt istasyonuna verilen bayilik lisansının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, istinabe yoluyla yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; ''... davanın konusu açısından esas olan işlemlerin gerçekleştirildiği ve … ada, … sayılı parsele parsele ilişkin olarak; 11/02/2015 tarihinde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı, 26/02/2015 tarihinde de EPDK tarafından 12 yıl süre ile bayilik faaliyeti yapmak üzere bayilik lisansı verildiği, bu tarihteki imar planı kararlarına göre … ada, … sayılı parselde yer alan Petrol Ofisi istasyonu ile … ada, … sayılı parsel üzerinde yer alan BP istasyonunun giriş ve çıkışları karayolu üzerinden sağlandığı için “aynı yönde” yer aldığı, bu kapsamda … ada, … sayılı parsel (BP İstasyonu) ile … ada, … sayılı parsel üzerinde yer alan (Petrol Ofisi istasyonu) akaryakıt + LPG istasyonlarının asgari mesafe şartı kriterine tâbi olduğu, yerinde yapılan incelemelerde ve uydu görüntüsü üzerinden yapılan ölçümlerde … ada, … sayılı parsel üzerinde yer alan BP benzin istasyonu ile … ada, … sayılı parsel üzerinde yer alan Petrol Ofisi istasyonu arasındaki mesafenin yaklaşık 550 metre olduğunun tespit edildiği, bu nedenle iki akaryakıt istasyonu arasındaki mesafenin davacı tarafın iddia ettiği biçimde 1000 metrenin altında olduğu gerekçeleriyle söz konusu akaryakıt istasyonuna EPDK tarafından verilen bayilik lisansının ilgili yasal mevzuata uygun olmadığı'' görüşüne varıldığının bildirildiği, anılan rapora yapılan itirazlar yerinde görülmeyerek söz konusu rapor hükme esas alınarak, söz konusu parselde kayıtlı taşınmazdaki akaryakıt istasyonuna verilen bayilik lisansının, ilgili mevzuat uyarınca taşıması gereken ''iki akaryakıt istasyonu arasındaki mesafenin, aynı yönde olmak üzere, şehiriçi yollarda bir kilometreden az olmaması gerektiği'' kuralıyla belirlenen asgari mesafe koşuluna uygun olmadığı anlaşıldığından hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce verilen … tarih ve E:…, K: … sayılı kararda; Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 29/06/2020 tarih ve E:2018/1997, K:2020/1610 sayılı bozma kararına uyularak istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, müdahile ait lisansın sona erdirilmiş olduğu, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, Kurumun taraf olduğu davalarda harç ödemekle yükümlü tutulamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1. İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücreti yönünden incelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca davacı lehine 990,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verildiği, davalı tarafından Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce kabul edilerek Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Dairemizin 29/06/2020 tarih ve E:2018/1997, K:2020/1610 sayılı kararı ile söz konusu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bunun üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına uyularak istinaf başvurusunun reddine ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca 1.700,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi'nce, bozma kararına uyularak verilen kararda davacı lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mükerrer vekâlet ücreti ödenmesine sebep olacak şekilde davacı lehine ikinci defa vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, hüküm fıkrasında yer alan "(...) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.700,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine(...)" ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından,anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "(...) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.700,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine(...)" ibaresi çıkarılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.