Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4126 E. , 2023/3604 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4126
Karar No : 2023/3604
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararına istinaden, 2014 yılının Ağustos dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edildiği ve dava konusu edilmemesi üzerine tarhiyatların kesinleştiği anlaşıldığından, kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, aynı sebeplerle ikinci kez tebliğ edilememesi halinde, tebliğ alındısının üzerine, davacının adresinde bulunamaması nedeniyle tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği bilgisini içeren "tebligat pusulası muhatap" nüshasının kapıya yapıştırıldığına dair bir ibareye yer verilmesi gerektiği, olayda ise, dava konusu ödeme emri içeriği borca ilişkin ihbarnamelerin aynı adrese ikinci kez tebliğinde herhangi bir şerh düşülmediği anlaşıldığından ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen ihbarnamelere dayanılarak düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüyle mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davaya konu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tarhiyatın kesinleşmesi üzerine düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:2...sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun ile değişik "Bilinen Adresler" başlıklı 101. maddesi ile "Tebliğ Evrakının Teslimi" başlıklı 102. maddesi şu şekildedir:
"Madde 101 - Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri,
2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri,
3. 25/04/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi.
Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı dikkate alınır ve tebliğ öncelikle bu adreste yapılır.
İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.
İşyeri adresi olmayanlara tebliğ, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır."
"Madde 102 - Tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verilir ve bu durum muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza edemeyecek durumda bulunursa sol elinin başparmağı bastırılmak suretiyle tebliğ edilir.
Muhatap tebellüğden imtina ederse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Posta memuru, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza ederek, tebliğ olunacak evrakı tebliği yaptıran idareye teslim eder. Bu durumda tebliğ, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır.
Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan işyeri adreslerine tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bu durumda bu Kanunun 101 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre işlem yapılır.
Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.
Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin son fıkrasında Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden çıkarılan 485 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "3.2. Muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebliğe çıkılması" başlıklı bölümündeki düzenleme şu şekildedir:
"213 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında tebliğ yapılacak kişinin bilinen işyeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil) ya da muhatabın bilinen işyeri adresinin olmaması durumlarında, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligata çıkılır ve tebliğ bu adreste yapılır.
Tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verilir ve bu durum muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur. Zarfın, posta memuru tarafından muhatabına verildiği tarihte tebliğ yapılmış sayılır. 213 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi kapsamında tebliğ yapılacak olanların yerleşim yeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil) halinde durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilir. Bu durumda kapıya pusula yapıştırılmaz ve tebliğ evrakı derhal gönderildiği idareye iade edilir.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından olayın özelliğine göre (zamanaşımı vs.) tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakına, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine ikinci defa çıkıldığına ilişkin ibare konulur. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren ve bu tebliğ ekinde yer alan tebligat pusulası (pusula) (Ek:1) kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihi izleyen on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır."
Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnameler, 17/01/2019 tarihinde davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı adresine tebliğe çıkarılmış, ancak, adresin kapalı olması nedeniyle tebliğ evrakı tebliği çıkaran idareye iade edilmiştir. Akabinde 13/05/2019 tarihinde aynı adreste tebliğ tekrar denenmiştir. Bu tebliğe ilişkin olarak dosyaya ibraz edilen tebliğ alındısında, "ikinci defa tebliğ" ibaresi yer almaktadır. Yine bu tebliğe ilişkin olarak dosyaya sunulan tebligat pusulasında, muhatabın vergi kimlik numarası, adı soyadı, tebliğ evrakını gönderen idare, barkod numarası ve tebliğe çıkan memurun adı, soyadı ve imzası ile tarih bilgisi yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ Evrakının Teslimi" başlıklı 102. maddesinde 7061 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile getirilen kapıya yapıştırma usulü uyarınca ikinci defa tebliğe çıkarılan tebliğ evrakı, ilk defa tebliğe çıkarılan tebliğ evrakı ile aynı sebeple tebliğ edilemediğinde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılacak ve bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilecektir. Nihayetinde, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde muhatabı tarafından alınması halinde alındığı günde, bu süre içinde alınmaması halinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacaktır.
Vergi Usul Kanunu'nun 7061 sayılı Kanun ile değişik 102. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda Maliye Bakanlığınca çıkarılan 485 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ekinde, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde kapıya yapıştırılacağı belirtilen tebligat pusulası örneği yer almaktadır. Bu örnek incelendiğinde, biri tebliği çıkaran idarede kalacak diğeri ise muhatabın kapısına yapıştırılacak iki bölüm bulunduğu, bunlardan muhatabın kapısına yapıştırılacak olanında, 213 sayılı Kanun uyarınca pusula içeriğinde yer alması gereken bilgilerin tamamının yer aldığı, idarede kalacak olanında ise muhataba, tebliği çıkaran idareye ve tebliğe çıkan memura ilişkin bilgiler ile barkod numarası ve tarih bilgisine yer verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davalı tarafından, davacının adres kayıt sisteminde kayıtlı adresine ikinci defa tebliğe çıkılması üzerine tebliğin yapılamaması nedeniyle düzenlenen ve dosyaya ibraz edilen tebligat pusulasının, 485 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan ve idarede kalacak olan tebligat pusulası olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 485 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca taşıması gerekli unsurları içerecek şekilde matbu olarak yer alan tebligat pusulasının, muhatabın kapısına yapıştırılacak olması nedeniyle dosyaya ibrazının mümkün olamayacağı da dikkate alındığında, muhatabın kapısına yapıştırıldığının kabulü gerektiğinden, ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edildiği ve dava konusu edilmemesi üzerine tarhiyatların kesinleştiği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık, istinaf talebinin kabulü ile ödeme emrinin iptali yönünde verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyoruz.