Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4164 E. , 2024/1641 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4164
Karar No : 2024/1641
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına, bandrolsüz içki bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden 2019 yılının Mayıs dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, ... isimli şahsın ikametgah ve eklentisinde kolluk kuvvetlerince yapılan arama esnasında bandrolsüz alkollü içki şişeleri ele geçirilmiş ve aynı adreste davacı yakalanmış ise de, düzenlenen arama, el koyma ve yakalama tutanağında ele geçirilen içki şişelerinin davacıyla irtibatına dair bir tespit ya da ifadeye yer verilmediği, davalı idarenin savunma dilekçesi ve eklerinde de bu hususa ilişkin bir iddianın ve davacı hakkında açılmış veya sonuçlanmış bir ceza davasının varlığına ilişkin bir bilginin bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle ortaya konulması zorunlu olduğu halde, herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan, sadece davacının anılan adreste yakalanması sebebiyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı özel tüketim ve katma değer vergilerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kaçak içkilerin davacının bulunduğu adreste ele geçirildiği, davacının kolluk kuvvetlerini görünce kapıyı kapatmaya çalıştığı, bu konuda direnç gösterdiği, olay yerinde bulunan ve davacının yakını olan şahsın da kaçtığı, davacının kaçak içkilerle doğrudan ilgili olduğu, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Mahkemece, olay yeri tutanağında davacının ele geçirilen içki şişeleri ile bir irtibatı bulunduğuna dair bir tespit ya da ifade bulunmadığı halde, olay yerinde yakalanmış olmasının Kanun'da tanımlanan "bulunduran" sıfatına sahip olduğu sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen karara yönelik istinaf başvurusu reddedilmiş ise de, davacının arama kararına istinaden arama izni çıkan adrese kolluk kuvvetlerinin gelmesi üzerine depo kapısını kapatarak direnç gösterdiği, olay yerinde bulunan diğer şahsın kaçma girişiminde bulunduğu ve girişin engellenmek istendiği depoda çok sayıda kaçak içkinin ele geçirildiği yolundaki bilgiler ile, UYAP kayıtları üzerinde yapılan araştırmada davacının isminin de yer aldığı şüpheliler hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ceza davasının açıldığı ve halen yargılamanın devam ettiği hususları dikkate alınmak suretiyle, davacının nezdinde özel tüketim vergisi yönünden bulundurma fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi; dava konusu katma değer vergisi yönünden ise, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasının olayda uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının irdelenmesi suretiyle yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, yurt dışı menşeli bandrolsüz içki bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden, 2019 yılının Mayıs dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Olay hakkında düzenlenen 02/05/2019 tarihli Arama, El Koyma ve Yakalama Tutanağında; kolluk kuvvetlerince, arama kararına istinaden gelinen Özgür TURŞAK isimli şahsın ikametgah adresinde ve eklentisinde zile basılarak aramanın başlatıldığı, ikametin girişinde bulunan ve depo olarak kullanıldığı tespit edilen eklentiden davacının kapıyı açarak dışarı doğru baktığı, kolluk kuvvetlerini görünce kapıyı kapatmak için direnç gösterdiği, bu esnada aynı depoda bulunan Hüseyin ALTIN isimli şahsın kaçarak çatıya ve ordan da ikametin sol taraf bitişiğinde bulunan evin çatısına çıktığı ve bu alanda yakalandığı, ikametgah sahibi olan Özgür TURŞAK'ın ise arama sırasında evde bulunmadığı, arama sonucunda depoda şişelenmiş ve kolilenmiş halde bandrolsüz çeşitli markalara ait içkiler, boş şişeler, şişe kapakları, içki etiketleri, muhtelif içki aromalarının ele geçirildiği tespitlerinin yer aldığı, ele geçirilen bandrolsüz içkiler nedeniyle de davacı adına tarh edilen vergiler ve kesilen cezaların usulüne uygun tebliğ edilmesi üzerine, işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun "Müteselsil Sorumluluk ve Ceza Uygulaması" başlıklı 13. maddesinin 5. fıkrasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan özel tüketim vergisine tabi malların bulundurulduğunun tespit edilmesi halinde, bu malları bulunduranlar adına; her bir tespit için bu Kanun'a ekli (III) sayılı listenin (A) cetvelinde yer alan malların 50 litreyi, (B) cetvelinde yer alan 2402.20 ve 2402.90.00.00.00 (yalnız tütün yerine geçen maddelerden yapılmış sigaralar) GTİP numaralı malların 5.000 adedi aşması hâlinde ise müteselsilen sorumlu olmak üzere, bu malları bulunduranlar ile ithal veya imal edenlerden herhangi biri adına; malların tespit tarihindeki emsal bedeli veya miktarı üzerinden 11. maddedeki esaslara göre özel tüketim vergisinin re'sen tarh edileceği, bu tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezasının uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "Vergi sorumlusu" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında; mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği, aynı maddenin 2. fıkrasında; fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğu veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin, belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı, belgesiz mal bulundurdukları veya hizmet satın aldıkları tespit edilen mükelleflere, bu mal ve hizmetlere ait alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir süre verileceği, bu süre içinde alış belgelerinin ibraz edilememesi halinde, belgesi ibraz edilemeyen mal ve hizmetlerin tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin, alışlarını belgeleyemeyen mükellef adına re'sen tarh edileceği, bu tarhiyata vergi ziyaı cezasının uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında; (III) sayılı listenin (A) ve (B) cetvelinde yer alan mallar bakımından, Kanun'un genel hükümleriyle düzenlenen vergiyi doğuran olay ve vergi mükellefinden farklı olarak ve "müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması" başlığıyla "bulundurma" fiili vergiyi doğuran olay, "bulunduranlar" da vergi mükellefi olarak kabul edilerek, bulunduranlar adına vergi tahakkuk ettirileceği ve vergi ziyaı cezası kesileceği kuralı öngörülmüştür.
Anılan fıkra uyarınca, özel tüketim vergisi tahakkuku için "bulundurma" fiili ile birlikte bulundurulan ürünlerin de, kullanılma zorunluluğu getirilen bandrol veya kod olmayan ürünlerden olması gerekmektedir. Belirtilen bu iki koşulun birlikte gerçekleştiğinin tespit edilmesi durumunda re'sen vergi tarh edilerek vergi ziyaı cezası uygulanabilecektir. Re'sen tarh edilen özel tüketim vergisinin muhatabı ise yasal düzenlemenin doğal bir sonucu olarak bu malları bulunduranlardır.
Her ne kadar, vergi mahkemesince arama, el koyma ve yakalama tutanağında, ele geçirilen içki şişelerinin davacıyla irtibatına dair bir tespite yer verilmediği, davacı hakkında açılmış ve sonuçlanmış bir ceza davasının varlığına ilişkin bilginin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş ve bu karara karşı istinaf başvurusu reddedilmiş ise de, 02/05/2019 tarihli tutanakta yer alan, arama kararına istinaden arama izni çıkan adrese kolluk kuvvetlerinin gelmesi üzerine davacının depo kapısını kapatarak direnç gösterdiği, olay yerinde bulunan diğer şahsın kaçma girişiminde bulunduğu ve girişin engellenmek istendiği depoda çok sayıda kaçak içkinin ele geçirildiği yolundaki bilgiler ile UYAP kayıtları üzerinde yapılan araştırmada davacının isminin de yer aldığı şüpheliler hakkında... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ceza davasının açıldığı ve halen yargılamanın devam ettiği hususları dikkate alınmak suretiyle davacının nezdinde özel tüketim vergisi yönünden bulundurma fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi; dava konusu katma değer vergisi yönünden ise, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasının olayda uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının irdelenmesi suretiyle yeniden karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 21/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan istinaf kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve temyize konu kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyoruz.