T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/4254
Karar No : 2023/6164
TEMYİZ EDENLER: I-(DAVACILAR)
1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
VEKİLİ: Av. …
II-(DAVALILAR)
1- … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
3- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF : I-(DAVALILAR)
1-… Bakanlığı
2- … Bakanlığı
3- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
II-(DAVACILAR)
1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, … Mahallesi … ada, … sayılı parselin Taks:0,15 Hmax:15,50 m² yapılaşma koşullarında konut alanı olarak fonksiyonlandırılması teklifini içeren 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği talebinin reddedilerek söz konusu parselin rekreasyon alanı olarak belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…, sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun ve dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile gönderme yapılan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde Mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebileceği, 282. maddesinde ise hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceğinin hükme bağlandığı, uyuşmazlığa konu taşınmazın konut alanı olarak fonksiyonlandırılması halinde yapı ve ulaşım yoğunluğunun oluşacağı, getirilecek bu yoğunluğa atanacak nüfusun ihtiyacını karşılayacak donatı alanlarının da ayrılmadığı dikkate alındığında taşınmazın bireysel yarardan ziyade kamu yararını önceleyecek şekilde rekreasyon alanı olarak fonksiyonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına, hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava konusu işlemin davacıya ait parselin konut alanı olarak fonksiyonlandırılmasına ilişkin teklifin reddine dair kısmının incelenmesinden; İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairelerince de uygun bulunan mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, bu kısım yönüyle istinaf talebinin reddi gerektiği, dava konusu işlemin davacıya ait parselin rekreasyon alanı olarak fonksiyonlandırılmasına ilişkin kısmına gelince; İdare Mahkemesince uyuşmazlık konusu alanın rekreasyon alanına alınması ile ilgili olarak "...uyuşmazlığa konu taşınmazın bireysel yarardan ziyade kamu yararını önceleyecek şekilde rekreasyon alanı olarak fonksiyonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı açısından hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesine yer verilmiş ise de, dava dosyasında bulunan bilirkişi raporunda; "...Çevre koşulları ve parselin konumu, büyüklüğü ve pahası değerlendirildiğinde, taşınmazın rekreasyon alanı olarak kullanılması kısmen kamu yararına görünse de davacıların aleyhine bir durum oluşturduğu, zira taşınmazın bulunduğu konumun rekreasyon alanlarının erişilebilirliği düşünüldüğünde kullanıcıların rahatlıkla erişebilecekleri mesafenin dışında bulunduğu, büyüklük olarak ise bir rekreasyon alanında ihtiyaç duyulan büyüklüğün çok altında yer aldığı, nitekim rekreasyon alanlarının standart büyüklüklerine yönelik yapılan çalışmalarda ortalama en küçük bir rekreasyon alanının yaklaşık 5.000-8.000 m² arasında olmasının beklendiği, oysa dava konusu parsel alanının 863 m² büyüklüğe sahip olduğu, bu yönüyle taşınmazın rekreasyon alanı olarak verimli bir şekilde kullanılmayacağının değerlendirildiği..." görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişilerin uyuşmazlık konusu alanın rekreasyon alanına alınmasına ilişkin kısımla ilgili yaptığı tespitlerin hükme esas alınabilecek nitelikte görüldüğü, bu sebeple 863 m² büyüklüğünde bir alanın rekreasyon alanı olarak verimli kullanılamayacağı, büyüklük olarak ise bir rekreasyon alanında ihtiyaç duyulan büyüklüğün çok altında yer aldığı ve taşınmazın bulunduğu konumun rekreasyon alanlarının erişilebilirliği düşünüldüğünde kullanıcıların rahatlıkla erişebilecekleri mesafenin dışında bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu parselin rekreasyon alanı olarak belirlenmesi yönüyle dava konusu işlemde şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacıya ait parselin konut alanı olarak fonksiyonlandırılmasına ilişkin teklifin reddine dair kısmı yönünden istinaf isteminin reddine, dava konusu işlemin davacıya ait parselin rekreasyon alanı olarak fonksiyonlandırılmasına ilişkin kısmı yönünden ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılarak işlemin bu kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, taşınmazın konut alanı olarak fonksiyonlandırılması halinde yapı ve ulaşım yoğunluğu oluşacağı ve imar planı teklifinde artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal donatı alanlarının ayrılmadığı, taşınmazın rekreasyon alanı olarak planlanmasının kamu yararına şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, İstanbul III numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla plan değişikliği teklifinde sakınca bulunmadığının belirtildiği, davanın anılan Bölge Kurulu kararına karşı açılmadığı, ve plan yapma yetkisinin 2960 sayılı Boğaziçi Kanunun gereğince İstanbul Büyükşehir Belediyesince yürütüldüğü göz önüne alınarak Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının idareleri yönünden bozulması istenilmektedir.
Davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde rekreasyon alanına yönelik asgari bir mesafenin belirlenmediği, rekreasyon alanının yeşil aksın sürekliliğinin sağlanması ve donatı alanlarının arttırılmasına yönelik olduğu, taşınmazın konut alanı olarak belirlenmesine yönelik plan teklifine dair kurum görüşlerinin olumsuz olduğu, rekreasyon alanı olması yönündeki kurum görüşlerinin ise olumlu olduğu, sosyal donatı alanlarını arttırıcı nitelikteki dava konusu taşınmazın rekreasyon alanı olması yönündeki plan değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
Davacılar tarafından, taşınmaza konut fonksiyonu verilmesine ilişkin plan teklifinin İstanbul 4 numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararıyla uygun bulunduğu, anılan komisyon kararının Büyükşehir Belediyesini bağlayıcı nitelikte olduğu, parselin çevresindeki yapılaşmalara uygun olarak konut olarak planlanması gerektiği, mülkiyet hakkının kısıtlandığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, taşınmazın rekreasyon alanı olması yönündeki plan değişikliği teklifinde sakınca bulunmadığına yönelik İstanbul III numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararına karşı dava açılmadığından, temyiz isteminin idareleri yönünden reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacılar tarafından, davanın İstanbul Büyükşehir Belediyesine karşı açıldığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının hasım mevkiine alınmasının yerinde olmadığı, anılan idarelerin temyiz isteminin yargılama sürecini uzatmaya yönelik olduğu, parsel alanının rekreasyon alanı için küçük olduğu, rekreasyon kullanımıyla mülkiyet hakkının kısıtlandığı savunulmaktadır.
Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeden TEM otoyolu geçmesi nedeniyle parselin 7413 m2'sinin 18/02/1987 tarihinde kamulaştırıldığı, geriye kalan 863 m2 davacılar adına tesciline karar verildiği, 18/06/1993 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında parselin bulunduğu alana yönelik herhangi bir fonksiyon ataması yapılmadığı, yine 10/12/1993 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Beşiktaş Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi Uygulama İmar Planında dava konusu taşınmaza yönelik, imar planı sınırları içerisinde yer almasına rağmen, fonksiyon tanımlaması yapılmadığı, bunun üzerinde davacılar tarafından TAKS:0,15 Yençok:15,50 yapılaşma şartlarında konut alanı fonksiyonu içeren 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulduğu, Bakanlığın taşınmazın boğaziçi alanında yer alması nedeniyle 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca imar planı değişikliği yapma yetkisinin İstanbul Belediye Başkanlığına ait olduğunu belirtmesi üzerine İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik anılan taşınmazın TAKS:0,15 Hmax:15,50 m yapılaşma koşulu konut alanı olarak fonksiyonlandırılması teklifini içeren 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği talebinde bulunulduğu, başvurunun değerlendirilmesi aşamasında İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararı ile teklifin İstanbul 4 numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu görüşü alındıktan sonra değerlendirilmesine karar verildiği, Kurulun … tarih ve … sayılı kararı ile taşınmazın konut alanına alınmasına ilişkin 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı teklifinde tabiat varlıkları ve doğal sit açısından sakınca olmadığına karar verildiği, ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı kararıyla dava konusu taşınmaza yönelik plan teklifi yerinde görülmeyerek parselin rekreasyon alanı olarak fonksiyonlandırılmasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan şeklinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2. maddesinde, 'Boğaziçi Alanı'; Boğaziçi kıyı ve sahil şeridinden, öngörünüm bölgesinden, geri görünüm bölgesinden ve etkilenme bölgelerinden oluşan ve sınırları ve koordinatları bu Kanuna ekli krokide işaretli ve 22/07/1983 onay tarihli nazım planda gösterilen alan' olarak, 'geri görünüm bölgesi'; öngörünüm bölgesine bitişik olan ve 22/07/1983 tarihli 1/5000 ölçekli nazım planında gösterilen coğrafi bölge olarak ifade edilmiş, yine madde metninde 'etkilenme bölgesi' ise; öngörünüm ve geri görünüm bölgeleri dışında 22/07/1983 tarihli ve 1/5000 ölçekli nazım planında gösterilen ve Boğaziçi sahil şeridi, öngörünüm ve geri görünüm bölgelerinden etkilenen bölge olarak tanımlanmış, 7.maddesinde de, Boğaziçi imar planlarının yapılmasını kararlaştırmak, imar planlarını ve diğer ilgili planları görüşmek ve kabul etmek görevinin Boğaziçi İmar Yüksek Koordinasyon Kurulunda bulunduğu, 10.maddesinde ise, gerekli görüldüğü takdirde "Boğaziçi Alanı" için yapılan planların revize edilmesi "gerigörünüm" ve "etkilenme" bölgelerinde 3030 sayılı Kanuna göre, "sahil şeridi" ve "öngörünüm" bölgelerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesince hazırlanarak Belediye Meclisinin kararı ve Belediye Başkanının onayından sonra "Boğaziçi İmar Yüksek Koordinasyon Kurulu" onayı ile yürürlüğe gireceği hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 22/03/2019 tarihli raporda, taşınmazın çevresinin konut alanı olarak planlı olmasına karşın imar planlarında kullanım fonksiyonunun belirlenmediği, davacıların plan yapılmasını istemelerinin özel mülkiyetin kullanılmasına yönelik yerinde bir talep olduğu, bu bağlamda imar planlarında işlevsiz olarak bırakılan dava konusu parselin işlevlendirilmesinin yerinde olduğu, İstanbul IV Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararı ve kurum görüşlerinde dava konusu taşınmaza konut fonksiyonu verilmesi talebinin olumlu olarak karşılanmasına rağmen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisince taşınmazın rekreasyon alanına alındığı, rekreasyon alanının kullanıcıların rahatlıkla erişebileceği mesafeler dışında bulunması ve 863 m2 olan dava konusu parselin rekreasyon alanı için yetersiz olması nedeniyle verimli şekilde kullanılamayacağı yönünden tespitlerde bulunulduğu görülmektedir.
Yukarıda anılan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaza yönelik talep edilen konut fonksiyonunun şehircilik ilkeleri ve planlama esasları çerçevesinde yapı yoğunluğuna, ulaşım ve sosyal donatı dengesine ne şekilde etki edeceğine ilişkin değerlendirmelere yer verilmediği, nitekim, İdare Mahkemesince … tarih ve E:… sayılı ara kararıyla anılan hususların açıklığa kavuşturulması için ek bilirkişi raporu istenildiği ancak 20/09/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda da bu hususlara yönelik açıklayıcı tespitlere yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu taşınmazın Boğaziçi sit alanı ve Beşiktaş Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi sınırları içerisinde kaldığı ancak bu husus gözetilerek davacılar tarafından taşınmaza önerilen konut fonksiyonunun ya da belediye meclisi tarafından imar planı değişikliği ile parsele getirilen rekreasyon alanı kullanımının yerinde olup olmadığı yönünde değerlendirmelerde bulunulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, taşınmazın, Boğaziçi sit alanı ve Beşiktaş Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi sınırları içerisinde kaldığı, çevresinin konut alanı olarak planlı olduğu ve önceki imar planları kapsamında olmasına rağmen fonksiyonsuz bırakıldığı ve İstanbul 4 numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca … tarih ve … sayılı karar ile taşınmazın konut alanına alınmasına ilişkin 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı teklifinde tabiat varlıkları ve doğal sit açısından sakınca olmadığı yönünde karar verildiği hususları dikkate alınarak, davacıların konut alanı teklifi ile davalı idare tarafından taşınmaza yönelik verilen rekreasyon alanı fonksiyonunun, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları çerçevesinde taşınmazın konum ve büyüklüğünün anılan fonksiyonlar yönünden uygun olup olmadığı ve yapı yoğunluğuna, ulaşım ve sosyal donatı dengesine ne şekilde etki edeceğine ilişkin değerlendirmelere yönelik olarak yeniden bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenecek rapor da değerlendirelerek karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan taraflarca temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun dava konusu işlemin davacıya ait parselin konut alanı olarak fonksiyonlandırılmasına ilişkin teklifin reddine dair kısmı yönünden istinaf isteminin reddine, dava konusu işlemin davacıya ait parselin rekreasyon alanı olarak fonksiyonlandırılmasına ilişkin kısmı yönünden ise kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin bu kısmının iptaline dair temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.