T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/4324
Karar No : 2023/2897
DAVACI : ... Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret A. Ş.
(Eski Unvanı: ... Termik Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1. ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
2. ... Anonim Şirketi (... ) Genel Müdürlüğü
(... Genel Müdürlğü)
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
31/03/1998 tarih ve 98/10859 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Çayırhan Termik Santrali Görev Bölgesi'nde görevlendirilen ... Termik Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında 07/01/1999 tarihinde imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi uyarınca Çayırhan Termik Santrali'nin 1. ve 2. ünitelerinin santralinin 30/06/2000 tarihinde, santrale kömür sağlayan Ankara Orta Anadolu Linyit İşletmeleri maden sahalarının ise 01/07/2000 tarihinde fiilen devredilmesinden sonra, İmtiyaz Sözleşmesi ekinde yer alan tarifelerde ... tarih ve ... sayılı Bakanlık oluru ile değişiklik yapılması sonucu, daha önce yapılan ödemelerden fazla olduğu tespit edilen tutarlara ilişkin kesinti faturalarının karşılığının yargı kararı gereğince ödenmesine karşın, bu anaparaya ilişkin olarak 31/07/2002 tarihi ile 08/06/2009 tarihi arası döneme ait faiz alacağı ödenmediğinden bahisle, 64.346.805,75-TL faiz ve 11.582.425,03-TL KDV'si olmak üzere toplam 75.929.230,78-TL faiz alacağının davalı idarelerce tazmin edilmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ....'NUN DÜŞÜNCESİ : Davalı idareler lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ : 31/03/1998 tarih ve 98/10859 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Çayırhan Termik Santrali Görev Bölgesi'nde görevlendirilen ... Termik Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında 07/01/1999 tarihinde yapılan İmtiyaz Sözleşmesi uyarınca Çayırhan Termik Santrali'nin 1. ve 2. ünitelerinin santralinin 30/06/2000 tarihinde, santrale kömür sağlayan Ankara Orta Anadolu Linyit İşletmeleri maden sahalarının ise 01/07/2000 tarihinde fiilen devredilmesinden sonra, İmtiyaz Sözleşmesi ekinde yer alan tarifelerde ... tarih ve ...sayılı Bakanlık Olur'u ile değişiklik yapılması sonucu, daha önce yapılan ödemelerden fazla olduğu tespit edilen tutarlara ilişkin kesinti faturalarının karşılığının yargı kararı gereğince ödenmesine karşın, bu anaparaya ilişkin olarak 31/07/2002 tarihi ile 08/06/2009 tarihi arası döneme ait faiz alacağı ödenmediğinden bahisle, 64.346.805,75-TL faiz ve 11.582.425,03-TL KDV'si olmak üzere toplam 75.929.230,78-TL faiz alacağının davalı idarelerce tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Danıştay Onüçüncü Dairesinin, davanın esas yönünden reddi ile avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen 824.492,31 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesi yönündeki 02/11/2018 tarih ve E:2017/462, K: 2018/3053 sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/02/2020 tarih ve E: 2019/663, K: 2020/539 sayılı kararıyla; davacının temyiz istemi kısmen kabul edilerek; Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğunun düzenlendiği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinde de, herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahip olduğunun belirtildiği, davanın reddedilmesi ve reddedilen bu miktar üzerinden nispi oranda avukatlık ücretine hükmedilmesinin, hak arama özgürlüğünü ve mahkemeye erişim hakkını kullanan davacıların, kullandıkları bu haklar nedeniyle olağan dışı ağırlıkta bir mali yük altına girmeleri sonucunu doğuracağı, böyle bir sonucun, hak arama özgürlüğüne ve mahkemeye erişim hakkına, olağan dışı bir kısıtlama getireceği göz önüne alındığında, davanın reddedilmesi nedeniyle maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, bu itibarla; kararın, davanın reddedilmesi nedeniyle davalı idareler lehine hükmedilen avukatlık ücretinin nispi olarak belirlenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idareler lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yönünden bozulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması zorunludur.
Açıklanan nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararına uyularak, bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi, yukarıda anılan Yasa hükmü gereği olduğundan, Kurul'un bozma kararında da belirtildiği üzere davalı idareler lehine nispi değil maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dairemizin 02/11/2018 tarih ve E:2017/462, K: 2018/3053 sayılı kararıyla davanın reddedilmesi ve davalı idareler lehine 824.492,31 TL tutarında nispî vekâlet ücretine hükmedilmesi üzerine davacı şirket tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda, davacının temyiz istemi vekâlet ücreti yönünden kabul edilerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen 27/02/2020 tarih ve E:2019/663, K:2020/539 sayılı kararla, "Temyize konu kararın, davalı idareler lehine hükmedilen avukatlık ücretinin nispi oranda belirlenmesine ilişkin kısmına gelince;
Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinde de, herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
Davanın reddedilmesi ve reddedilen bu miktar üzerinden nispi oranda avukatlık ücretine hükmedilmesinin, hak arama özgürlüğünü ve mahkemeye erişim hakkını kullanan davacıların, kullandıkları bu haklar nedeniyle olağan dışı ağırlıkta bir mali yük altına girmeleri sonucunu doğuracağı, böyle bir sonucun, hak arama özgürlüğüne ve mahkemeye erişim hakkına, olağan dışı bir kısıtlama getireceği göz önüne alındığında, davanın reddedilmesi nedeniyle maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; kararın, davanın reddedilmesi nedeniyle davalı idareler lehine hükmedilen avukatlık ücretinin nispi olarak belirlenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesine yer verilmek suretiyle Dairemiz kararının davalı idareler lehine nispî vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı bozulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı Kanun'un 49. ve 50. maddelerinde, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.
Aktarılan kanun hükümlerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle davalı idareler lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde Danıştay'da ilk derecede görülen davalar için belirlenen ...-TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere 06/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.