Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4330 E. , 2023/4962 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4330
Karar No : 2023/4962
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :...Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Akaryakıt ticareti faaliyetinde bulunan davacının hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi tekniği ve inceleme raporlarıyla, kayıt dışı motorin satışlarının bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle, 2014 yılının Nisan ilâ Eylül, Kasım ve Aralık aylarının (1.) ve (2.) dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; hakkında tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, davacının ihtilaflı dönemde yaptığı satışlardan dolayı Bs bildiriminde bulunmadığı, brüt satış tutarlarının 1.194.765,14 TL olduğu, davacı şirketten akaryakıt ürünü alan mükelleflerin verdikleri Ba bildirimlerinde ise alış tutarının 2.319.948,88 TL olduğunun tespit edilmesi üzerine, 1.125.183,74 TL farkın beyan dışı bırakıldığından bahisle dava konusu işlem tesis edilmişse de; olayda, davacının ilgili dönem yasal kayıt ve beyanlarının mı, yoksa davacıdan alış yaptığını bildiren mükelleflerin Ba bildirimlerinde beyan ettikleri toplam alış tutarlarının mı gerçeği yansıttığı yönünde bir inceleme, araştırma ve karşıt inceleme yapılmadığı ve davacının beyanının gerçeği yansıtmadığının somut olarak ortaya konulmadığı, vergi tekniği raporunda envanter farkının bulunduğuna yönelik bir tespite de yer verilmediğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/12/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
4760 sayılı ÖTV Kanunu'nun 4. maddesinde 5766 sayılı Kanun'un 19/b maddesiyle eklenen 3. fıkrasında; fiili veya kaydi envanter sırasında, bu Kanun'a ekli listelerdeki malların belgesiz olarak bulundurulduğunun tespiti halinde, belgesiz mal bulunduranlara, bu malların alış belgelerini verilen sürede ibraz edemedikleri durumlarda, belgesi ibraz edilemeyen malın tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan özel tüketim vergisinin, belgelenemeyen alış tutarı esas alınarak bulunan matrah üzerinden re'sen tarh edileceği ve ayrıca vergi ziyaı cezası kesileceği, ancak, belgesiz mal bulunduran mükelleflere bu malları satanların saptandığı ve adlarına tarhiyat yapıldığı durumda ayrıca alıcıdan özel tüketim vergisi ve buna ilişkin cezanın aranmayacağı belirtilmiştir.
Mezkur maddenin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinde yer alan " "mükellef" tabiri vergi sorumlularına da şamildir" hükmü ile birlikte değerlendirilmesinden; bu madde uyarınca cezalı ÖTV tarhiyatına muhatap olanlar/olacaklar için "mükellef" tabiri; gerçekte özel tüketim vergisi mükellefi olanların yanında, işletmelerinde kaydi veya fiili envanter yapılması mümkün ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti kapsamında gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerini de kapsadığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; şirket çalışanının şahsi banka hesabı üzerinden kayıt dışı faaliyette bulunduğu tespit edilen mükellef nezdinde yapılan tespit nedeniyle davacı şirketin kayıt dışı akaryakıt satışı yönünden 2014 yılı hesap ve işlemlerinin incelemeye sevk edilmesi üzerine, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, davacının yaptığı satışlardan dolayı Bs bildiriminde bulunmamasına rağmen, yasal defter ve kayıtlarında brüt satış tutarlarının 1.194.765,14 TL olduğu, davacı şirketten akaryakıt alan mükelleflerin verdikleri Ba bildirimlerinin 2.319.948,88 TL olduğuna ilişkin tespitlerin, davacı tarafından kayıt dışı satış yapıldığına delil teşkil etmesi ve alış, satış belgelerinin ibraz edilmemesi karşısında, davacı tarafından ne vergi inceleme ne de yargılama aşamasında aleyhine yapılan tespitleri geçersiz kılacak hiçbir bilgi ve belge sunulmamıştır.
Buna göre, akaryakıt istasyonu faaliyetinden dolayı mükellefiyet kaydı bulunan davacının, belgesiz akaryakıt satışının olduğunun saptandığına dair hakkında tanzimli vergi tekniği ve inceleme raporlarında gösterilen alışlarından (alış belgelerine göre) fazlaya ilişkin satışlarının dayandığı akaryakıt alış belgelerini sunmadığı gibi sunabileceğini de belirtmediğinden, belgesiz akaryakıt bulundurduğunun kabulünden hareketle, yukarıda mezkur değerlendirmeler gereği "mükellef" gibi adına tarhiyat yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İstinaf Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile Dairemiz kararına katılmıyoruz.