T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/44
Karar No : 2023/1813
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Madeni Yağlar Geri Dönüşüm İthalat İhracat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerine 2016 yılının Mart, Nisan, Temmuz ve Kasım dönemleri için tahakkuk eden katma değer vergisi ve hesaplanan gecikme faizinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tahakkuk beyana dayalı ise de kanunda öngörülen zaman ve zorunluluk dışında herhangi bir mükelleften yeniden beyanname vermesini isteme gibi bir uygulama vergi mevzuatında yer almadığından, kanunun öngördüğü anlamda bir beyandan söz edilemeyeceği, özel hukuk kişilerinin irade beyanı üzerine vergi tarh ve tahakkuk ettirilmesi şeklinde oluşan idari işlemlerde irade beyanlarının her türlü sakatlıktan uzak olarak oluşması gerektiği, ilk beyannamede yer alan bazı faturaların beyanlardan çıkarılması suretiyle verilen düzeltme beyannamesi mükellef aleyhine bir durum ortaya çıkardığından ticari hayatın olağan koşulları altında ikinci beyannamenin özgür iradeyle verildiğinden söz edilemeyeceğinden tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ve hesaplanan gecikme faizinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, vergi ve gecikme faizi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İhtirazi kaydın konusunu oluşturan faturaların düzenleyicisi olan … Lojistik Hizmetleri ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitler, tanzim ettiği faturaların gerçek bir emtia teslimine dayanmadığını kanıtlayıcı mahiyette olmadığından tahakkuk eden vergi ve hesaplanan gecikme faizinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek dava konusu vergi ve gecikme faizi kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Süresinden sonra verilen beyannamelere ihtirazi kayıt konulmayacağı sahte ve yanıltıcı belgelerin katma değer vergisi indirimine konu edilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 23. maddesinde, Danıştayın temyiz mercii olarak görevinin, bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması şeklinde ortaya çıkan hukuka aykırılıkların denetimini yapmakla sınırlı olduğu kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin yargısal denetiminin hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olması karşısında bu denetimin maddi olayı da kapsadığının kabulü gerekir. Şöyle ki idari davaya konu işlemler, dayandığı, düzenlediği olaydan soyutlanmış olarak yargılamaya konu edilemez. Birçok idari uyuşmazlıkta maddi olanla hukuki olan arasında bir ayrım yapmak mümkün olmayabilir.
İdari davalarda inceleme konusu olan hukuki işlem niteliğindeki bir idari işlemdir. Hukuki işlemin incelenmesi, işlemin dayanağı durumunda bulunan maddi olaydan bağımsız bir inceleme değildir.
Adli yargıda maddi olay incelemesi yapılırken nasıl ki olayın subuta erip ermediği incelenerek bir sonuca ulaşılıyor ise idari yargıda da idarelerce tesis edilen işlemlerin dayanağını teşkil eden maddi olayın irdelenerek sonuca ulaşılması esastır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, sahte belge "gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge" olarak tanımlanmaktadır.
Davacı adına, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri üzerine 2016 yılının Mart, Nisan, Temmuz ve Kasım dönemleri için tahakkuk eden katma değer vergisi ve hesaplanan gecikme faizinin kaldırılması istemiyle açılan davayı sonuçlandıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen temyiz istemi hakkında, davacının faturalarını kayıtlarına aldığı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.