T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4583
Karar No : 2023/530
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışı faaliyetinden elde ettiği kazancı kayıt ve beyandışı bıraktığından bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017 yılına ilişkin re'sen tarh edilen gelir vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… kararıyla; vergi tekniği raporundaki tespitlere göre, davacının satış yaptığı kişilerden; ...'nın ifadesine başvurulamadığı ve satış bedeli tespit edilmeden varsayımsal hesaplama ile matrah belirlendiğinden cezalı tarhiyatın ...'nın alışlarına isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; … Bankası Türk Anonim Ortaklığı'na yapılan satış icra yoluyla gerçekleştiğinden kamu kurumu olan banka tarafından tapu harcı matrahının vergiye esas alınan matrahın tespitinde dikkate alınabileceği, ...'in ifadesinde beyan ettiği satış bedellerinin matrah tespitinde esas alındığı, bu nedenle cezalı tarhiyatın … Bankası Türk Anonim Ortaklığı ile ...'e yapılan satışlara isabet eden kısmında hukuk aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; ...'ya yapılan satışlar yönünden vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Kanunun 134/1.maddesinde vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu belirtilmiş olup; bu hükme göre inceleme elemanlarınca vergiyi doğuran olayın gerçekleştiğini tespiti halinde, bu olaydan dolayı doğacak vergi matrahının dolayısıyla da verginin somut, şüpheden uzak tespitlerle gerçek veya gerçeğe en yakın biçimde ortaya konulması gerektiği, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği ve inceleme raporlarında, vergi müfettişince davacının maliyet hesabı yapılırken arsa satışları açısından davacının alış fiyatının dikkate alınmadığı, taşınmaz satışları yönünden vergiyi doğuran olaya ters şekilde davacının binaları yapmış olduğu değerlendirmesinde bulunarak %20 kar varsayımı ile hareket edildiği, isimleri açık ve net biçimde bilinmesine karşın davacının taşınmazları aldığı kişilerin ifadelerine başvurulmadan harç matrahları üzerinden matrah belirleme yoluna gidildiği, ülkemizde taşınmaz satışlarında tapu harcı miktarını azaltmak için genellikle satış tutarlarının düşük beyan edildiği, davacıya satış yapan kişilerin ifadelerinin kuvvetli bir ispat aracı olabileceği dikkate alındığında bu haliyle incelemenin vergiyi doğuran olayın oluşup oluşmadığı hakkında yeterli olması yanında vergi matrahının şüpheden uzak, somut biçimde tespit edilmesine açısından yeterli olmadığı sonucuna varıldığından eksik incelemeye dayalı olarak tarh edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka uygunluk, mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet, kısmen kabulüne ilişkin kısmında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, davacının istinaf isteminin kabulüne, mahkeme kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, yeniden yapılan yargılama sonucunda bu kısım yönünden davanın kabulü ile dava konusu cezalı tarhiyatın ... ve … Bankası Anonim Ortaklığı'na yapılan satışlara isabet eden kısmının da kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacının 2017 yılında süreklilik arz edecek şekilde gayrimenkul satışı faaliyetinde bulunduğu, söz konusu satışlar nediyle ticari kazanç elde eden davacının gelir vergisi beyannamesi vermediği, kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığının tespit edilmesi üzerine dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.