T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4664
Karar No : 2023/2742
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Çimento Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Çanakkale ili, Ezine ilçesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan S:…sayılı II (a) Grubu kalker işletme ruhsatlı sahada, daimi nezaretçi defterinin Ek-4'e uygun tutulmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 6. fıkrası gereğince 31.054,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün …tarih ve E.…sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 18/10/2018 ve 25/10/2018 tarihinde defterde doldurma yapılmadığı, bu hususa yönelik herhangi bir çekişmenin olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer yandan; davacı şirket dava dilekçesinde 18/10/2018 ve 25/10/2018 tarihinde ruhsat sahasında madencilik faaliyetinin bulunmadığı ve bu dönemin faaliyetlere ara verilme dönemi olarak anlaşılması gerektiği, bu nedenle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu idida edilmiş ise de; daimi nezaretçi defterinin 56. sayfasının 11/10/2018 tarihinde yazıldığı, 57. sayfasının da 30/11/2018 tarihinde yazıldığı ve yazı içeriğinde faaliyetlere ara verme gerekçesinin belirtilmediği görüldüğünden Maden Yönetmeliğinin 125/(ı) maddesi hükmü dikkate alındığında bu yöndeki iddialara itibar edilmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, her ne kadar Maden Yönetmeliği'nin 125/1-ı maddesinde, "İşletme faaliyetlerine ara verildiği dönemlerde ara verilme gerekçesi deftere yazılarak, deftere yukarıda belirtilen sürelerde rapor yazılmaz." kuralı yer almakta ise de üretimin ara verilmeden yürütüldüğü çimento fabrikasında prosesin ve kalite şartlarının gereği olarak farklı dönemlerde farklı ocaklardan hammadde (maden) üretimi yapılmasının gerekebildiği, daimi nezaretçi defterinin doldurulduğu gün fabrikanın sonraki dönemde hangi ocaktan üretim yapacağının belli olmayabileceği veya belli olsa bile üretim planının değişebileceği, aynı sahadan uzun süre üretim yapılmayabileceği ve ne zamana kadar yapılacağının da belli olmayabileceği, dolayısıyla defter yazılırken, eğer planlı bir şekilde belli bir süre üretim yapılamayacağı belli değilse, bunu daimi nezaretçinin deftere yazımında belirtmesinin mümkün olmayacağı, ruhsat sahasında 11/10/2018 tarihinden 26/06/2019 tarihine kadar üretim yapılmadığının fabrika kantar kayıtları ile MAPEG maden sevk fişleri kayıtlarından anlaşılabileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacıya ait Çanakkale ili, Ezine ilçesi sınırları dahilinde ve uhdesinde bulunan S:…sayılı II (a) Grubu kalker işletme ruhsat sahasında, …tarih ve …sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü oluru ile yapılan denetim sonucu düzenlenen teknik raporda sahaya en son 18/04/2018-31/10/2018 tarihlerinde daimi nezaretçi olarak atanan …tarafından doldurulan daimi nezaretçi defterinin 11/10/2018 tarihinde ve 31/10/2018 tarihinde doldurulduğu, 18/10/2018 ve 25/10/2018 tarihinde defterde doldurma yapılmadığından daimi nezaretçi defterinin Ek-4'e uygun tutulmadığının tespit edildiğinden bahisle, 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin altıncı fıkrasına istinaden Maden İşleri Genel Müdürlüğünün …tarih ve E.…sayılı işlemiyle davacı şirketin 31.054,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinin 6. fıkrasında, "Daimi nezaretçinin, atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine kaydetmesi zorunludur. Aksi takdirde daimi nezaretçi uyarılır. İkinci kez aynı ruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçi hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi veya vekili imzalar. Defterin ibraz edilmemesi veya düzenli tutulmaması hâlinde, ruhsat sahibine 20.000 TL idari para cezası verilir." hükmüne; "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesinde, "Arama ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 1.000 TL, işletme ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 10.000 TL olup, bu bedeller ile bu Kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikte geçen;... k) Daimi nezaretçi defteri: Noter tarafından onaylanmış olan, daimi nezaretçi/nezaretçilerinin proje faaliyetlerine ilişkin eksiklik, aksaklık ve önerilerinin yazıldığı, vardiyalı çalışan işletmelerde ise teknik elemanın da ilgili bölümlerini doldurduğu, istihdam edenler ile birlikte imzaladığı Ek-4’de yer alan formata uygun olarak düzenlenen defteri ... ifade eder." düzenlemesine; "Beyan usulü" başlıklı 92. maddesinde, "... (6) Daimi nezaretçinin atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine kaydetmesi zorunludur. Aksi takdirde daimi nezaretçi uyarılır. İkinci kez aynı ruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçi hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi ve faaliyeti gerçekleştiren birlikte imzalar.
(7) Daimi nezaretçi defterinin ibraz edilmemesi veya Ek-4’te belirtilen şekilde düzenli tutulmaması halinde, Kanunun 10. maddesinin altıncı fıkrası gereğince işlem tesis edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 125. maddesinin (f) bendinde ise, "Daimi nezaretçi, atandığı ve sorumlu olduğu işletmenin faaliyetlerinin projeye uygunluğunu işletme faaliyetinde bulunulan her gün inceleyerek tespitlerini ve önerilerini daimi nezaretçi defterine en az haftada bir kaydetmek zorundadır. Bu süre içerisinde işletmede yeni bir durumun ortaya çıkması halinde bu husus aynı gün deftere kaydedilir...." düzenlemesi; (ı) bendinde ise, "işletme faaliyetlerine ara verildiği dönemlerde ara verilme gerekçesi deftere yazılarak, deftere yukarıda belirtilen sürelerde rapor yazılmaz." düzenlemesi yer almaktadır.
Ayrıca, Yönetmeliğin "İdari para cezaları" başlıklı 93. maddesinin 2. fıkrasında "İdari para cezaları ile ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 6. fıkrasında, daimi nezaretçi defterinin düzenli tutulmaması halinde ruhsat sahibine 20.000-TL idari para cezası verileceği hükme bağlanmış olup, aynı Kanunun 13. maddesinin 2. fıkrasında, idari para cezalarının her yıl yeniden değerleme oranı nispetinde artırılacağı düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta, temyize konu kararın cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, cezaya esas fiilin hangi tarihte gerçekleştiğinin tespiti uygulanacak idari para cezası miktarı açısından önem taşımaktadır.
Olayda; 3213 sayılı Maden Kanunu'na aykırılık teşkil eden eylemi nedeniyle davacıya, işlenen fiilin gerçekleştiği tarihe göre (davacının daimi nezaretçi defterini düzensiz tutmaması şeklinde gerçekleşen eylemin 2018 yılına tekabül ettiği) idari para cezası verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihi olan 2019 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezalarının kesildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle 3213 sayılı Yasa'nın 10. maddesi kapsamında verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine dair karara yönelik istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …gün ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 18/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.