Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4670 E. , 2023/4505 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4670
Karar No : 2023/4505
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yeminli mali müşavir olan davacı adına, ... Gıda Ürünleri Petrokimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlemiş olduğu üretim tasdik raporuna istinaden özel tüketim vergisi kaybına neden olduğundan bahisle, 2010 yılının Mayıs ilâ Aralık dönemlerine ait özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ve yargı harçlarının tahsili amacıyla, müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, yeminli mali müşavirlerin düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak aranılacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacakları, 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun ''Tasdik ve Tasdikten Doğan Sorumluluk'' başlıklı 12. maddesine 6552 sayılı Kanun'un 107. maddesiyle eklenen ve tasdik raporlarının düzenlendiği tarihte yürürlükte olmasa da, davacının sorumluluğuna başvurulmadan önce yürürlüğe girmiş olan 5. fıkrasında yer alan, yeminli mali müşavirlerin sorumluluklarının ayrı bir müstakil rapor ile tespit edileceği, sorumluluk raporu hazırlanmadan önce yeminli mali müşavirin yazılı savunmasının alınacağı yolundaki düzenleme karşısında, olayda, anılan kanun hükmüne aykırı olarak davacının yazılı savunması alınmadığı gibi incelemede tespit edilen hususlar ile davacının hazırladığı üretim tasdik raporu arasında illiyet bağının bulunduğuna ilişkin davacının sorumluluğunu somut bir şekilde ortaya koyan mali sorumluluk raporunun düzenlenmediğinin görüldüğü gerekçesiyle dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Yeminli mali müşavir olan davacının, ... Ürünleri Petrokimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında üretim tasdik raporu düzenlemek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle, 2010 yılının Mayıs ilâ Aralık dönemlerine ilişkin özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline yönelik temyize konu bölge idare mahkemesi vergi dava dairesi kararının bozulması istemine ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinin 1. fıkrasında maddesinde, 3568 sayılı Kanun'a göre yetki almış meslek mensuplarınca mükelleflerin beyannamelerinin imzalatılması ve işlemlerinin tasdik edilmesi konusunda Maliye Bakanlığı'na yetki verilmiş, 2. fıkrasında ise, beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyama bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden, mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı kurala bağlanmış, 3568 sayılı Kanun'un 12. maddesinde de aynı yönde benzer bir düzenlemeye yer verilerek, müteakip maddelerde yeminli mali müşavirlerin yetkileri ve tasdike ilişkin kanıt toplama ve denetim teknikleri açıklanmış, aynı Kanun'un ilgili maddesine istinaden çıkarılan, Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde tasdikle ilgili açıklamalara yer verilmiş, tasdikin tanımı, "gerçek veya tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin yeminli mali müşavirlerce denetleme ilke ve standartlara göre uygunluk yönünden incelenmesi, bu inceleme sonuçlarına dayanılarak tasdik kapsamına giren konuların ve belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının imza ve mühür kullanmak suretiyle tespiti ve rapora bağlanması" olarak yapılmış, maddenin 3. fıkrasında ise, tasdik edilmiş konu ve belgelerin kamu idaresinin yetkililerince tasdikin kapsamı ölçüsünde incelenmiş olarak kabul edileceği, belirtilmiştir.
Yine 1990'lı yıllardan beridir yeni gelişmelere bağlı güncellenerek yeniden düzenlenen ve ekler yapılan Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliğlerinde de, yeminli mali müşavirlerin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun vergi inceleme raporunda tespit edileceği ve takibatın vergi ve ceza tahakkukunun kesinleşmesinden sonra tahsile yönelik olarak başlayacağı belirtilmiş, gerek yukarıda sözü edilen Kanunlar ve gerekse 3568 sayılı Yasa mesnetli çıkarılan Yönetmelik ile Genel Tebliğlerde "yeminli mali müşavirlerin savunması alınmaksızın haklarında tanzim olunacak raporlar esas alınarak müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulamayacakları" gerek yukarıda sözü edilen Kanunlar ve gerekse 3568 sayılı Kanun mesnetli çıkarılan Yönetmelik ile Genel Tebliğlerde "yeminli mali müşavirlerin savunması alınmaksızın haklarında tanzim olunacak raporlar esas alınarak müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulamayacakları" konusunda her hangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Buna göre, yeminli mali müşavirlerin tasdik görevini ifa ederlerken her türlü inceleme tekniklerini kullanmak yetki ve sorumluluğunda bulundukları, bu anlamda, yeminli mali müşavirlerce tasdik sürecinde mesnet aldıkları her türlü belgenin sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olup olmadığı araştırılmak, belgelerdeki şüpheli durumlarda ilgililerin mükellefiyet kaydı olan vergi dairelerinden ve diğer kamu idarelerinden bilgi alınarak tetkik edilmek durumunda olup, aksi halde, yukarıda sözü edilen mevzuatlar uyarınca, imza ve mühür kullanmak suretiyle tasdik yapan ve tasdik raporu düzenleyen yeminli mali müşavirler, tasdik kapsamı ile sınırlı olmak üzere mükelleften alınması gereken vergilerden, kesilecek cezalardan ve hesaplanacak gecikme faizlerinden mükellefler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklardır.
İncelenen dosyada dava konusu ödeme emrinin; davacının ihtilaflı yıl "tasdik" hizmetlerini yürüttüğü ve hakkında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği yönünde vergi tekniği raporu bulunan mükellef tarafından defter kayıtlarına alınarak ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak, mükellef adına vergi ziyaı cezalı tarh ve tahakkuk ettirildikten sonra ödenmeyerek kesinleşen amme alacağının müşterek ve müteselsil sorumluluk gereği davacıdan tahsili amaçlı düzenlendiği anlaşılmakla, uyuşmazlığın çözümü, gerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi ve gerekse yukarıda sözü edilen 3568 sayılı Kanun ile adı geçen Yasa mesnetli düzenlenen ilgili bölümlerine yer verilen Yönetmelik ve genel tebliğlerde belirtilen şartlarının oluşup oluşmadığı yönüyle yapılacak değerlendirmeyle mümkün olacaktır.
Bu nedenle, yeminli mali müşavir olan davacının hakkında üretim tasdik raporu düzenlediği şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda Vergi Usul Kanununun mükerrer 227. maddesinde belirtildiği şekliyle davacının ziyaa uğratılan vergi nedeniyle müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunduğu değerlendirmesinin yapıldığı görüldüğünden, yukarıda mezkur yasal mevzuat uyarınca, uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme yapılarak, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken, davacının yazılı savunması alınmadığı gibi incelemede tespit edilen hususlar ile davacının hazırladığı üretim tasdik raporu arasında illiyet bağının bulunduğuna ilişkin davacının sorumluluğunu somut bir şekilde ortaya koyan mali sorumluluk raporunun düzenlenmediği gerekçesiyle verilen Mahkeme kararına yönelik temyiz isteminin kabulü ile, kararın bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.