T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4686
Karar No : 2023/1933
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : … Malmüdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 15/08/2019 tarihinden itibaren Malmüdürü sıfatıyla katıldığı Tarhiyat Sonrası Uzlaşma Komisyonu üyelik ücretinin Vergi Dairesi Müdürü için belirlenen katsayı üzerinden hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve bundan sonra katılacağı uzlaşma komisyonları için Vergi Dairesi Müdürü için belirlenen uzlaşma ücretinin ödenmesi istemiyle Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığına yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan Gelir İdaresi Başkanlığının 14/07/2015 tarih ve E.68595 sayılı Huzur Ücreti konulu düzenleyici işleminin iptaline ve ... Malmüdürü olarak göreve başladığı Ağustos 2019 tarihinden itibaren aradaki ücret farkının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlığın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 92. maddesine göre verilen huzur ücretlerinden kaynaklandığı, Kanun’da; “Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tespit eden komisyonlar ve uzlaşma komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31nci maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon hariç) Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir.” düzenlemesine yer verildiği, anılan Kanun’un bu maddesine göre Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı vergi dairelerinde tarhiyat sonrası uzlaşma ve takdir komisyonlarında görev verilenlere idari işlemle belirlenen ücretin ödendiği, Gelir İdaresi Başkanlığının bu ücretleri belirlerken Anayasa, Kanun ve diğer mevzuat hükümlerine aykırı olarak belirlediği ve ödeme yapdığı, Gelir İdaresi kurulduktan sonra Bakan onayı ile ücretlerin belirlendiği, belirlenen ücretlerde uzlaşma komisyonu başkanı olan mal müdürlerine, vergi dairesi müdürlerinden daha düşük ücret belirlendiği, bu hukuka aykırı ve haksız işlemin kaldırılması için yaptığı başvurunun reddedildiği, Türkiye’de ağırlıklı olarak vergi işlemlerinin vergi daireleri ve mal müdürlükleri tarafından gerçekleştirildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uygulamasında vergi ile ilgili işlemleri vergi dairesi müdürlerinin yerine getirdiği, mal müdürlüklerinin ise vergi ve muhasebe servislerinden oluştuğu ve vergi dairesine bağlı mal müdürlerinin ise, vergi ile ilgili işlemleri vergi dairesi müdürü sıfatıyla gerçekleştirdikleri; örneğin, Vergi Usul Kanunu’nun 120. maddesi uyarınca; “vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir.” denilmekte olup, bağlı vergi dairelerinde bu yetkiyi mal müdürlerinin, vergi dairesi müdürü sıfatıyla kullandıkları, uzlaşma komisyon ücretlerinin usul ve esasları belirlenirken, mal müdürü ve vergi dairesi müdürüne farklı ücretin belirlendiği ve mal müdürlerine vergi dairesi müdüründen daha düşük ücret ödendiği, oysa Vergi Usul Kanunu uygulamasında, mal müdürlerinin vergi dairesi müdürü sıfatıyla aynı görevi yapmakta olup, vergi hatalarını düzeltmede olduğu gibi mal müdürünün, vergi dairesi müdürü konumunda olduğu, bir başka deyişle Vergi Usul Kanunu uygulamasında görev, yetki, sorumluluk açısından mal müdürü, vergi dairesi müdürü ayrımı yapılmadığı, her ikisinin de vergi dairesi müdürü olarak görev yaptığı, yapılan açıklamalar ve gerekçeler karşısında, uzlaşma komisyonu başkanı mal müdürlerine uzlaşma ücretinin vergi dairesi müdürüne verilen 5250 katsayısı ile eşit olarak ödenmesi gerektiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 92. maddesinin verdiği yetki uyarınca Bakanlık makamının olurları ile tarhiyat sonrası uzlaşma komisyon üyelerine görevleri dolayısıyla ödenecek ücretin hesaplanmasına esas teşkil eden gösterge rakamlarının yeniden tespit edildiğinin Gelir İdaresi Başkanlığının yazısı ile bildirildiği, bu şekilde belirlenen ücretin Anayasa’ya ve kanunlara aykırı olduğu, 92. maddede; “Defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda” dese bile, Maliye Bakanlığınca belirlenip, yasalaştıktan sonra ücret ödenmesinin gerektiği, Gelir İdaresi Başkanlığının 14/07/2015 tarih ve E:68595 sayılı yazısı ve ekine göre; vergi dairesi müdürüne “5250”, malmüdürüne ise “3525“ gösterge rakamlarının maaş katsayısı ile çarpımı sonucu belirlenen ücretlerin ödendiği, ilçe malmüdürünün, ilçede hem uzlaşma komisyonu başkanı ve takdir komisyonu başkanı olduğu, ancak müdür yardımcılarından da daha az ücret belirlenmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun düşmediği, ücret belirlemesine ilişkin yapılan idari düzenlemenin aynı zamanda Resmi Gazete'de de yayımlanmadığı, Türkiye genelini ilgilendiren bir konuda belirlenen ücretlerin Resmi Gazete'de yayımlanması ve konunun taraflarının Resmi Gazete vasıtasıyla tam olarak bilgi sahibi olması gerektiği, gerek Danıştay gerekse Anayasa Mahkemesi kararlarında kamu personeline ait genel hükümleri kapsayan idari işlemlerin Resmi Gazete'de yayımlanacağı ve genel hükümler içeren hususların belirtilen yasal gerekler yerine getirilmeksizin usul ve esaslar şeklindeki adsız düzenleyici işlemle düzenlenmesinde ve düzenlemenin Resmi Gazete'de yayımlanmamasında hukuka uygunluk görülmediği, Vergi Usul Kanunu uygulamasında vergi dairesi müdürü ile mal müdürü arasında hiçbir fark olmadığından, ücret ödemelerinde farklı ek gösterge uygulamasında hukuka uygunluk bulunmadığından iptali gerektiği belirtilmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI :
1- Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, usule ilişkin olarak; dava konusu yazının, davacının hukuki statüsünü etkileyebilecek kesin ve yürütülebilir (icrai) bir işlem olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu edilen yazıların hukuka uygun bir şekilde düzenlendiği, davacı hakkında tesis edilen … tarih ve ... sayılı bireysel işlemin iptali talebinin Danıştayın ilk derece sıfatıyla gördüğü işlerden olmadığı, dava konusu edilen işlemlerle ilgili idare mahkemesinin görevli olduğu, dava konusu işlem genel düzenleyici işlem olmadığından öncelikle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında yer verdiği “... Bundan sonra vergi dairesi müdürü ile eşit olarak ödenmesine ...” karar verilmesi talebi yönünden etkilenen, güncel ve kişisel bir menfaati olmadığından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, Kayseri Valiliğinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, esasa ilişkin olarak; ilgili Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Yönetmelik hükümlerinden anlaşılacağı üzere malmüdürlüklerinin idari yapısında, oluşumunda, mal müdürlerinin görev ve sorumluluklarının belirlenmesinde yasalara aykırı bir husus bulunmamakta olup davacının Anayasaya aykırılık iddiaların hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığı, davacının mesnetsiz ve asılsız iddiaları içeren dava dilekçesine hukuken itibaredilmesi mümkün olmadığından davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
2- Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından; usule ilişkin olarak; Kayseri Valiliğinin hasım mevkiinden çıkartılarak Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığının hasım olarak tespitini talep ettikleri, Maliye Bakanlığına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 92. maddesinin verdiği yetki uyarınca Bakanlık Makamının olurları ile tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonu üyelerine, görevleri dolayısıyla ödenecek ücretin hesaplanmasına esas teşkil eden gösterge rakamlarını yeniden tespit ettiğinin, Gelir İdaresi Başkanlığının 14/07/2015 tarih ve 68595 sayılı yazısı ile bildirildiği, söz konusu Bakanlık Makamı olurunun da malmüdürleri için 2 (iki) toplantı gününe isabet eden tutarı geçmemek üzere 3525 gösterge rakamının, toplantının yapıldığı aya ilişkin her yıl Bütçe Kanunu'nda tespit edilecek memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak brüt tutarlar üzerinden hesaplanacak miktarda (yasal kesintiler yapıldıktan sonra) ücret ödenmesinin uygun görüldüğü, davacının, ... Malmüdürlüğünde Ağustos 2019 ile Eylül 2021 döneminde malmüdürü sıfatıyla katıldığı tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonu üyeliği için istisnasız her ay 3525 gösterge rakamı üzerinden ödeme yapıldığı, yapılan ödemelere ilişkin oturum günlerini gösteren icmal ve bordroların ekte sunulduğu, tesis edilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Kayseri ... Malmüdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 15/08/2019 tarihinden itibaren malmüdürü sıfatıyla katıldığı tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonu üyelik ücretinin vergi dairesi müdürü için belirlenen katsayı üzerinden hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve bundan sonra katılacağı uzlaşma komisyonları için vergi dairesi müdürü için belirlenen uzlaşma ücretinin ödenmesi talebiyle Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığına yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan Gelir İdaresi Başkanlığının 14/07/2015 tarih ve E.68595 sayılı “Huzur Ücreti” konulu düzenleyici işleminin iptaline ve ... Malmüdürü olarak göreve başladığı Ağustos 2019 tarihinden itibaren aradaki ücret farkının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, ... malmüdürü olarak görev yapan davacının 07/04/2021 tarihli dilekçe ile 15/08/2019 tarihinden itibaren malmüdürü sıfatıyla katıldığı tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonu üyelik ücretinin vergi dairesi müdürü için belirlenen katsayı üzerinden hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve bundan sonra katılacağı uzlaşma komisyonları için vergi dairesi müdürü için belirlenen uzlaşma ücretinin ödenmesi için Kayseri Vergi Dairesine yaptığı başvuru üzerine, verilen 15/04/2021 tarih ve E-44751367-900-... sayılı cevabi yazıda; özetle 213 sayılı Yasanın 92. maddesi ile 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Uzlaşma Yönetmeliğinin uzlaşma komisyonlarının teşkili başlıklı 6. maddesindeki düzenlemelerden ve Gelir İdaresi Başkanlığının 14/07/2015 tarihli ve 68595 sayılı huzur ücreti konulu yazıdan bahsedilerek malmüdürü sıfatıyla Tarhiyat Sonrası Uzlaşma Komisyonu üyeliği için Maliye Bakanlığı Oluru doğrultusunda belirlenen gösterge rakamları üzerinden huzur ücreti ödendiği, talebinin karşılanmasının mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu bireysel işleme esas alınan ve iptali istenilen Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nca Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığına gönderilen 14/07/2015 tarih ve E.68595 sayılı Huzur Ücreti konulu yazıda; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 92. maddesi uyarınca verilen yetki uyarınca Bakanlık Makamının olurları ile tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonu üyelerine görevleri sonrası ödenecek ücretin hesaplanmasına esas teşkil eden gösterge rakamlarının yeniden tespit edildiği, 30/06/2015 tarihinden geçerli olmak üzere tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonlarındaki görevleri dolayısıyla fiilen katıldıkları her toplantı günü için aşağıda yer alan tablodaki göstergelerle, toplantının yapıldığı aya ilişkin her aya ilişkin her yıl Bütçe Kanununda tespit edilecek memur maaş katsayısının çarpımı sonucu bulunacak brüt tutarlar üzerinden hesaplanacak miktarda ücret ödemesi yapılması ve o ay için yapılacak ücret ödemelerinin, vergi dairesi başkanı, grup müdürü, için 1(bir); koordinatör olarak görevlendirilen avukat, vergi dairesi müdürü, müdür, malmüdürü, vergi dairesi müdür yardımcısı ile müdür yardımcısı için 2 (iki); diğer üyeler için ise 4 (dört) toplantı gününe isabet eden tutarı geçmemesinin Bakanlık Makamının olurları ile uygun bulunduğu ve gereğinin buna göre yapılmasının istenildiği belirtilmiş, bu yazı ekindeki Vergi Usul Kanununun 92. Maddesinin Birinci Fıkrası Mucibince (Tarhiyat Sonrası) Uzlaşma Komisyonu Başkan ve Üyelerine Ödenecek Ücrete İlişkin Tabloda belirtilen unvanlardan Vergi Dairesi Müdürü/Müdür için 5.252, Malmüdürü için 3.525 gösterge rakamı belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Ücretler" başlıklı 92. (Değişik: 23/6/1982-2686/17 md.) maddesinin 1. fıkrasında, "Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tespit eden özel komisyonlar ve uzlaşma komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31 nci maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon hariç) Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir." hükmüne yer verilmiştir.
213 sayılı Yasanın değişik Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında, "Sürekli, geçici ve merkezi uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların belirlenmesi, uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçların belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir. ..." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasa maddesine dayanılarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan tarhiyat sonrası uzlaşmaya ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlanan Uzlaşma Yönetmeliği 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş, "Uzlaşma Komisyonlarının Teşkili" başlıklı 6-(Değişik:RG-22/10/2005-25974). maddesinin 1. fıkrasında, Genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlara ilişkin uzlaşma taleplerinin incelenmesi için üçer kişilik vergi dairesi uzlaşma komisyonları, defterdarlık uzlaşma komisyonu, vergi dairesi başkanlığı uzlaşma komisyonu, vergi daireleri koordinasyon uzlaşma komisyonu ile Merkezî Uzlaşma Komisyonu kurulacağı belirtilmiş, bu fıkranın (a) (Değişik:RG-4/4/2015-29316) bendinde, "Vergi Dairesi Uzlaşma Komisyonu: Vergi dairesi müdürlüklerinde; vergi dairesi müdürünün başkanlığında, vergi dairesi müdürü tarafından belirlenen vergi dairesi müdür yardımcıları ve/veya şefler ve/veya gelir uzmanlarından; bağlı vergi dairelerinde ise malmüdürünün başkanlığında şef ile gelir uzmanı ve/veya memurdan oluşur. Vergi dairesi müdürlüklerinde, vergi dairesi müdür yardımcısı veya şef bulunmaması hâlinde komisyonda bunların yerine görev yapanlar; malmüdürlüklerinde ise şef bulunmaması hâlinde yerine gelir uzmanı ve/veya memurlarından birisi üye olur.
" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
10/7/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Hazine ve Maliye Bakanlığı'na ilişkin düzenlemeleri içeren 8. Bölümünde yer alan "Malmüdürlükleri" başlıklı 248. maddesinde, "(1) Malmüdürlüğü, vezne ve muhasebe servisleri ile gereken yerlerde tahakkuk, tahsilat ve Hazine avukatlığı servislerinden oluşur. İş hacminin gerektirdiği malmüdürlüklerinde yeterli sayıda saymanlık müdür yardımcısı, defterdarlık uzmanı ile şef ve diğer personel çalıştırılabilir. (2) Malmüdürü, Bakanlığın ilçe teşkilatının amiri olup işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütülmesini sağlar. Vezne ve muhasebe servislerinin dışındaki servislerin başında bulunan memurlar işlerin kanuna uygun olarak yürütülmesinden birinci derecede sorumludurlar." hükmüne yer verilmiştir.
213 sayılı Yasanın anılan maddesi ile uzlaşma komisyonu başkan ve üyelerine ödenecek ücretlerin belirlenmesi konusunda Maliye Bakanlığına takdir yetkisi verilmiş ancak bu ücretler belirlenirken dikkate alınması gereken herhangi bir kritere veya ücretin alt veya üst sınırı konusunda bir düzenleme yapılmamıştır.
İdarelere tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır.
Dosyanın içeriğinden, Gelir İdaresi Başkanlığının 14/07/2015 tarih ve E.68595 sayılı “Huzur Ücreti” konulu düzenleyici işleminde, davalı idarece uzlaşma komisyonu üyelerine ödenecek ücretlerin, uzlaşma komisyonlarının yetki ve sınırları ile uzlaşma komisyon başkan ve üyelerinin bulundukları makam ve sorumlulukları gözetilerek kadro ve unvanları itibarıyla belirlendiği, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullandığı sonucuna ulaşıldığından iptali istenilen düzenleyici işlemde ve buna dayanılarak davacı adına tesis edilen bireysel işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davanın Ağustos 2019 tarihinden itibaren vergi dairesi müdürü için belirlenen uzlaşma ücreti ile kendisine ödenen uzlaşma ücreti arasındaki farkın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkin kısmına gelince; söz konusu ücretlerin ödenmesinde esas alınan düzenleme, hukuka uygun olduğundan olayda davacıya ödenmesi gereken herhangi bir ücret farkı bulunmamaktadır.
Belirtilen nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
... Malmüdürü olarak görev yapan davacının, 07/04/2021 tarihli dilekçe ile 15/08/2019 tarihinden itibaren malmüdürü sıfatıyla katıldığı tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonu üyelik ücretinin, vergi dairesi müdürü için belirlenen katsayı üzerinden hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve bundan sonra katılacağı uzlaşma komisyonları için vergi dairesi müdürü için belirlenen uzlaşma ücretinin ödenmesi için Kayseri Vergi Dairesine yaptığı başvuru üzerine, verilen 15/04/2021 tarih ve E-44751367-900-... sayılı cevabi yazıda; özetle 213 sayılı Kanun'un 92. maddesi ile 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Uzlaşma Yönetmeliğ'inin "Uzlaşma Komisyonlarının Teşkili" başlıklı 6. maddesindeki düzenlemelerden ve Gelir İdaresi Başkanlığının 14/07/2015 tarih ve 68595 sayılı huzur ücreti konulu yazısından bahsedilerek, malmüdürü sıfatıyla Tarhiyat Sonrası Uzlaşma Komisyonu üyeliği için Maliye Bakanlığı oluru doğrultusunda belirlenen gösterge rakamları üzerinden huzur ücreti ödendiği, talebinin karşılanmasının mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu kanun hükümleri ikinci maddede yazılı olanlar dışında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile il özel idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim ve harçlar hakkında uygulanır. Yukarıda yazılı vergi, resim ve harçlara bağlı olan vergi, resim ve zamlar da bu kanuna tabidir. Bu kanunun hükümleri kaldırılan vergi, resim ve harçlar hakkında da uygulanır."; 92. maddesinde " Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tespit eden özel komisyonlar ve uzlaşma komisyonlarının (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Merkez Uzlaşma Komisyonları ile Gelir Vergisi Kanununun 31 nci maddesinde zikredilen yönetmelik hükümlerine göre kurulan komisyon hariç) Başkan ve üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda ücret verilir."; "Uzlaşmanın konusu, kapsamı, komisyonlar ve şekli" başlıklı Ek 1. maddesinin birinci fıkrasında; Mükellef tarafından, ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza ve 370 inci maddenin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen ceza hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda, vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da 369 uncu maddede yazılı yanılmadan kaynaklandığının veya bu Kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunduğunun veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir. Uzlaşma konusu verginin matrah farkları itibariyle bölünebildiği durumlarda uzlaşma sadece toplam matrah farkının bu bölümüne isabet eden vergi kısmı için de yapılabilir. Uzlaşma talebi vergi ihbarnemesinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifi yazılır. Mükellef dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirirse bu takdirde uzlaşma sağlanmış sayılır. Mükellef, uzlaşma görüşmelerinde, bağlı olduğu meslek odasından bir temsilci ve 3568 sayılı Kanuna göre kurulan meslek odasından bir meslek mensubu bulundurabilir." hükümleri yer verildikten sonra, anılan maddenin ikinci fıkrasında; sürekli, geçici ve merkezi uzlaşma komisyonlarının teşkili, uzlaşmaya müracaat etmeye yetkili olanların belirlenmesi, uzlaşmanın şekli, uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçların belirlenmesi, uzlaşma komisyonlarının yetkileri, uzlaşmanın yapılmasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde verilen yetki uyarınca 03/02/1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Uzlaşma Yönetmeliği’nin, "Uzlaşma Komisyonlarının Teşkili" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında, genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlara ilişkin uzlaşma taleplerinin incelenmesi için üçer kişilik vergi dairesi uzlaşma komisyonları, defterdarlık uzlaşma komisyonu, vergi dairesi başkanlığı uzlaşma komisyonu, vergi daireleri koordinasyon uzlaşma komisyonu ile Merkezî Uzlaşma Komisyonu kurulacağı açıklamasına yer verilmiş, söz konusu fıkranın (b) bendinde, "Defterdarlık Uzlaşma Komisyonu: Vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde kurulan bu komisyon, defterdarın veya tevkil edeceği defterdar yardımcısının başkanlığında gelir müdürü ile vergi dairesi müdüründen oluşur." düzenlemesi yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davaya konu bireysel işleme esas alınan ve iptali istenilen, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığına gönderilen 14/07/2015 tarih ve E.68595 sayılı Huzur Ücreti konulu yazıda; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 92. maddesi uyarınca verilen yetki uyarınca Bakanlık oluru ile tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonu üyelerine görevleri dolayısıyla ödenecek ücretin hesaplanmasına esas teşkil eden gösterge rakamlarının yeniden tespit edildiği, 30/06/2015 tarihinden geçerli olmak üzere tarhiyat sonrası uzlaşma komisyonlarındaki görevleri dolayısıyla fiilen katıldıkları her toplantı günü için yazı ekinde yer alan tablodaki göstergelerle, toplantının yapıldığı aya ilişkin her yıl Bütçe Kanununda tespit edilecek memur maaş katsayısının çarpımı sonucunda bulunacak brüt tutarlar üzerinden hesaplanacak miktarda ücret ödenmesi ve o ay için yapılacak ücret ödemelerinin, vergi dairesi başkanı, grup müdürü için 1 (bir); koordinatör olarak görevlendirilen avukat, vergi dairesi müdürü, müdür, malmüdürü, vergi dairesi müdür yardımcısı ile müdür yardımcısı için 2 (iki); diğer üyeler için ise 4 (dört) toplantı gününe isabet eden tutarı geçmemesinin Bakanlık oluru ile uygun bulunduğu ve gereğinin buna göre yapılmasının istenildiği belirtilmiş, bu yazı ekindeki Vergi Usul Kanununun 92. Maddesinin Birinci Fıkrası Mucibince (Tarhiyat Sonrası) Uzlaşma Komisyonu Başkan ve Üyelerine Ödenecek Ücrete İlişkin Tabloda belirtilen unvanlardan Vergi Dairesi Müdürü/Müdür için (5.252), Malmüdürü için (3.525) gösterge rakamı belirtilmiştir.
Davaya konu Gelir İdaresi Başkanlığı yazısının; 213 sayılı Kanun'un 92. maddesi ile verilen yetki kapsamında, 30/06/2015 tarih ve 26374 sayılı Bakan oluru ile tayin ve takdir edilen huzur ücretine ilişkin açıklamaların, uygulamaya konulması için ilgili defterdarlıklara bildirilmesine ilişkin olduğu, dolayısıyla yeni bir kural veya tespit içermediği, Kanun ile verilen yetki çerçevesinde uygulamaya konulan düzenleyici işleme ve üst hukuk normlarına uygun olduğu açık olup, hukuka aykırılık görülmemiştir.
Söz konusu yazıya dayanılarak davacı adına tesis edilen bireysel işlemde de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Ayrıca, davacının Ağustos 2019 tarihinden itibaren vergi dairesi müdürü için belirlenen uzlaşma ücreti ile kendisine ödenen uzlaşma ücreti arasındaki farkın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden de, söz konusu ücretlerin hesaplanmasında esas alınan düzenleme, hukuka uygun olduğundan, olayda davacıya ödenmesi gereken herhangi bir ücret farkının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 10/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.