T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/473
Karar No : 2023/571
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/07/2020 tarih ve E:2017/6089, K:2020/3427 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/07/2020 tarih ve E:2017/6089, K:2020/3427 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ile davacının bakılmakta olan bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2018/3653 sayılı dosyasının birleştirilmesi talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ceza davası açıldığı ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… (Daire kararında sehven … yazılmıştır) sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
YARSAV üyeliği yönünden, üyeliğinin FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu ve tarafları aynı olan iki ayrı dava dosyasının bulunduğu, usul ekonomisi bakımından her iki dosyanın birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu; tesis edilen işlem içinde FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakın belirlenmesi bakımından davaya konu HSK kararlarında bir takım kriterler belirlenmiş ise de, bu kriterlerin kendisiyle ilgisinin olmadığı gibi söz konusu kriterlerin hukuk düzeninde karşılığı olmayan hususlar olduğu, hiçbir ceza soruşturması yahut yargılamasında sosyal çevre bilgisi ve mahallinde yapılan araştırmaların delil olarak kabul edilemeyeceği; Dairece, Bylock iddiası ve YARSAV üyeliği bulunduğu hususları dikkate alınarak anılan yapı ile irtibat ve iltisaklı olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği, delil olarak kabul edilen hususların ihraç kararından sonraki tarihlere ilişkin olduğu, Dairece işlemin tesisi anındaki hukuki durumun dikkate alınması gerektiği prensibi bertaraf edilerek hukuka aykırı karar verildiği; 10 yılı aşan bir süre hakimlik ve savcılık mesleğini icra ettiği, bu süre zarfında binlerce karara ve evraka imza attığı, ayrıca bu dönemde birçok rutin teftiş incelemesi geçirdiği, mesleki ya da özel yaşamında Daire kararında belirtildiği şekilde sadakat, bağımsızlık ve tarafsızlığın ihlal edildiğine dair hiçbir somut tespite yer verilmediği; bir kamu görevlisinin hukuki güvence altında olmasını sağlayan bütün Anayasal güvenceleri devre dışı bırakılarak dava konusu işlemin tesis edildiği, darbe teşebbüsü ile alakası olmayan Kozan ilçesinde Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaparken dava konusu işlemler ile görevine son verildiği, hakkında öncesine ait herhangi bir soruşturma bulunmadığı, dava konusu işlemin ölçülü olduğundan söz edilemeyeceği; çekirdek haklardan olan suç ve cezaların yasallığı, ayrımcılık yasağı ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği; YARSAV'a üye olmasının Dernekler Kanunu'na, 2802 sayılı Kanun'a ve Anayasa'ya uygun bir eylem olduğu; Bylock programını kullanmadığı ve telefonuna indirmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması",
sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ceza davası açıldığı ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… Daire kararında sehven … yazılmıştır) sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği görülmektedir.
667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun ispatını sağlayacak delil niteliğinde bulunmayan fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü niteliğindeki yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden farklı değerlendirilebileceğinden, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yapılan yargısal denetime ilişkin bu davada, davacının ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla verilen kararın beklenilmesi gerekmemektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 09/07/2020 tarih ve E:2017/6089, K:2020/3427 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 27/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.