T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/4750
Karar No:2023/2137
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Proje Mim. Doğalgaz İnş. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İç tesisat ve servis hatları sertifikası sahibi olan davacı şirketin, iç tesisat yapımını proje onayı almaksızın gerçekleştirdiğinin tespit edildiği ve bu fiilin 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu'nun 5. maddesinin beşinci fıkrasına aykırı olduğundan bahisle, anılan Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca 631.251,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Doğal Gaz Dağıtım Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. tarafından "Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, ... Sokak, No:… Çankaya/ANKARA" adresinde 10/01/2018 tarihinde yapılan denetimde, doğal gaz tesisatının proje onayı almaksızın yapıldığının tespit edildiği, söz konusu tespit üzerine yapılan soruşturma sonucunda davacı şirkete idarî para cezası verildiği, şirketin daha önce farklı konularda üç defa ihtar edildiğinden bahisle yaptırım uygulanmadan önce yeniden ihtarda bulunulmadığı, ancak daha önceki ihtarların "...-... Proje" firmasına yapıldığı, tüzel kişiliği bulunan davacı şirkete mevzuata aykırılık yönünde herhangi bir ihtarın yapılmadığı, her ne kadar kurucuları aynı kişi olsa da hukuken iki farklı firma olduğundan birinin eylem ve işlemlerinden diğerinin sorumlu tutulamayacağı, bu itibarla, doğal gaz piyasasında faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilerin mevzuata aykırı eylemleri nedeniyle ihtar edildikten sonra yaptırım uygulanabileceği anlaşıldığından, henüz ihtar müessesesi işletilmeden idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak; O.B.'nin sahibi olduğu "...-... Proje" ticarî işletmesinin tescil edildiğinin 02/05/2013 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan olunduğu, söz konusu ticarî işletmeye iç tesisat yapımını proje onayı almaksızın gerçekleştirdiğinden bahisle … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla ihtarda bulunulduğu, aynı kişiye ait olan tek kişilik limited şirket statüsündeki "... Mühendislik Proje Mimarlık Doğalgaz İnşaat Ticaret Ltd. Şti."nin tescil edildiğinin 25/08/2017 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan olunduğu, daha önce iç tesisat yapımını proje onayı almaksızın gerçekleştirdiğinden bahisle 7225-30 sayılı Kurul kararıyla O.B.'ye ait ticarî işletmenin ihtar edildiğinden hareketle davacı şirkete doğrudan idarî para cezası verildiği; ancak, O.B.'ye ait her iki firmanın da hukuken varlığını sürdürdüğü ve 6102 sayılı Kanun gereğince devralınmak suretiyle herhangi bir birleşmenin gerçekleşmediği, salt sermayelerinin aynı kişiye ait olmasının, fiilin tekrarı hâlinde idarî para cezası verileceğine yönelik önceden bilgilendirme yapılmasının ve O.B.'nin ticarî işletmesini kapatarak devam eden işlerini ticaret şirketi üzerinden yürüteceğini beyan etmesinin ihtar şartının yerine getirildiği anlamına gelmediği; öte yandan, 4646 sayılı Kanun'un yazılı ihtara rağmen mevzuata aykırı durumlarını devam ettirenlere yaptırım uygulanacağını açıkça düzenlediği, oysa, somut olayda ihtar gerçek kişi tacir ticarî işletmesine yapılmış olup, idarî para cezasının ise ticaret şirketine verildiği, bu durum karşısında, idarî para cezasının muhatabının, aynı fiili işlemesi hâlinde gerçek kişi tacir ticarî işletmesi olması gerektiği, zira, ticarî işletmenin bir ticaret şirketine dönüşmesi söz konusu olmadığı gibi, firmalardan birinin gerçek kişi tacir ticarî işletmesi, diğerinin ise tüzel kişiliği haiz ticaret şirketi olduğu; bu itibarla, aynı kişiye ait hukuken varlığını devam ettiren iki firmadan gerçek kişi tacir ticarî işletmesine verilen ihtarın, diğer bir firma olan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketine uygulanmış sayılamayacağı dikkate alındığında, davacı şirketin iç tesisat yapımını proje onayı almaksızın gerçekleştirmesi fiili nedeniyle idarî para cezası verilmeden önce ihtarda bulunulması gerekirken, bu şart yerine getirilmeden doğrudan yaptırım uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, usul yönünden, yargılama giderleri içerisinde aleyhe harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu; esas yönünden, 4646 sayılı Kanun'a tâbi gerçek ve/veya tüzel kişilerin yaptırımlardan kaçınmak amacıyla ticarî unvan değiştirmek suretiyle faaliyetlerine devam edebileceğinin kabulünün Kanun'un amacına aykırı olduğu, ihtar ve idarî para cezası uygulanan her iki firmanın da kurucusu ve bu firmaların %100 oranında hisse sahibinin aynı kişi olduğu, firma unvanı ve iç tesisat ve servis hatları sertifika numaraları farklı olsa bile söz konusu ihtarlara ilişkin Kurul kararları ve bu ihtarlara konu fiilleri yeniden işlemesi hâlinde idarî para cezası ile cezalandırılacağına dair bildirimlerin davacı şirketin tek sahibi ve yetkilisi olarak O.B. adına yapıldığı, dolayısıyla aynı fiilin işlenmesi nedeniyle daha önce verilen ihtarın göz önünde bulundurulması gerektiği, aksi takdirde farklı tüzel kişilikler altında mevzuata aykırı bir fiilin ceza almaksızın tekrar işlenmesinin önünde bir engel olmayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara ayrı ayrı iadesine,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 03/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.