T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4754
Karar No : 2023/3154
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü - …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın menşeinin tespiti için sonradan yapılan kontrollerde; Bulgaristan menşeli olmadığının tespit edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen ilave gümrük vergisi, bu verginin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, İthalat Rejimi Kararına Ek Kararın 3. maddesindeki ekli tabloda yer alan ve A.T.R dolaşım belgesi eşliğinde ithal edilen Avrupa Birliği ve Türk menşeli olmayan eşyadan "Diğer Ülkeler" sütununda belirtilen oran üzerinden ilave gümrük vergisi alınacağı yolundaki düzenleme ile ilave gümrük vergisinin, 474 sayılı Gümrük Giriş ve Tarife Cetveli Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak mevcut gümrük vergisi oranlarında değişiklik yapılması niteliğinde olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu eşyanın Bulgaristan menşeli olmadığının ihracatçı gümrük idaresince ortaya konulması nedeniyle dava konusu işlemin ilave gümrük vergisi ve bu verginin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; 474 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak mevcut gümrük vergisi oranlarında değişiklik yapılması niteliğinde olan ilave gümrük vergisi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddedilmesinin de hukuka uygun olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin ilave gümrük vergisi ve bu verginin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile ilave gümrük vergisi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısımlarına ilişkin olarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, menşe belgelerinin ihracatçı tarafından temin edildiği, tedarikçilerin aynı eşyaları Çin'den ithal eden firmalar olduğunun tespitinin idarece bilinen veya bilinmesi gereken bir durum olduğu; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, bölge idare mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın, Dairemizin 26/11/2020 tarih ve E:2018/2279, K:2020/4906 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, usul hukukunda, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, hukuki yarar bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasında korunmaya değer bir menfaatinin bulunması gerekir.
Temyiz edilen kararda; Dairemizin kısmen bozma kararına uyulmak suretiyle, dava konusu işlemin ilave gümrük vergisi, ve bu verginin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergileri ile ilave gümrük vergisi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, temyizen incelenerek bozulması istenilen kararda davalı idare aleyhine herhangi bir hüküm kurulmadığı, başka bir anlatımla, idarenin hukuki durumunu etkileyecek aleyhine bir kararın bulunmadığı dikkate alındığında, davalı idarenin temyiz isteminin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2….Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davalı idarenin TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE
4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.