T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4833
Karar No : 2023/853
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Aydın Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Çocuk Kültür Merkezleri Biriminde sözleşmeli eğitmen olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin Aydın Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali ve mahrum kaldığı mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 15/03/2018 tarih ve E:2016/7071, K:2018/1185 sayılı bozma kararına uyularak; davacının, görev yaptığı süre içerisinde göreviyle ilgili olarak yetersizliği veya başarısızlığına ilişkin somut hiçbir saptamada (tutanak, disiplin soruşturması v.s) bulunulmadığı, dava konusu işlemin salt idareye tanınan takdir yetkisi kullanılmak suretiyle hizmetin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı gerekçesi ile tesis edildiği, davacının sözleşmesinin yenilenmemesini müteakip 2013 yılı için G.K. isimli şahsın "Eğitmen" pozisyonunda çocuk kültür merkezlerinde görevlendirildiği, dolayısıyla personel alımı yapıldığı, davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı hususunun somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, tüm bu hususlar bütün olarak değerlendirildiğinde davacının sözleşmesinin yenilenmemesini haklı kılan herhangi bir neden bulunmadığı ve davalı idare tarafından takdir yetkisinin keyfi şekilde kullanıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarelerin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğu hükme bağlandığından, davalı idarenin hukuka aykırı bulunan işlemi nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi kayıplarının ödenmesi gerektiği, ancak dava konusu işlemin sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin olması, davacının en son 01/01/2012 - 31/12/2012 tarihleri arasını kapsayan sözleşme ile çalıştığı, dava konusu işlemle 01/01/2013 - 31/12/2013 dönemini kapsayan 1 yıllık süre için sözleşmenin yenilenmediği, 31/12/2013 tarihinden sonra yeni bir sözleşme döneminin başladığı, belirtilen bu tarihten sonra idarenin sözleşme yapıp yapmayacağı, yeni bir durumun oluşup oluşmadığı, idarenin personel ihtiyacının olup olmadığının ayrı bir değerlendirmeyi gerektireceği, başka bir anlatımla her bir sözleşme döneminin birbirinden bağımsız ele alınmayı gerektirdiği hususları göz önüne alındığında, iptal kararının sonucunun 01/01/2013 - 31/12/2013 tarihleri arasını kapsayan döneme ilişkin olduğu, bu itibarla davacının söz konusu sözleşme dönemi içerisinde hakkettiği maaş tutarlarının herbir alacağın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği, bununla birlikte, davacı 01/01/2013 - 31/12/2013 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'na tabi bir işte çalıştıysa, buradan elde ettiği kazancın tazminat tutarından mahsup edilebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat talebinin kabulüne, hukuka aykırı bulunan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi kayıplarının iptal sonrasına ilişkin sözleşme dönemini kapsayacak şekilde (01/01/2013 - 31/12/2013 tarihleri arası) her bir alacağın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme tarafından verilen ara kararın cevabı akabinde dinlenilen tanık beyanlarına karşı beyanlarını sunmak adına, Mahkemenin davalı idareye süre tanımadığı ve tanık beyanını tebliğ etmediği, davalı idarenin hangi branşlara ne yönden talep olduğu, ihtiyacının olup olmadığı, buna göre mi karar verildiği hususlarının değerlendirilmediği, bahsi geçen G.K. taşeron işçi olduğundan tabi oldukları mevzuat ve pozisyona bağlı hakların farklı olduğu, aynı statü içinde değerlendirilmemesi gerektiği belirtilerek, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali, tazminat talebinin kabulü, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi kayıplarının iptal sonrasına ilişkin sözleşme dönemini kapsayacak şekilde (01/01/2013 - 31/12/2013 tarihleri arası) her bir alacağın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.