T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4846
Karar No : 2023/3396
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- DAVALI YANINDA MÜDAHİL : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Müdahil …'nin Baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İzmir Barosu Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine yönelik Adalet Bakanlığı'nın 04/08/2020 tarihli işlemine uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı karardıyla; her ne kadar davalı idarenin, baroya yazılma taleplerinin kovuşturma sonuna kadar ertelenmesi konusunda takdir yetkisi bulunsa da, … hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasında yargılamasının olduğu ve devam ettiği, isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek hizmetin önemi ve özelliği dikkate alındığında ceza kovuşturması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı sonucuna varıldığından, adı geçenin bu aşamada baro levhasına yazılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu müdahil ve davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından; Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, davalı idare tarafından tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca dosya içeriğine sunulan belgeler çerçevesinde mevcut delil durumuna göre, bir tedbir mahiyetinde olan “bekletme kararı” verilmesini zorlayan bir değerlendirme yapılmasının mümkün görülmediği ve suçsuzluk karinesi de dikkate alınarak ilgilinin levhaya yazılmasına yönelik kararın uygun bulunmasında ısrar edildiği, Anayasa'nın 38. madesinde “suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” hükmü ile masumiyet karinesinin güvence altına alındığı, masumiyet karinesi gereği, bir kişinin suçlu olarak nitelendirilebilmesi ve hakkında ceza hukuku alanına giren müeyyidelerin uygulanabilmesi için, kesin hükümle mahkum edilmesi gerektiği, ilgilinin ceza alarak mesleğe kabul şartlarını kaybetmesi halinde baro levhasından silinebileceğinin açık olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Davaya Katılan Müdahil tarafından; gerekçeden yoksun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ve adil yargılanma ilkesini ihlâl ettiği, İdare Mahkemesine yaptığı müdahale talebinin kararın başlangıç kısmında karşılandığı, kendisine ayrıca savunma yapmak için süre verilememesinin savunma hakkını ihlâl ettiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 3. ve 5. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere, kişi hakkında ceza kovuşturması yürütülmesi halinin avukatlığa engel kabul edilmediği, anılan durumda avukatlığa kabul isteminin kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar vermek hususunda İdareye takdir hakkı tanıdığı, mevzuat ile İdareye tanınan takdir yetkisinin aleyhe yorumlanması sonucunu doğuracak şekilde verilen mahkeme kararının anayasa ile güvence altına alınan masumiyet ve suçsuzluk karinelerinin de ihlali anlamına geldiği, davacı hakkında verilmiş kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetinin bulunmadığı, ceza davası yargılamasının yıllar sürebileceği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müdahilin duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde müdahile iadesine,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
6. Kesin olarak, 22/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.