Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4853 E. , 2023/3689 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4853
Karar No : 2023/3689
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Elektrik Üretim Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Geçici ithalat rejimi kapsamında davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı sondaj makinesi aksam ve parçaları cinsi eşyanın zayi olduğu, süresi içerisinde yurt dışı edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından geçici olarak ithal edilen sondaj makinesi aksam ve parçalarının telef olması üzerine, durumun idareye yazılı olarak bildirildiği, eşyaların telef olduğuna dair delil tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, dava derdest iken, davalı idarece davacıdan bilgi ve belge istenilmesi akabinde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı ve UYAP üzerinden yapılan incelemede söz konusu davaların dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte derdest olduğu anlaşıldığından, geçici ithalat rejimi kapsamında getirilen eşyaların telef olduğuna ilişkin adli yargı mahkemelerinde açılan davaların, dava konusu ceza kararının tesis edildiği tarihte derdest olduğu dikkate alındığında, bu aşamada davacının geçici ithalat rejimi koşullarını ihlal ettiğinden bahsedilmesinin olanaklı olmadığı, idarece anılan davaların sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekirken, rejim ihlali olduğundan bahisle karara bağlanan para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, geçici ithalat rejimi hükümleri kapsamında davacı adına tescilli gümrük giriş beyannamesi ile iki adet sondaj makinası aksam ve parçasının ithal edildiği, eşyanın yurt dışı edilmesi için tanınan on iki aylık sürenin 18/09/2016 tarihinde dolduğu, 08/08/2016 tarihinde davaya konu eşyanın, sondaj yapılan kuyuda sıkışması üzerine kuyunun çimento dökülerek kapatıldığına dair sondaj raporlarının şantiye alanında tutulduğu, buna karşın eşyanın zayi olduğunun idareye 19/09/2016 tarihinde bildirildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde E:... D.İş sayılı dosya ile tespit davası açıldığı, idarece, eşyanın telef olduğunun mahkeme kararı ile kanıtlaması gerektiğinin bildirilmesi üzerine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde E:... sayıyla açılan davada, bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, Mahkemece; eşyanın telef olduğunun davacı tarafından kanıtlanması gerektiği, kaybolan eşyanın idareye hemen değil kırk altı gün sonra bildirildiği, delil tespitine ilişkin talebin dahi otuz bir gün sonra yapıldığı, delil tespiti raporunda belirtildiği üzere tespit esnasında kuyunun kapatılmış olduğu ve içindeki parçaların görülmesine imkan bulunmadığı, davacı tarafın sunduğu faaliyet raporlarına göre, kaybolduğu belirtilen parçaların 1483 metrede sıkışması üzerine operatör tarafından verilen tapa çimento kararı ile kuyuya iniş yapılarak kuyunun çimentoyla doldurulduğu dolayısıyla, kayıp olduğu bildirilen ekipmanın kuyuda kalıp kalmadığı, kaldı ise ne sebeple kaldığının belirlenmesine imkan bulunmadığı, salt davacı tarafın kendi elemanlarınca düzenlenen belgelere dayanarak iddialarını ispat etmiş sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği belirtilerek, geçici ithal rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın süresi içinde yurtdışı edilememesinin eşyanın yerine konulamayacak şekilde kaybolmasından kaynaklandığının yükümlü tarafından ispat edilmesi, ispatın ise her türlü belge ve bilgi sunularak yapılmasının mümkün olduğu, anılan hususun mutlaka mahkeme kararı ile ispat edilmesinin zorunlu olmadığı, ancak, eşyanın varlığına ve kapsamına etki edebileceği delillerin ispat vasıtası olarak kullanılması için objektif olarak doğrulanabilir ve söz konusu belge ve bilgilerin doğruluğunun nesnel olarak ölçülebilir olmasının gerektiği, olayda, eşyanın yerine konulmayacak şekilde kaybolduğunun sadece davacı tarafından sunulan faaliyet raporlarında belirtildiği, bunun dışında eşyanın kaybolduğu kuyuda bir inceleme yapılarak eşyanın içinde olup olmadığının açılan her iki davada da buna yönelik bir tespit yaptırılmadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda verilen kararda da kayıp olduğu bildirilen ekipmanın kuyuda kalıp kalmadığı, kaldı ise ne sebeple kaldığının belirlenmesine imkan bulunmadığı, salt davacının kendi elemanlarınca düzenlenen belgelere dayalı olarak iddialarını ispat etmiş sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, aradan geçen süre içerisinde davacı tarafından, eşyanın kuyunun içinde olduğuna dair bir tespit raporunun da dosyaya sunulmadığı; bu bakımdan, geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın kuyunun içinde kaldığının ve yerine konulmayacak şekilde kaybolduğunun ispatlanamadığı anlaşıldığından, tesis edilen işlem de hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle vergi mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu eşyaların sondaj kuyusunda sıkıştığının gerek kendilerince, gerekse asıl ithalatçı firma ve dava dışı ... tarafından tutulan raporlarla belgelendirildiği, delillerin objektif nitelikte olduğu, temyize konu kararda, eşyanın kaybolduğu belirtilen kuyuda bir inceleme yapılarak eşyanın kuyunun içinde olduğunun tespit edilemediği, ayrıca kuyunun tekrar açılarak ve yanına açılan bir kuyu vasıtasıyla belirlenebileceği belirtilmiş ise de, anılan hususların teknik olarak mümkün olmadığı, dava konusu kuyuda sıkışan ve alınamayan eşyanın 110.86 metre uzunluğundaki sondaj boru dizisi nedeniyle kuyu; 1483 metre derinlikten saptırılarak, kuyuda kalan ve alınamayan boru dizisinin biraz uzağından yeni kuyu açılarak tamamlanabildiği, yeni kuyunun tamamlanabilmesi için de yine bir başka sondaj boru dizisinin kullanıldığı, anılan boruların işin gereği olarak çimentolandığı, dava konusu eşyanın, yeni açılan kuyunun yanında çimentolanan boruların dışında kaldığı, her iki eşyanın da çelik olması nedeniyle eşyaya yeni açılan kuyu içinden ulaşılmasının mümkün olmadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava dosyasının istinaf incelemesinin devam ettiği, tespit davası ile gümrük yükümlülüğünün doğup doğmadığı henüz ortaya konulmamışken bir başka deyişle tespit davası kesinleşmemişken, davacının gümrük yükümlülüğünün doğduğundan bahisle para cezası kararının alınmasının hukuka aykırı olduğu, sondaj amacıyla açılan bir başka kuyuda, yine geçici ithalat rejimine tabi olarak ithal edilen dava dışı sondaj ekipmanının sıkışarak zayi olduğu olayda, lehlerine verilen mahkeme kararının bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davaya konu eşyanın zayi olduğunun idarenin bilgisine 19/09/2016 tarihinde girdiği, makul süre içerisinde eşyanın zayi olduğuna dair mahkeme kararının sunulmaması üzerine ... tarih ve ... sayılı yazı ile mahkeme kararının ibraz edilmesi için on günlük süre tanındığı, davacı tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinde E:... D.İş sayılı dosya ile tespit davası, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde E:... sayıyla da gümrük yükümlülüğünün doğmadığına dair açılan davalarda yapılan tespit ve bilirkişi incelemelerinde eşyanın bulunduğu alanın çimentolandığının ve tespite imkan vermediğinin karara bağlandığı belirtilerek, geçici ithalat rejimi hükümlerini ihlal ettiği açık olan davacı adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.