T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4917
Karar No : 2023/970
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR):
1- … Birliği
VEKİLİ: Av. …
2- … Odası
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının vasisi tarafından işletilen Görke Eczanesinin muvazaalı olduğundan bahisle 6643 sayılı Kanun'un 30/c maddesi uyarınca hakkında 180 gün süre ile sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin TEB 1. Bölge İstanbul Eczacı Odası Haysiyet Divanı’nın … tarih ve … sayılı kararının aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin Türk Eczacılar Birliği Yüksek Haysiyet Divanı'nın … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıya ait eczanede kısa süreliğine mesul müdürlük yapan …'nun eczanenin muvazaalı işletildiğine dair şikayet dilekçesinde yer alan beyanlar doğrultusunda davacının ve davacıya ait eczaneyi muvazaalı olarak işlettiği ileri sürülen ...'ın banka hesap hareketleri üzerinden değerlendirmelerde bulunulmak suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmış ise de; ...'ın iki çocuğunu özel okulda okuttuğu ve yüksek meblağlı kredi kartı ödemelerinin bulunduğu eczane kalfalığından kazanılan ücret ile bunların mümkün olamayacağı, yine başka bir çalışana ait kredilerin ödemesini yaptığı ve davacıya ve vasisine ait … Bankası hesap dökümlerinde, … Eczanesinden hiçbir para girişinin bulunmadığı yönündeki tespitlerin, muvazaa ilişkisinin ispatı bakımından soyut ve varsayımsal nitelikte olduğu, bir başka ifadeyle, davacıya ait eczanenin muvazaalı işletildiğinin hukuken kabul edilebilir her türlü şüpheden uzak delille ispat edilemediği, Anayasa'nın 48. ve 49. maddeleriyle güvence altına alınan çalışma hakkının sınırlandırılmasına yönelik işlemin sırf kanaate dayalı olarak tesis edilmesinin mümkün olmadığı, öte yandan 2016 yılında davacıya ait eczanenin muvazaalı olarak işletildiği gerekçesiyle İstanbul Eczacı Odası tarafından 180 gün süreyle sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince, … tarihli ve E. …, K. … sayılı karar ile "davacının eczanesinin muvazaalı olarak işletildiğinin her türlü şüpheden uzak kesin ve hukuken kabul edilebilir nitelikte belgelerle ispatlanamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, daha önceki İstanbul Eczacı Odası kararında olduğu gibi dava konusu kararda da; mesul müdür … eczanede bulunduğu halde ... tarafından denetim görevlilerine karşı agresif bir tutum sergilendiği, bu durumun kendisini eczanenin sahibi olarak gördüğünün açık kanıtı olduğu yönünde benzer tespitlere yer verildiği, bu tespitlerin ... İdare Mahkemesince her türlü şüpheden uzak kesin ve hukuken kabul edilebilir nitelikte olmadığı gerekçesiyle söz konusu işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verildiği ve yine davacıya ait eczanenin, Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Muvazaa Değerlendirme Komisyonunca benzer tespitlere yer verilmek suretiyle muvazaalı olarak değerlendirilmesine ilişkin 25.04.2019 tarihli kararın iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E. … sayılı esasına kayden açılan davada da, Mahkemenin … tarihli K. … sayılı karar ile, "dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde dava konusu işleme ilişkin tespitlerin hukuken kabul edilebilir her türlü şüpheden uzak delillerle ortaya konulamadığı, bir başka anlatımla soyut ve varsayımsal nitelikte olduğu" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından; davacının ayırt etme gücünden yoksun olduğu, fiil ehliyetine sahip olmadığı, akli melekelerinin yetersiz olması nedeniyle eczacılık yapmasının mümkün olmadığı, somut olayda İstanbul Eczacı Odasınca tespit edilen hususlar ve davacı ile ... arasındaki hayatın olağan akışına aykırı maddi ve manevi ilişki dikkate alındığında, gerçekte eczacılık faaliyetini sürdürmediği, muvazaa fiilini işlediğinin çok açık olduğu, İdare Mahkemesince delillerin yeterince değerlendirilmediği, anılan eczane hakkında Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından 25/04/2019 tarihinde muvazaa kararı verilmiş olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen ret kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı İstanbul Eczacı Odası tarafından; İdare Mahkemesinin muvazaanın ispatı hususunda belge bulunmadığına ilişkin gerekçesinin hukuken hatalı olduğu, "kesin nitelikte belge bulunmadığına" dair işbu gerekçenin bizzatihi muvazaa olgusunun kelime anlamı ile çeliştiği, … Eczanesindeki mesul müdürlük görevinden istifa eden Ecz. ...'ın yerine 18/12/2017 tarihinde mesul müdür olarak atanan Ecz. …'nun Maltepe İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne sunduğu istifa dilekçesinde eczanenin sermaye sahibinin ... olduğu ve muvazaalı olarak işletildiğine yönelik tespitlere yer verdiği, davacının vasisi tarafından istem üzerine sunulan … Bankası hesap dökümlerinde … Eczanesi adına hiçbir para girişi bulunmadığı, davacının ayırt etme gücünden yoksun olduğunun doktor raporu ile sabit olduğu tarihlerde dahi eczanenin işleyişi ile ilgili dilekçeleri imzalayarak ilgili kurumlara sunabilmesinin manidar olduğu, davacının eşi olan vasi ile yapılan görüşmede ise hakim izni olmadan sorulan soruları cevaplayamayacağını belirttiği, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacı Ecz. …'in kalfası ... ile muvazaalı eczane işlettiği, vasisi olarak atanan eşi …'in ise muvazaa durumunu Ecz. …'nun istifasından sonra mesul müdürlüğe tekrar atanan Ecz. ... ile devam ettirdiğine karar verildiği, … Eczanesinin muvazaalı olarak işletildiği hususunda tereddüt bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen ret kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 02/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.