Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4940 E. , 2023/3642 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4940
Karar No : 2023/3642
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, POS cihazı kullanmak suretiyle ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, 2012 yılının Eylül ilâ Kasım dönemleri için re'sen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, davacının 2012 yılına ait hesap ve işlemlerinin ikrazatçılık faaliyeti yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, davacının bilgisayar, yazılım, elektronik ve telekomünikasyon donanımlarının ve diğer büro ekipmanlarının bir ücret veya sözleşmeye dayalı olarak toptan satışını yapan aracılar faaliyetinde bulunacağını bildirerek 28/08/2012 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 30/11/2012 tarihi itibariyla ise işi terk ettiği yolunda bildirim yaptığı, çok kısa süreli faaliyet gösterdiği, yoklamalarda iş yerinde ticari mal( kontör vb) bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespitin olmadığı, işçi çalıştırmadığı, alış ve satış faturalarının tamamının içeriğinde "... TL yükleme" ibaresinin bulunduğu, tamamının kontör alış ve satışları için düzenlediği, pos cihazlarından işlem yapan kredi kartı sahipleri ile adına satış faturası düzenlenenlerin farklı kişiler olduğunun tespit edildiği, konu ile ilgili bilgisine başvurulan davacının; pos cihazlarını arkadaşı ...'e, anılan şahsın ise ...'de kuyumculuk yapan ...'e verdiğini, pos cihazından çekimlerin ve kontör satışlarının anılan kuyumcuda yapıldığını, karşılığında kendisinin 2000-2500 TL aldığını beyan ettiği, pos cihazlarından binlerce kişiye ait çekim işlemi yapılmış olmasına rağmen, 4 kişi adına kontör satış faturası düzenlendiği, adına alış ve satış faturası düzenlenen kişilerin aynı olduğu, davacının faaliyette bulunduğu 3 ay gibi kısa süre içerisinde 30.000.000.00TL'den fazla pos cihazı hasılatı elde ettiği, pos cihazlarından 5 veya daha fazla sayıda işlem yapan şahıslar arasından ifadesine başvurulanların tamamının davacıyı tanımadıklarını, bir kısmının ise kredi kartlarının kapatılması karşılığında kendilerinden komisyon alındığı yönündeki beyanlarda bulunduğu, söz konusu hususlar ile vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının gerçek bir mal konusu teslimine ya da kontör satışına dayalı ticari faaliyetinin olmadığı, pos cihazı kullanılarak tefecilik faaliyetinde bulunmak amacıyla paravan bir mükellefiyet tesis ettirdiği, ikrazatçılık faaliyetini perdelemek amacıyla toptan kontör alınıp satılmış gibi sahte faturalar düzenleyerek karşılıklı fatura beslemeleri yaptığı, kredi kartı satışlarının, ticari, teknik, ekonomik icaplara uymadığı ve davacının pos cihazı kullanılarak ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğu sonucuna varıldığı, öte yandan aynı olay nedeniyle 2012 yılı için re'sen tarh edilen gelir vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptaline ilişkin ilk derece mahkemesi kararının Danıştay kararı ile bozulduğu, bu durumda, kredi kartlarını nakit finansman aracı olarak kullandığı tespit edilen kişilerce, kredi kartlarıyla işlem yapılan tutar üzerinde %2 oranında faiz hesaplanarak nakden ödendiği ifade edilmiş olduğundan, aylık pos cihazı işlem tutarının ana para ve faiz olarak kabulü suretiyle hesaplanan faiz geliri üzerinden davacı adına re'sen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına düzenlenen vergi tekniği raporunun yetersiz tespitlere dayandığı, bu raporda pos cihazları üzerinden binlerce kişi tarafından işlem yapıldığının belirtilmesine rağmen, kredi kartıyla beş veya daha fazla sayıda işlem yapan 75 kişi arasından sadece 19 kişinin ifadesine başvurulduğu, öte yandan, matrah hesaplanırken banka komisyonu kesintisinin dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Mahkemece karara bağlanan ve peşin yatırılan maktu karar harcının mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.