T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/497
Karar No:2023/736
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Genel Müdürlüğü’nce 04/09/2020 tarihinde pazarlık usulü ile gerçekleştirilen “TCDD GSM Ses Hatları İçin Haberleşme Hizmet Alımı” ihalesine ilişkin olarak davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine dair 04/11/2020 tarih ve 2020/UH.II-1812 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacının "birim fiyat teklif cetveli ile EKAP’ta yer alan ihale konusu işe ait birim fiyat teklif cetvelinin birbirinden farklı olmasının ve anılan birim fiyat cetvelindeki 'Birimi' sütununun 'Ay' yerine 'Adet' şeklinde hatalı olarak düzenlenmesinin, bahse konu birim teklif cetvelinin taraflarınca yanlış anlaşılmasına yol açtığı, bu sebeple tekliflerinde maddi hata yapılarak yıllık bedel yerine aylık bedel olan 21.492,65-TL teklif verildiği, bahse konu hatanın ihale henüz sonuçlanmamışken fark edildiği ve bu durumun idareye iki defa bildirildiği, ancak yine de ihalenin maddi hata içeren teklifleri üzerinde bırakıldığı" iddiasında bulunduğu; davacının iddiasının ihale dokümanına yönelik şikâyet niteliği taşıdığı, şikâyete yol açan durumun farkına varılması gereken tarihin ihale dokümanını indirme tarihi olan 18/08/2020 tarihi olduğu, bu tarihi izleyen 10 gün içinde en geç 28/08/2020 tarihinde idareye şikâyet başvurusunda bulunulması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 04/09/2020 ve 21/09/2020 tarihlerinde şikâyet başvurusunda bulunulduğu;
Öte yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 30. maddesinde, verilen tekliflerin, zeyilname düzenlenmesi hâli hariç, herhangi bir sebeple geri alınamayacağı ve değiştirilemeyeceğinin kurala bağlandığı, aksi durumun kabulünün, teklifte maddi hatta yapıldığı iddiası nedeniyle isteklilerin teklifleriyle bağlı kalmamalarına yol açacağı ve bu durumun 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesinde belirtilen güvenirlik ilkesine de aykırılık teşkil edeceği, davacının birim fiyat teklif cetvelinde herhangi bir aritmetik hatanın bulunmadığı dikkate alındığında, davacının verilen teklifte maddi hata yapıldığına ilişkin iddiasının da geçerli olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihalenin sehven verilen söz konusu tutar üzerinden uhdelerinde bırakılmasının rekabet ve güvenilirlik ilkelerine aykırı olduğu, yaklaşık maliyeti 322.362,00-TL olarak belirlenen bir işe ihale aşamasında 21.492,65-TL teklif vermenin hiç mantıklı olmadığı, maddi hata sonucunda bu teklifi verdikleri ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/02/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Uyuşmazlık, elektronik eksiltmede teklif girilirken maddi hata yapıldığından bahisle teklifin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği iddiasının kabul edilip edilemeyeceğinden kaynaklanmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'na göre yanılma iradeyi bozan hâller arasında sayılmıştır. Yanılmanın bir türü olan beyan yanılmasında, beyan sahibinin, beyan fiilinde, yani beyanı oluşturan araçlarda, söz, yazı ve işaretlerde yanılması söz konusu olmaktadır. Beyan yanılması esaslı yanılma hâli kabul edilmektedir. Esaslı yanılma ise, yanılan tarafa sözleşmenin iptalini isteme hakkı vermektedir. Türk Borçlar Kanunu'nun 31. maddesinin birinci bendinin (5) numaralı alt bendine göre, yanılan, yapmak istediği sözleşmede, gerçekten üstlenmek istediğinden önemli ölçüde çok veya gerçekte istediğinden önemli ölçüde az bir karşı edim için iradesini açıklamışsa, bu hâlde esaslı beyan yanılması söz konusu olmaktadır. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. Baskı, ..., 2017, s.393-401)
İdarelerin özel hukuk hükümlerine göre yapacağı sözleşmelerin hazırlık aşamalarında yapılan işlemler idari nitelikte işlemler olup, bu işlemlerin idare hukuku ilke ve kurallarına uygun olması gerekmektedir.
Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır. (AYM Kararı, E:2015/39, K:2015/62, T:01/07/2015). Somut olayda ihale konusu işten elde edilecek gelir davacının mal varlığına dahil olduğuna, sözleşmeyi imzalamaması durumunda ise geçici teminatı irat kaydedileceğine göre, mülkün varlığında bir tereddüt bulunmamaktadır. İsteklinin sehven verdiği teklif nedeniyle hizmeti, piyasa fiyatının çok altında bir fiyatla ifa etmek zorunda kalması nedeniyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulduğu görülmektedir. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin hukuka uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir.
Her ne kadar uyuşmazlığa konu başvurunun reddine dair işlemin kanunî bir dayanağının mevcut olduğu, isteklilerin tekliflerini verirken gerekli özeni göstermekle, idarenin de ihtiyaçlarını en kısa sürede ve en uygun şartlarla karşılamakla mükellef olduğu açıksa da, ölçülülük ilkesinin alt ilkesi olan orantılılık ilkesi gereği kişilerin mülkiyet hakkının sınırlandırılması hâlinde elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları arasında âdil bir dengenin kurulması gerekmektedir. Bu adil denge, davacının şahsî olarak aşırı bir yüke katlandığının tespit edilmesi durumunda bozulmuş olacaktır.
Somut olayda, davacının "birim fiyat teklif cetveli ile EKAP’ta yer alan ihale konusu işe ait birim fiyat teklif cetvelinin birbirinden farklı olmasının ve anılan birim fiyat cetvelindeki 'Birimi' sütununun 'Ay' yerine 'Adet' şeklinde hatalı olarak düzenlenmesinin, bahse konu birim teklif cetvelinin taraflarınca yanlış anlaşılmasına yol açtığı, bu sebeple tekliflerinde maddi hata yapılarak yıllık bedel yerine aylık bedel olan 21.492,65-TL teklif verildiği, bahse konu hatanın ihale henüz sonuçlanmamışken fark edildiği ve bu durumun idareye bildirildiği, ancak yine de ihalenin maddi hata içeren teklifleri üzerinde bırakıldığı" iddiasında bulunduğu, idari şartname gereği aşırı düşük teklif açıklaması istenilmediğinden ihalenin davacının üzerinde bırakıldığı, yaklaşık maliyetin 322.362,00-TL olduğu ihalede basiret sahibi bir kimsenin 21.492,00-TL bedel üzerinden bu şekilde teklif vermeyeceğinin ve teklifin hatalı verildiğinin aşikâr olduğu, rakip firmanın teklif ettiği bedelin ise 315.090,00-TL olduğu, davacının teklif ettiği fiyat üzerinden ihale konusu işi gerçekleştirmesi durumunda aşırı bir yüke katlanmak zorunda kalacağı anlaşılmaktadır.
Belirtilen gerekçelerle, temyiz isteminin kabulüyle Mahkeme kararının bozulması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.